DÜNYA DÜZENİNİ SALLAYAN YEMEN

HAMAS, Aksa Tufanı hurucu ile dünyanın bütün dengelerini alt üst ederken, Yemen de verdiği destekle dünyanın Anglo-Sakson hegemonya aleyhine bozulan dengelerinin bozulma katsayısını adeta uzaya çıkardı…

Yemen’in, “Gazze’ye ambargo kalkana kadar İsrail’e de gemi gitmesine müsaade etmeyeceğiz!” diyerek İsrail’e uygulamaya başladığı ambargoda ciddiyetini tüm dünyaya meydan okuyarak gösterdi. (Dünya beşten lafla değil, işle büyük olurmuş, onu da gösterdi. Bu arada “dünya beşten büyüktür diyenler, İsrail’e gemicikleri yollamaya devam ediyorlar. Müm,nler cihad edereken, bunlar, bırakın cihadı, hem Kürecik’teki radarlarla güvenliklerini sağlayıp, hem de ihtiyaçları olan malları göndererek, lojistik akışına katkı sunuyorlar.)

Açıklanana göre Yemen, her 6 saatte bir gemiye müdahale ederek İsrail’i ambargoya almış oldu. Yemen’in bu müdahalesi karşısında ise dünya ticareti neredeyse durma noktasına geldi. Dünyanın en büyük nakliye firmaları ardı ardına artık Mendep Boğazı – Süveyş kanalı yolunu kullanmayacaklarını ilân ederlerken, bir kısmı da İsrail’e seferleri iptal ettiklerini, varış ve çıkış yeri İsrail olan malları kabul etmeyeceklerini ilân etmek zorunda kaldılar.

Konuyla ilgili olarak geçtiğimiz haftadan bu güne kadar yapılan açıklama ve yaşanan hadiselerden derlediğimiz -kısa tutmaya çalışsak da- uzun olması kaçınılmaz bir haber sunuyoruz. (Her kahramanlıkta olduğu gibi, Yemenlilerin ortaya koyduğu yiğitlik destanının hiçbir noktası ve virgülü dahi es geçilmemeli ama elimizdeki imkânlar ve şartlar kısaltmayı mecbur bırakıyor…)

Filistin’e yönelik her türlü ihmalkârlık İsrail ile ortaklıktır

Müslüman olduğunu iddia edip de Filistin’e yönelik herhangi bir eksikliği, tarafsızlığı veya olumsuz tavrı şiddetle eleştiren Ensarullah, Siyonist rejimin paralı askerlere güvendiğini söyledi.

Tereddüt etmeden saldırırız

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Yahya Seri: “Yemen Silahlı Kuvvetleri, uyarılara rağmen İsrail’in Kızıldeniz ve Arap Denizi’ndeki (Makran Denizi) limanlarına giden tüm gemilere saldırmakta tereddüt etmeyecektir.”

Batılılarda Yemen kaygısı

Yemen ordusunun Siyonist rejimin Gazze’ye yönelik saldırılarının sona ermesine ve Gazze’ye gıda ve ilaç girişinin devamının sağlanmasına kadar bayrağına bakılmaksızın İsrail limanlarına gidecek tüm gemileri engelleme kararını ilan etmesi Batı medyasında kaygıyla karşılandı.

BBC’den Frank Gardner, “Yemen füzeleri İsrail-Hamas savaşını nasıl şiddetlendirebilir?” başlığıyla kaleme aldığı yazıda Yemenlileri İran’ın vekil gücü olmakla suçladı ve şayet Amerika Yemenlileri engellemek için saldırıya geçerse, bunun geniş çaplı bir savaşa yol açacağını söyledi.

Gardner’e göre, Yemen’e yönelik bir Amerikan saldırısı İran’ın misillemesine ve böylece doğrudan Amerika-İran savaşına sebep olabilecektir. Bu ise tam bir kabus senaryosudur.

Financial Times ise Yemenlilerin Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırılarının küresel ticareti tehdit ettiğini, gemi sahipleri ve nakliye şirketlerinin gemileri için daha fazla askeri koruma talebinde bulunduğunu yazdı.

The US Jewish Institute for National Security (JINSA) (ABD Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü) geniş çaplı bir çalışmada, “Yemenlileri saldırılara son vermeye zorlamaktaki başarısızlık küresel gemiciliği tehdit ediyor” ifadesine yer verdi.

Çalışmada yer verilen bir diğer husus ise İran’ın Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nı doğrudan, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb güzergahını da Yemenliler eliyle gemi trafiğine kapatabilecekleri iddiası oldu.

