“EZİP GEÇECEĞİZ!”
Nihan Öztürk
Trakya -malûm- en ilginç bölgelerinden biridir ülkemizin.
Edirne, Osmanlı bir yana tarihî kahramanları da meşhurdur.
Bilinir ama hep böyle kendini gizlemesini bilir bir bölge.
Geçen, böyle sosyal medyada rast geldiğim gündemdeki meseleler üzerinde git gel yaparken aklıma nereden takıldıysa bir paylaşımda içimden, “Süüle be Osman, bu ne lan?” diyerek yukarı kaydırmıştım. Şivesine yakıştırdığım için Trakya’nın kısa bir tarifini yapmak istedim. Yani Trakya’nın bizatihi konumuzla alâkası yok.
Çünkü aslında “Süüle be” derken bu şiveyle tepki vermem benim için de normal şartlarda verdiğim bir tepki değildi.
“Hiç bir şey nedensiz olamaz” gibi araya derin bir mevzu açmadan Gazze ile alâkalı bir paylaşımdan bahsetmek istiyorum.
Bile isteye çekip yaymak istenildiği belli görüntüde, iki dişi görünümlü yaratık askerî bir araçtan neşeyle duvarın diğer tarafına el bombaları falan atıyor. Karşıda biri var mı, yok mu o ân belli değil. Önemli de değil. Görüntüdeki pisliğin mevzusu önemli.
Ulan mahallede iki babayiğit görünümlü adamın kavgası çıksa ve hangisi kalleşçe bir hamle yapsa gönlümüzü diğerine çeviren bir ahlâkın milletine bu pislikleri göstermeleri hiç boşuma değil.
Çünkü gördükçe alıştık!
Irak’ta, -bizim gözümüzde şehit- tüm masumca katlettiklerinin üstüne işeyecek kadar aşağılık bir zihniyet ile bölgemize bomba yağdıranları naklen, gururla, kölece bir düşünceyle kendi televizyonlarımız bile gösterdiler!
Hani şu iki dişi görünümlü yaratık var ya…
İşte onlar gösterdiler hep; kötülük yaparak idare etmek arzusunu bin yıllardır içlerinde taşıya taşıya bugüne kadar geldiklerini ve hâlâ aynı mal olduklarını…
Pislikte ulaştıkları seviyenin haddi hesabı yok. İşlerini iyi yaptıkları da ortada!
İşte bu iki yaratık, 1968 yapımı ilk Maymunlar Cehennemi filmini hatırlayanlar bilir… (Aslı birebir Maymunlar Gezegeni’dir. O dönem çevirisi niye Cehennem koyulmuş meçhul. Zaten sinema, reji, kamera, senaryo, edit, renk, efektler, dublaj, çeviri işlerimiz başından beridir garip bir karışıklık mevzusu.) Hatırladıysanız o maymun idareciler, ki burada doğanın sahici maymunları tenzih ediyorum, maymunca hallerine bakmadan üstün yaratık anlayışıyla sahici insanlara köle muamelesi hatta zulüm yapıyorlar.
Yani tarihe şöyle tekrar bir bakın; binlerce yıldır Gazze’nin yerli bir halkı var. Nice Haçlı seferleriyle birlikte katliam, tecavüz ne varsa görmüş, hâlâ aynı ruh ve şuurla katliama ve tecavüze uğrayıp yarı nüfusunu kaybetmiş olsa da yine de bölgesini terketmeyen köklü bir savaşçı halk… Karşısındaki güçlü olan maymunlara direnen insan halkı!
Anlıyorsunuz değil mi?
Müsadenizle son olarak “Süüle be Osman, bu ne lan?” dedirten absürt İslâmî, millî, vatansever, BOPbop kölesi paylaşımlara bir şey demek istiyorum:
Alayınız, bağımsızlık ideâli gerçek Türk Devrim şuuru ile İslâm’ın yüceliğini ve izzetini edepsizce sömüren yapay maymunlarsınız!
Geleceğe damgasını vuran, bir diğer nesilede nasip olma ihtimali olsa da aynı daimî motivasyonumuzla -ideolojimizle- ham yobaz ve kaba softa zihniyetinizi ve sebebi olduğunuz şu başıbozuk topluma uygulamaya çalıştığınız her şeyi “EZİP GEÇECEĞİZ!”
Adımlar Almanya










