BARIŞ KURULU ADLI PARAVAN ÖRGÜTÜN GERÇEK YÜZÜ
Mesele barış değil, mesele artan tepkileri dindirmek ve Gazze’yi, kapitalizmin hüküm süreceği bir emlâk yatırım alanına dönüştürmek. Bunun için de Gazze ne kadar insansızlaştırılır, İsrail ne kadar çok insan öldürürse onlar için o kadar iyi. Zira zaten İsrail katliamlarında finansör olmaya devam etmekteler…
Telegraph’ın, Trump’ın ‘Barış Kurulu’nun yatırımlarının İsrail’in silâh sanayisine ve yasa dışı yerleşimlere uzandığını gösteren haberi, Barış Kurulu denilen yapının esasında neye hizmet ettiğin ortaya koymakta. Zaten bu güne kadar tam da esas gayeleri çerçevesinde katliamın devam etmesini perdeleme vazifesini icra ettiler, etmeye de devam etmekteler.
Sözde müslüman ülkelerin liderleri de, Trump’a, ABD’ye karşı gelemediklerinden, Trump’ın kuklası olarak Barış Kurulu’ndaki o muhteşem rollerini oynamaya devam etmekteler…
Gazze’nin yeniden inşasını yönetmekle görevlendirilen “Barış Kurulu”nun bazı üyelerinin yatırımları, İsrail’in silâh sanayisine ve Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerin finansmanına uzanıyor.
Kushner’ın Körfez fonlarıyla desteklenen şirketinin ortak olduğu Phoenix Financial, Gazze’de kullanılan silâhları üreten Smart Shooter’a ve yerleşimlerin genişlemesinde rol oynayan şirketlere yatırım yapıyor.
Telegraph’ın yayımladığı araştırma, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’de savaşı sona erdirmek ve yeniden inşayı yönetmekle görevlendirdiği Barış Kurulundaki çıkar çatışmalarını gündeme getirdi.
Araştırmaya göre kurulun beş üyesi, Gazze’de kullanılan silâhları üreten ve kısa süre önce ABD ordusuyla 150 milyon dolara kadar değere sahip bir sözleşme imzalayan İsrailli Smart Shooter şirketiyle bağlantılı.
SUUD’DAN GELEN PARAYLA İSRAİL İŞGÂLİNE DESTEK
Kurulun önemli isimlerinin yatırımları, işgâl altındaki Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimleri finanse eden şirketlere de uzanıyor. Bu yatırımların önemli bir bölümü, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin egemen varlık fonlarından gelen parayla yapıldı.
Gazetenin görüşlerine yer verdiği eleştirmenler, kurulu “yolsuzlukla beslenen bir oligarşinin reçetesi” olarak nitelendiriyor. Savaşları sona erdirme ve ülkeleri yeniden inşa etme görevinin milyarder fon yöneticileri ve gayrimenkûl patronları yerine profesyonel diplomatlar tarafından yürütülmesi gerektiğini savunuyorlar.
Kushner’ın fonunda milyarlarca dolarlık Körfez sermayesi
Trump’ın damadı Jared Kushner’ın yatırım şirketi Affinity Partners’ın, 2021’de kurulmasından bu yana 3,5 milyar ila 5 milyar dolar arasında sermaye taahhüdü aldığı bildiriliyor. Paranın çok büyük bölümü Körfez ülkelerinden geliyor.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ve BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Barış Kurulunun ana organında yer alıyor. Üç ülkenin egemen varlık fonları da Affinity Partners’a büyük miktarlarda yatırım taahhüt etti.
Kushner ise ABD’nin özel temsilcisi ve gayrimenkûl yatırımcısı Steve Witkoff, milyarder finansçı Marc Rowan ve Kıbrıslı İsrailli gayrimenkûl milyarderi Yakir Gabay gibi isimlerle birlikte kurulun her iki icra organında bulunuyor.
Kurul içinden bir kaynak, Kushner’ın rolünü, “Jared bu işin yüzü… En çok gördüğümüz kişi o ve çok yoğun çaba gösteriyor. Başarısız olmuş gibi görünemez” sözleriyle anlattı.
Gazze’de kullanılan silâhlardan dolaylı kazanç
Affinity Partners, Tel Aviv merkezli sigorta ve yatırım şirketi Phoenix Financial’ın yüzde 7,4’üne sahip. Phoenix ise İsrail ordusuyla bağlantılı şirketlere yatırım yapıyor.
Bunlardan Smart Shooter, İsrail ordusunun son üç yıldır Gazze’de kullandığı Smash adlı yapay zeka destekli tüfek nişangahını üretiyor. Şirketin ürünleri arasında Smash Hopper adlı uzaktan kumandalı robotik makineli tüfek ve kara ile hava hedeflerini vurmak için kullanılan, silâh taşıyan Smash Dragon dronu da bulunuyor.
Smart Shooter, eylül ayında ABD ordusuyla 150 milyon dolara kadar değere sahip bir sözleşme kazandı. Anlaşmanın açıklanmasının ardından şirketin hisseleri yaklaşık yüzde 20 yükseldi.