JINSA bu çalışma ile Biden yönetimini Yemenlilerin etki ve gücünün artmasını engelleyecek çözümler bulmaya çağırdı.

Pentagon:

Husilerin yaptıkları istikrarı bozuyor ve uluslararası hukuka yönelik ciddi bir tehlike teşkil ediyor.

Husi Politbüro Üyesi Bukhaiti, ABD’nin utanmadan Uluslar arası hukuk demesine cevaben:

Önce uluslararası hukukunuzu Netanyahu’nun ayaklarının altından alın da öyle konuşun.

Husiler hem siyasi, hem askeri, hem de ekonomik olarak batının zulmüne karşı anladıkları dilden konuşmaya devam ediyor.

Yemen Silahlı Kuvvetleri’nden açıklama:

Bismillahirrahmanirahim

-Yemen Silahlı Deniz Kuvvetleri, Allah’ın yardımıyla, İsrail tarafına doğru ilerleyen “Maersik Gebrelater” konteyner gemisini drone ile hedef alarak doğrudan isabetli bir askeri operasyon düzenledi.

-Operasyon, gemi mürettebatının Yemen deniz kuvvetlerinin çağrılarına yanıt vermeyi reddetmesi sonrasında gerçekleşti.

-Yemen Silahlı Kuvvetleri, son 48 saat içinde İsrail tarafına giden çok sayıda geminin geçişini engellemeyi başardı.

-Yemen Silahlı Kuvvetleri, Gazze Şeridi’ndeki kararlı kardeşlerimizin ihtiyaç duyduğu gıda ve ilac temin edilene kadar İsrail limanlarına giden tüm gemilerin Arap ve Kızıldeniz’de seyretmesini engellemeye devam edeceklerini vurguluyor.

Yemen Silahlı Kuvvetleri’nden açıklama:

Bismillahirrahmanirahim

“İman edenler Allah yolunda savaşırlar, kâfirler de zalimlerin yolunda savaşırlar; öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.” Cenâb-ı Hak doğru söylemiştir.

Gazze Şeridi’nde şu anda katliam, yıkım ve kuşatmaya maruz kalan Filistin halkına yönelik zulme karşı bir zafer ve Komutan Abdülmelik Bedir el-Din el-Husi’nin talimatlarının uygulanmasıyla, büyük Yemen halkımızın ve milletimizin özgür halklarının çağrılarına yanıt olarak.Yemen Silahlı Kuvvetleri deniz kuvvetleri, Cenab-ı Hakk’ın yardımıyla iki konteyner gemisine (MSC Alanya ve MSC PALATIUM III) askeri operasyon düzenledi. (İşgalci) İsrail tarafına doğru gidiyorlardı ve iki uygun deniz füzesi tarafından hedef alındılar. İki geminin hedef alınması süreci, mürettebatın Yemen deniz kuvvetlerinden gelen çağrılara ve ateşli uyarı mesajlarına yanıt vermeyi reddetmesinin ardından gerçekleşti.

Yemen Silahlı Kuvvetleri’nden açıklama:

“Yemen silahlı kuvvetleri, (İşgalci) İsrail limanları dışında dünyanın tüm limanlarına giden gemilere, kendilerine hiçbir zarar gelmeyeceği konusunda güvence verdi.

Yemen silahlı kuvvetleri daha önceki açıklamalarında belirttikleri maddeleri ihlal eden hiçbir gemiyi hedef almaktan çekinmeyecektir.

Yemen silahlı kuvvetleri, Gazze Şeridi’ndeki kararlı kardeşlerimizin ihtiyaç duyduğu gıda ve ilaç gidene kadar (işgalci) İsrail limanlarına giden tüm gemilerin Arap ve Kızıldeniz’de seyretmesini engellemeye devam edeceğinin teminatını veriyor.”

Kaçmaya başlayanlar

Dünyanın en büyük ikinci lojistik firması Maersk sadece Bab el Mendep’ten yapacağı tüm gemi geçişlerini durdurma kararı aldı.

Sadece İsrail için değil batının geniş kapsamlı deniz ticaret ağı için de onlarca milyar dolarlık bir darbe vurulmuş oldu.

Bu tarz olaylar genişlerse zarar daha da artacaktır. Diğer yandan da Bab el Mendep’te ABD ve İsrail ile Husi önderliğindeki Yemen Donanması arasında bir çatışma ihtimalinin olduğunu da gösterecektir.

