EVVELÂ MUHALEFETİ KURTARALIM!

Necip Fazıl KISAKÜREK

Bizde muvafık ve muhalif, satranç tahtasının iki hasım piyonuna benzer. Bütün farkları, birinin beyaza, öbürünün siyaha boyalı olmasından ibaret… İlle ayırt edilebilmeleri için kondurulmuş, bu âdeta zoraki fark unsurlarından sonra, ikisi arasında herşey, keyfiyette tıpatıp birbirine eşittir. İkisi de ileriye doğru yalnız birer hane atlar. Geriye hareket edemezler. Birbirini cepheden değil, yanlardan kollar ve vururlar. Beyaz ve siyah şahlara siperdirler. Bu şahlardan birinin menfaatine ait bir (kombinezon) adına üstüste harcanır ve aynı kutuya atılırlar. Eğer karşılıklı son hatlara kadar ulaşabilirlerse, en büyük mükâfata erer, vezir olurlar.

Ve bütün bunlardan sonra, bütün bunlar, birbirine zıt, birbirinden ayrı, başka, farklı olduklarını iddia ederler. Hattâ ikisini de bir müddet kutularından emekliye ayırıp bekletseler, renkleri uçmuş ve boyaları dökülmüş halleriyle, hangisinin siyah ve hangisinin beyaz olduğu kestirilemez. Fakat parçalanıncaya kadar, (piyon) ve şahsiyetsiz oldukları, biricik eş farikaları halinde daima besbelli kalacaktır.

Muvafığın ne olduğunu biliyoruz; fakat muhalif bu mudur?

Gerçek muhalif, düşmanının su olduğu yerde ateş; ateş olduğu yerde sudur.

Tam yirmi küsur yıldır -tarihini iyi bilelim- ensemiz ve yüreğimizdeki öldürücü baskı, son günlerde bir takım icaplarla gevşetilir gevşetilmez, bu eski müessire karşı topyekûn zıt ve topyekûn dâvacı, hâlis ve tezatsız, garazsız ve nefsaniyetsiz, bütün bir dünya görüşü ve cemiyet telâkkisi zeminine dayalı bir muhalif yerine ne gördük?

Aynı eski müessirin şu veya bu el değişikliğiyle kapı dışarı ettiği ve yemlik başından uzaklaştırdığı eski kapıkullarından mürekkep bir muhalif kadrosu!.. Bunlar, daima aynı müessirin kalblerde biriktirdiği dipsiz inkısarı, şimdi, onun yeni istihalesine karşı istismar etmekte; ve her şeyden habersiz kalabalıklara, Büyük Hesap Defterini açmaya, Büyük Kurtuluşu gerçekleştirmeye gelen kahramanlar gibi görünmektedirler.

Evet; birgün, Büyük Hesap Defterini ve Büyük Kurtuluşu gerçekleştirmeye gelecek kahramanların vasıfları ve şartları önünde, bunlarınkini, sadece şu iki kelime hülâsalandırabilir.

İğrenç ve şenî’… Buna bir de, (Babıâli) fikir piyasasından katılan; ve Musa ve İsa Peygamberlerden itibaren her iman ve nizam ölçüsünü lif lif çözmeye azimli; ve Tanzimattan bugüne kadar her hamlemizin içinden (Sureti Hak) maskesi altında bizi ölmeden tefessüh ettirmeye memur; ve her zaman tüccar ve istismarcı; ve her zaman hain ve bozguncu, maddî ve manevî ve bir ırk kokusunu da karıştıracak olursanız, yine tekrar edebilirsiniz:

İğrenç ve şenî’…

Dostlar! Bütün maddesi ve mânasıyle kurtarılmak ihtiyacının son vâdesini yaşayan bu memleketi kurtaralım ve hakiki sahiplerinin eline verelim!

(N.F.K., EVVELÂ MUHALEFETİ KURTARALIM! başlıklı yazı, 26 Temmuz 1946.

— Çerçeve 6, syf. 66-67)

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.