Şirketin bu yıl mart ayında İsrail borsasında işlem görmeye başladığı sırada Phoenix, yüzde 17’lik payla en büyük kurumsal hissedarıydı. Bu payın o zamanki değeri yaklaşık 64 milyon dolardı. Phoenix’in bugünkü hisse oranı bilinmiyor.
Kushner ve Körfezli yatırım ortaklarının Smart Shooter’da doğrudan hissesi bulunmuyor. Ancak Phoenix üzerinden şirketin kazancından dolaylı olarak yararlanabilecek durumdalar.
Phoenix, yasa dışı yerleşimlerin de finansörü
Phoenix’in tartışmalı yatırımları silâh sanayisiyle sınırlı değil.
İşgâl altındaki Filistin topraklarındaki yatırımları izleyen Who Profits Araştırma Merkezine göre şirket, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimleri genişletme projelerinin önde gelen finansörlerinden biri.
Merkez, Phoenix ve diğer büyük İsrailli sigorta şirketlerinin, doğrudan veya başka şirketlerdeki hisseleri üzerinden yerleşim inşasını, yerleşimlere yönelik ulaşım projelerini, işgâl altındaki doğal kaynakların sömürülmesini ve İsrail’in askerî-sanayî kompleksini finanse ettiğini belirtiyor.
Who Profits’in 18 Nisan 2026 itibarıyla güncel listesinde, Phoenix’in işgâl altındaki topraklarla bağlantılı yatırımları arasında BM’nin izleme listesinde bulunan 11 şirket yer alıyor. Bunlar arasında büyük İsrailli inşaat, mühendislik, ulaşım, iletişim ve güvenlik şirketleri bulunuyor.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyinin kıdemli politika uzmanı Hugh Lovatt, Phoenix’in İngiliz hükümetinin yerleşimlerle bağlantılı kuruluşlara yönelik yaptırımları için “uygun bir aday” olacağını düşündüğünü söyledi.
Katar fonları Trump’ın golf projesini de finanse ediyorAraştırma, kurul üyeleri ile Körfez sermayesi arasındaki gayrimenkûl bağlantılarını da ele alıyor.
Katar Yatırım Otoritesine ait Qatari Diar, Doha yakınlarındaki Semeyseme’de kurulacak Trump International Golf Club’ı finanse ediyor. Lüks golf sahası ve kapalı konut yerleşiminin inşaatına gelecek yılın başında başlanması planlanıyor. Villaların proje üzerinden satışa açıldığı ise Londra’da duyuruldu.
Telegraph, Kongre raporları, denetim kuruluşlarının araştırmaları ve malî kayıtların, diplomatik girişimler sürerken yabancı hükümetlerin veya devlet destekli kuruluşların Trump adıyla işletilen tesislerde büyük harcamalar yaptığı ya da lisans anlaşmaları imzaladığı birçok örneği ortaya koyduğunu belirtiyor.
Trump, kurulun ocak ayında Davos’ta tanıtılması sırasında Gazze için şunları söylemişti:
“Özünde bir gayrimenkûl insanıyım ve her şey konumla ilgili. ‘Deniz kenarındaki şu konuma bakın. Şu güzel araziye bakın. Bu kadar çok insan için neler olabilir’ dedim.”
Kushner ve diğer kurul üyeleri, yatırımlarının kurulun çalışmalarıyla çıkar çatışması yarattığı iddiasını reddediyor.
Yeniden inşa için seçimlerin bitmesi bekleniyor
Kurul içinden kaynaklar, Gazze’nin yönetimi ve yeniden inşası için son altı ayda kapsamlı hazırlıklar yapıldığını iddia ediyor.
Kaynaklara göre Gazze’nin yönetimi için oluşturulan yeni ulusal komitenin göreve başlamaya hazır olduğu ileri sürüldü. Altı ülkeden askerlerin katılacağı uluslararası istikrar gücünün hazırlıklarının da tamamlandığı ve yeni polis gücü için ilk personelin seçildiği söylenmekte.
İsrail seçimleri ve ABD ara seçimleri sonuçlanmadan büyük bir ilerleme beklenmiyormuş. Kaynaklar, Washington’ın kasım ayında girişime yeniden ağırlık vereceğini düşünüyor.
Kurulu savunanlar, ortak ticarî çıkarların bölgedeki aktörleri barışa yönelteceğini öne sürüyor. Üst düzey bir İsrailli yetkili, “Bir kez yatırım yaptığınızda artık işin içindesiniz” dedi.
Ancak Gazze’de “ateşkesin” yürürlüğe girmesinden bu yana 1.400’den fazla Filistinli öldürüldü. Bölgenin 2,1 milyonluk nüfusunun üçte ikisi hâlâ çadırlarda ve derme çatma barınaklarda yaşıyor.
Telegraph’ın araştırması, Gazze’nin geleceğini yönetecek kurulun içindeki ticarî ilişkilerin yanı sıra Körfez liderlerinin yatırımlarının nereye gittiğini bilip bilmediği ve halklarının bu bağlantıları öğrenmesi hâlinde nasıl tepki vereceği sorularını da gündeme getiriyor.