Yemen Kaynakları

Yemen silahlı kuvvetleri tarafından Kızıldeniz’de “Amerikan, İsrail, İngiliz ve Fransız savaş gemilerine” yönelik saldırıların da gerçekleştirildiğini doğruluyoruz. (Yemenlilerinİsrail’e giden ticaret gemilerinden sonra düşmanın savaş gemilerini de hedef aldığına dair bu haber mesyada pek yankı bulmadı ve doğrulanmadı.)

Yemen:

Bu gece vurduğumuz Norveç gemisi İsrail’e petrol taşıyordu. Güçlerimiz son iki günde çok sayıda geminin İsrail’e hareket etmesini engellemeyi başardı.

Biz İsrail’e karşı koymak için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Diğer İslam ülkeleri de biraz çaba göstersin.

Yemen’den İsrail’e üçüncü aşamaya geçme tehdidi

Yemen hükümetinin Sahil Güvenlik Komutanı General Muhammed el-Kadiri, Cuma gecesi yaptığı konuşmada İsrail’e yönelik operasyonlarında üçüncü aşamaya geçebileceklerini söyedi.

General Kadiri, “Siyonistler eğer Gazze’ye yönelik saldırılarını durdurmazsa üçüncü aşamaya geçeceğiz ve bu da Siyonistler için çok ağır olacak” dedi.

Yemen ordusunun şimdiye kadar İsrail’le ticaret yapan gemilere yönelik tavrını hatırlatıp üçüncü aşamayı açıklayan General Kadiri şöyle dedi:

“Şimdiye kadar İsrail’le iş yapan gemilere uyarı mesajı gönderdik ve bu uyarıyı dikkate almayan gemilere sadece onların İsrail limanlarına gitmesini engelleyecek şekilde müdahale ettik. Şimdiye kadarki müdahalemiz sadece vurmakla sınırlı oldu onları batırmadık. Biz bu gemileri batırabilecek savaş araçlarına sahibiz.”

General Kadiri, Amerika’nın Yemen ordusunun İsrail’le ticaret yapan gemilere yönelik müdahaleleri önlemek için bölgeye savaş gemileri göndermesine ve koalisyon kurma çabasına da değindi ve “Amerikan tehditleri bizi korkutmuyor. Biz, Amerika’nın Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki tüm hareketlerini gözetim altında tutuyoruz” dedi.

Amerika’nın kurmaya çalıştığı deniz koalisyonu ile işbirliği yapma yönünde mesajlar veren Yemenli taraflara da seslenen General Kadiri, “Bazı piyonların İsrail’le işbirliği yaptığı ispat edilirse onlara karşı da farklı bir tavır alacağız” dedi.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin müttefiki olan Güney Yemen Geçiş Konseyi’nin askeri sözcüsü, Muhammed Nakib, Ensarullah Hareketi’nin İsrail gemilerini hedef alan saldırılarına karşı “güvenliği sağlamak için uluslararası ve bölgesel ortaklarla koordinasyon içinde” göreve hazır olduklarını söylemişti.

Amerika, Yemen ordusunun İsrail’le ticaret yapan gemilere yönelik saldırılarına karşı geniş çaplı bir koalisyon kurma çalışmasına başladığını açıkladı ve bölgeye savaş gemileri gönderdi.

Amerikan Ulusal Güvenlik Danışmanı Jack Sullivan da Yemenlilerin İsrail gemilerine yönelik saldırılarından dolayı İran’ı sorumlu tuttu ve “İran Husilerin saldırılarını durdurmalıdır” dedi.

Kızıldeniz’e Yemen ayarı

Dünyanın en büyük deniz nakliye şirketlerinden biri olan Danimarka merkezli ‘AP Moller–Maersk’ bugün yaptığı açıklamada, Kızıldeniz’deki tüm konteyner seferlerinin hepsini geçici olarak durdurduğunu bildirdi.

Moller–Maersk, yeni güzergah olarak Afrika kıtasını belirlediğini ve bundan böyle gemilerinin Kızıldeniz yerine Afrika kıtasını dolanarak sevkiyat yapacağını duyurdu.

Yemen ordusunun ‘Maersk Cebelitarık’ gemisine düzenlediği insansız hava aracı saldırısının ardından açıklama yapan söz konusu şirket “Bugün bir konteyner gemisine bir saldırı daha yapılması üzerine Bab el-Mendeb Boğazı’ndan geçecek bölgedeki tüm Maersk gemilerine, bir sonraki duyuruya kadar seferlerini durdurmaları talimatını verdik.” dedi.

Moller–Maersk, Kızıldeniz’in güneyi ve Aden Körfezi’nde yaşanan son gelişmelere değinerek şunları söyledi: “Bölgedeki ticari gemilere yönelik son saldırılar endişe vericidir. Denizcilerin güvende olmaları ve güvenliğine önemli bir tehdit oluşturmaktadır.”

Yemen tehditlere meydan okudu

Yemen Yüksek Siyasi Konseyi üyesi Muhammed Ali el-Husi, Sanaa’nın, Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkını ve direnişini destekleme konusundaki tutumuna ilişkin bir dizi iddiaya yanıt verdi.

Analistlere göre, bazıları, Gazze’de daha fazla insanın ölümüne neden olan silahları taşıyan gemiler olmak üzere Batılı gemilerin durdurulması ve bu gemilerin geçişinin engellenmesi, İsrail ordusundaki yapısal zayıflığa neden oldu.

Bunun yanı sıra işgal altındaki Filistin’in güneyindeki Eylat limanının hedef alınması nedeniyle de büyük ekonomik kayıpların oluştuğu dile getiriliyor.

Muhammed Ali el-Husi, ‘X’ sosyal ağındaki gönderisinde, uzlaşmacıların ve onların paralı askerlerinin, Yemen’in Gazze’yi destekleme konusundaki tutumu hakkında birtakım asılsız iddiaları yaymaya çalıştıklarını söyleyerek, şunları dile getirdi:

“1- Operasyonların hiçbir etkisi yok, dediler.

Dedik ki: Yazıklar olsun bize!

Kim daha güçlü bir operasyon yapabilirse lütfen yapsın. Biz de kendisine teşekkür eder ve Gazze’nin mazlum halkına destek olmak için yaptığı her şeye hayranlık duyarız.

2- Dediler ki: Bu operasyon yurt içinde popülerlik kazanmak içindir.

Dedik ki: Biz seçim döneminde değiliz… Eğer öyle düşünüyorsanız, yarışabilirsiniz.

Ama bizim pozisyonumuz şudur. Bu, lider Seyyid Abdülmelik Bedreddin el-Husi’nin on yılı aşkın bir süre önce şu meşhur sözleri söylerken ilan ettiği görevin yerine getirilmesidir: ‘Samimi olarak söylüyoruz ve Allah biliyor ki, biz sizinle omuz omuzayız…’ Ayrıca defalarca da şunu vurguladı: ‘Düşman İsrail, Filistin’e karşı gelecekte yürüteceği herhangi bir savaşta Yemen’i dikkate almalıdır.’ Bunu, Seyyid Hasan Nasrallah’ın o dönemdeki denklemine paralel olarak ifade etti. Bunu görmek isteyen herkes, liderimizin Aksa Tufanı operasyonuyla ilgili son konuşmaları da dahil olmak üzere – el-Beyyinat sitesinde ve başka yerlerdeki- konuşmalarına bakabilir.

3- Dediler ki: Bu operasyon Yemen’in çıkarlarına yönelik bir tehdittir.

Dedik ki: Yemen’in çıkarına olan, Amerikan-Suudi-BAE ve müttefiklerinin bugüne kadar devam eden saldırı ve ablukasını reddetmekti. Bu durum bir insani krize yol açtı ve aziz halkımızın büyük acılar yaşamasına neden oldu. Öyle ki Birleşmiş Milletler Yemen’de yaşanan bu durumu, bugüne kadar dünyanın tanık olduğu en büyük insani felaket olarak değerlendirdi.

4- Dediler ki: Yemen silahlı kuvvetlerinin yaptığı, uluslararası hukuka aykırıdır ve [sonuçlarından] bizi sorumlu tutuyorlar.

Dedik ki: Amerika, Suudiler ve BAE’nin Yemen’e saldırısı bu kanunu deldi. Eğer bu kanun yürürlükte olsaydı saldırganlık ve kuşatma dururdu, eğer bu kanun uygulansaydı işgalciler Gazze’yi yok etmekte bu kadar ileri gidemezdi.

5- Dediler ki: Bu, terörizm ve korsanlıktır.

Dedik ki: En büyük terörizm, ABD’nin savaş uçakları, füzeleri ve koalisyonlarıyla birlikte yaptığıdır. Çocukları, kadınları, sivilleri ve diğerlerini öldürmesi ve sivil bölgeleri hedef almasıdır. Amerika terörizmin kendisidir. Savaş çıkartmak ve meşruiyeti olmayan savaşa girmek terörizmdir. Sevgili halkımız, gemilerinin saldırgan koalisyon tarafından çalındığını ve Cidde, Cibuti ve diğer yerlere götürüldüğünü gördü. Halkımız, aynı zamanda terörizmin açık bir örneği olan çirkin bir kuşatmayla karşı karşıya kaldı.”

Ensarullah yetkilisi, bu beş iddiaya değindikten sonra, Yemen Cumhuriyeti’nin, Gazze’ye yönelik saldırı ve ablukanın durdurulmasını istediğini söyledi. Muhammed Ali el-Husi, yıllardır Amerikan, İngiliz, Suudi, Birleşik Arap Emirlikleri ve müttefiklerinin saldırı ve ablukasından dolayı acı çeken Yemen halkının Filistin halkının acısını çok iyi hissettiğini vurguladı.

Açıklamada şu ifadelere de yer verildi: “Bunların haricinde, Filistin davasına destek veren Arap ve İslam ülkelerindeki kardeşlerimizin yanı sıra, aziz milletimizin de kolaylıkla reddedebileceği pek çok iddia daha var.”

Muhammed Ali el-Husi sözlerinin sonuna doğru, Gazze’deki Amerikan-İsrail saldırganlığının durdurulması ve bu bölge halkının ihtiyaç duyduğu gıda ve ilaç malzemelerinin ithal edilmesinin gerekliliğini vurguladı.

Yemen silahlı kuvvetlerinin operasyonlarının nedeninin ise yalnızca diğer Arap ve İslami örgütlerin talep ettiği görevi yerine getirmek olduğunu söyledi.

el-Husi sözlerinin sonunda, Arap ve İslam ülkelerinin ortak beyanatlarına ve aldıkları pozisyonlara da değinerek, bu açıklamaların ve alınan pozisyonların hiçbir işe yaramadığını, Gazze’ye yönelik saldırı ve kuşatmayı durdurmadığını söyledi.

Husiler: ABD, İsrail ya da Batı’nın tehditlerine rağmen Filistin davasından vazgeçmeyeceğiz

Yemen direniş hareketi Ensarullah’ın Siyasi Büro Üyesi el-Kahum, Yemen’e karşı herhangi bir düşmanca hareketin büyük bedelleri olacağını belirtti.

Yemen direniş hareketi Ensarullah’ın Siyasi Büro Üyesi Ali el-Kahum ABD, İsrail ya da Batı’nın herhangi bir düşmanca hamlesine karşılık vermek için tüm savunma seçenekleriyle hazır olduğunu söyledi.

Kahum açıklamasında, “Husiler, ABD, İsrail ya da Batı’nın tehditlerine rağmen Filistin davasından vazgeçmeyecektir” diyerek İsrail’e karşı operasyonların devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Yemen’in ABD, İsrail ya da Batı’nın herhangi bir düşmanca hamlesine karşılık vermek için tüm savunma seçenekleriyle hazır olduğunu söyleyen Kahum, “Yemen, uluslararası kanun ve normlara uygun olarak uluslararası deniz seyrüseferini korumakla ilgilenmektedir” dedi.

Yemen’in her türlü Amerikan, İsrail ve Batılı düşman hareketine karşılık vermek için tüm savunma seçenekleriyle hazır olduğunu ve elinin tetikte olduğunu ve beklenmedik sürprizlerin yaşanacağını vurgulayan Kahum, “Uluslararası deniz seyrüseferini tehdit eden şey, Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz’deki yoğun Amerikan, İsrail ve Batı askeri varlığıdır. Bu varlık uluslararası denizcilik hukukunu ihlal ediyor ve ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ediyor” açıklamasında bulundu.

Kahum yaptığı açıklamada, “Yemen’in İsrail’i vurmaya ve Filistin’i, Gazze’yi ve El Aksa Tufan Savaşı’ndaki büyük Mücahidleri desteklemeye yönelik büyük, etkili ve stratejik operasyonları zafere ve işgalci varlığın ölümüne kadar devam edecek” dedi.

Yemen Ensarullah Harekatı Siyasi Büro Üyesi Muhammed el-Buheyti:

Bizden siyonist işgalci İsrail’e karşı askeri operasyonlarımızı durdurmamızı istiyorlar ve bizi uluslararası koalisyon kurmakla tehdit ediyorlar. Allah aşkına, Allah’ın kitabı ve bizim erkekliğimiz susmamıza izin verir mi?

Kızıldeniz ‘ısınıyor’

İngiliz Deniz Ticareti Operasyon Merkezi (UKMTO) Yemen’in Moha limanının güneyindeki Bab al-Mendeb yakınlarında bir olayın yaşandığı ihbarını aldıklarını bildirdi.

Kızıldeniz’de yaşanan olaylar sonrası ABD’nin çağrısı üzerine Akdeniz’deki koalisyon gemilerinin İsrail’e destek için Kızıldeniz ve Yemen kıyılarında toplanmaya başladığı haberleri geliyor.

Şu anda bölgede 43 savaş gemisinin bulunduğu bildiriliyor.

Söz konusu koalisyonun Ensarullah’ı vurma niyetine ilişkin Batı medyasında birçok haber yer alıyor. Ancak ABD’nin, bunun, kaçınılması gereken bölgesel bir çatışmaya dönüşmesinden korktuğu için bu seçeneği görmezden gelmeye devam ettiği söyleniyor.

Yemen’in 5’inci Askeri Bölge Komutanı Tümgeneral Yusuf el-Medeni ise verdiği demeçte, Gazze’de yaşanacak herhangi bir gerilimin Kızıldeniz’deki gerilime eşit olacağı uyarısında bulundu.

Al-Meyadin’in yayımladığı bir rapora göre, Yemen ordusunun “olası her türlü tehdide karşı hazırlık seviyesini artırmaya hazır olduğunu” vurgulayan Tümgeneral el-Medeni “Düşman, son aşağılanmadan sonra Yemen’e tepki vermek için pusuda bekliyor.” dedi.

Yemen Silahlı Kuvvetleri, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşılık olarak, Kızıldeniz’deki Bab el-Mendeb Boğazı’nı geçmeye çalışan İsrail gemilerine operasyonlar düzenlemeye başlamıştı.

Bunun yanı sıra, işgal altındaki Filistin topraklarına da saldırılar düzenleyen Yemen ordusu özellikle de Eylat limanını insansız hava araçları ve füzelerle hedef almıştı.

“Gazze’ye yönelik saldırılar ve Filistin halkına karşı işlenen suçlar durduruluncaya kadar İsrail’in gemilerine ve çıkarlarına yönelik askeri operasyonlara devam edecekleri” uyarısında bulunan Sana hükümeti, Filistinlilerin ihtiyaç duyduğu gıda ve ilaç malzemelerinin ithal edilmesinin gerekliliğini de vurgulamıştı.

En şiddetli seçeneklerine henüz başvurmadıklarını vurgulayan Yemenliler “En ufak bir adım atarsanız tüm bölgeyi ateşe veririz!” diyerek, Amerika ve İsrail’e uyarılar göndermeye devam ediyor.

Ayrıca, Sanaa merkezli Yemen hükümetinin Sahil Güvenlik Komutanı General Muhammed el-Kadiri de geçtiğimiz hafta verdiği bir röportajda, İsrail’e yönelik operasyonlarında üçüncü aşamaya geçebileceklerini söylemişti.

Ensarullah Hareketi Sözcüsü Muhammed el-Buheyti de sosyal medya hesabından şunları paylaştı: “İsrail Gazze işgalini bitirmezse üçüncü aşamaya geçerek şu ana kadar kullanmadığımız silahlarla İsrail, Tel Aviv ve Hayfa’nın derinliklerine saldıracağız. Amerika ve Batı şunu bilmelidir ki, tüm Kızıldeniz ve gemileri Yemen füzelerinin ve insansız hava araçlarının hedefindedir. Avrupa ve Amerika’ya kış geliyor.”

Hong Kong merkezli OOCL, dün yaptığı açıklamada, işgal altındaki Filistin’e mal sevkiyatını durdurduğunu ve gemilerinin bir sonraki duyuruya kadar İsrail’e gitmeyeceğini bildirmişti.

Daha önce de deniz taşımacılığında en büyük şirketler arasında yer alan bazı Avrupalı şirketler de Kızıldeniz’den İsrail’e mal transferini durdurduklarını açıklamıştı.

Ensarullah: Ahlâki ve dinî ilkeler gereği

Ensarullah, Kızıldeniz’in, İsrail’le bağlantısı olanlar dışında tüm gemiler için güvenli olduğunu söyledi.

Yemen Ensarullah Hareketi’nin sözcüsü Muhammed Abdusselam el-Mesire kanalına verdiği demeçte, Yemen’in Gazze halkına karşı tutumunun dini, ulusal ve ahlaki ilkelerden kaynaklandığını söyledi.

Yemen silahlı kuvvetlerinin operasyonlarının İsrail ekonomisi üzerinde büyük bir etkisi olduğunu ifade eden Muhammed Abdusselam, Sanaa hükümetinin Gazze’deki ablukayı kaldırmak ve bölgeye yönelik saldırıları durdurmak için ‘aktif ve etkili’ ülkelerle eş zamanlı olarak istişarelerde bulunduğunu bildirdi.

Muhammed Abdüsselam sözlerine şöyle devam etti: “Yemen silahlı kuvvetlerinin yaptığı her eylem, Gazze’deki ablukanın kaldırılması ve saldırganlığın durdurulmasıyla ilgilidir. Operasyonlarımız yalnızca İsrail gemilerini ve bu rejimin limanlarına giden gemileri hedef almayı amaçlamaktadır. Bu nedenle Kızıldeniz’in, bir şekilde İsrail’le ilişkili olmayan tüm gemiler için güvenli bölge olduğunu vurguluyoruz.”

Ayrıca, Yemen’in, İsrail’i diğer devletler ve milletler için de bir tehlike olarak gördüğünü söyleyen Ensarullah Hareketi’nin sözcüsü Muhammed Abdusselam, Filistin meselesinin hiçbir şekilde müzakere edilemeyeceğini vurguladı.

Çin şirketine teşekkür

“Operasyonlarımızın sona ermesini isteyen herkes ablukayı kaldırmalı ve Gazze’ye gıda ve ilaç getirmelidir.” diyen Muhammed Abdüsselam, İsrail’e mal sevkiyatını durdurma kararından dolayı Çin nakliye şirketine de teşekkür etti.

Dünya’nın en büyük deniz nakliye şirketlerinden biri olan Hong Kong merkezli OOCL, yaptığı açıklamada, işgal altındaki Filistin’e mal sevkiyatını durdurduğunu ve gemilerinin bir sonraki duyuruya kadar İsrail’e gitmeyeceğini bildirmişti.

Bundan önce birçok Avrupalı şirket de Kızıldeniz’den İsrail’e mal transferini durdurduklarını açıklamıştı.

Gazze’ye yönelik saldırılarını yoğunlaştıran İsrail’e karşılık Yemen ordusu da Kızıldeniz’deki Bab el-Mendeb Boğazı’nı geçmeye çalışan İsrail gemilerine operasyonlar düzenleyerek onların manevra sahasını oldukça daraltmıştı.

Ayrıca, işgal altındaki Filistin topraklarına da saldırılar düzenleyen Yemen ordusu özellikle de Eilat limanını insansız hava araçları ve füzelerle hedef almıştı.

Uluslararası ticaretinin yüzde kırkının, Arap Yarımadası’nın güneybatı ucundaki Yemen ile Afrika kıtası arasında uzanan Bab el-Mendeb Boğazı’ndan yürütüldüğü bilinmekte.

İsrail: Yardım edin!

Yemen’in operasyonları karşısında çaresiz kalan İsrail yalnız bırakılmasından şikâyetçi.

İsrail medyası, Sana hükümetinin İsrail’e yönelik deniz operasyonlarının artmasıyla birlikte bu büyük meydan okuma karşısında “dünyanın sessizliğinden ve Tel Aviv’in yalnız bırakılmasından” şikâyetçi olmaya başladı.

Medyada yer alan haberler İsraillilerin, Ensarullah’la ‘yüzleşme’ konusunda “tek umutlarının Amerika olduğunu” gösteriyor.

“Husiler şu ana kadar denizdeki 17 İsrail hedefine saldırdı, ama dünya tamamen sessiz.” Bu cümleler, Tel Aviv’in Sana karşısındaki “yalnızlığını” dile getiren ‘Kod Kod’ adlı İbranice sitede yer alan haberin giriş cümlesi.

İsrail Kanal-12 televizyonu da benzer bir haber yayınlayarak, Yemen silahlı kuvvetlerinin İsrail’le savaşa girmesinin tesadüfi olmadığını, bölgesel müttefikleriyle tam koordinasyon içinde ve tüm imkanlarıyla Tel Aviv’e karşı koyup tehdit etmeye başladığını duyurdu.

Sana hükümeti, İsrail ordusunun Gazze’ye kara saldırısının başlamasıyla birlikte resmen bu savaşa girmişti. İsrail’e giden ve İsrail’den gelen kargo gemilerinin tehdit edilmesi ve ‘Galaxy Leader’in ele geçirilmesi, Tel Aviv’e meydan okuyan ve bugüne kadar da devam eden bir operasyonun başlangıcıydı.

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Yahya Seri, en son 15 Aralık Cuma günü ordunun, İsrail’e gitmekte olan MSC Alanya ve MSC PALATIUM III adlı iki konteyner gemisini deniz füzeleriyle hedef aldığını duyurmuştu.

Kızıldeniz’de yaşanan bu gelişmelerin sonuçlarının sadece İsrail’i etkilemediği de ortaya çıkmaya başladı.

Bu konuya değinen The Economist, yaptığı haberde şu bilgilere yer verdi: “Kızıldeniz’de faaliyetlerini askıya alan 4 şirket, küresel ticaretin %53’ünü oluşturuyor.”

Sana hükümetine karşı ABD’nin yardımına ilişkin raporlar yayınlamaya başlayan İsrail medyası, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in Tel Aviv ziyaretini de bu paralelde değerlendiriyor.

Guardian gazetesinden bir analist dün kaleme aldığı yazıda, Austin’in ziyaretinde, “Washington’un Kızıldeniz’deki Husi saldırılarıyla mücadele etmek için Arap ülkelerinin de dahil olduğu bir deniz gücünün harekete geçirileceğini” dile getirdi.

Ensarullah Hareketi’nin Siyasi Konsey Üyesi Hizam Esad ise, “Amerikan koalisyonunun gücü, Yemen’e saldırıda gösterdiğinden daha büyük olmayacak. Yemen’den daha fazla başarı gelecek.” dedi.

ABD, 9 ülke ile birlikte Husilere karşı deniz gücü kurdu

ABD yönetimi, Husilerin Kızıldeniz’de uluslararası gemilere yönelik artan saldırılarına karşı çok uluslu bir misyon kurulduğunu açıkladı.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, yaptığı yazılı açıklamada, Kızıldeniz’de artan Husi saldırılarının serbest ticaret akışını tehdit ettiğini, masum denizcileri tehlikeye attığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti. Bu konunun çözümü için uluslararası bir talep olduğuna işaret eden Austin, “Bu nedenle bugün Operation Prosperity Guardian’ı (Refah Muhafızı Operasyonu) kurduğumuzu duyuruyorum. Bu, Ortak Deniz Kuvvetleri ve 153. Görev Gücü’nün çatısı altında Kızıldeniz’deki güvenliğe odaklanan önemli birçok uluslu güvenlik girişimidir” ifadesini kullandı. Misyonda ABD’nin yanı sıra İngiltere, Bahreyn, Kanada, İtalya, Fransa, Hollanda, Norveç, Şeyseller ve İspanya yer alıyor.

Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri ise 19 Kasım’da yaptığı açıklamada, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına tepki olarak, İsrail bandıralı her türlü gemiyi hedef alacaklarını duyurmuştu.

Ardından Husiler, Bab el-Mendeb Boğazı’nda “Unity Explorer” ve “Number Nine” adlı iki İsrail gemisine İHA ve füze saldırısı düzenlemişti.

İsrailli denizcilik şirketi ZIM de 29 Kasım’da yaptığı açıklamada, Umman Denizi ve Kızıldeniz’deki güvenlik durumunu gerekçe göstererek gemilerinin Mısır’daki Süveyş Kanalı’nı kullanmayacağını belirtmişti.

Yemen’den cevap gecikmedi

Koalisyon kararı sonrası Yemen’den ilk açıklama:

Bu ahmaklığınız ile Yemen’in kim olduğunu öğreneceksiniz.

Bize karşı kurulan deniz ittifakı ne olursa olsun Filistin meselesine ilişkin tutumumuz değişmeyecek.

Husiler: ABD’nin deniz ittifakı Gazze konusundaki tutumumuzu değiştirmeyecek

Husilerin üst düzey isimlerinden Muhammed Abdüsselam Salı günü Reuters’e yaptığı açıklamada, kendilerinin Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını korumak için çok uluslu bir deniz ittifakı kurulması nedeniyle Gazze’ye yönelik İsrail saldırıları konusundaki tutumlarını değiştirmeyeceklerini söyledi.

ABD liderliğindeki deniz ittifakının “esas itibariyle gereksiz” olduğunu söyleyen Abdüsselam, “Filistin’e yönelik haksız saldırgan savaş” nedeniyle İsrail gemileri ya da İsrail’e giden gemiler dışında Yemen’e komşu tüm suların güvenli olduğunu sözlerine ekledi.

Husilerden “İMAN” dersi!

Ellerindeki kısıtlı imkânlarla Kızıldeniz üzerinden İsrail’e giden gemilerin çok büyük bir kısmını durdurdular. “Gazze bu haldeyken pozisyonumuz pazarlık konusu olamaz” diyerek, aracı olmak isteyenlere de rest çektiler…

Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam, Umman’ın öncülüğünde uluslararası taraflarla görüştüklerini ve bu görüşmelerde Gazze’ye yönelik saldırılar ve abluka devam ederken elleri bağlı duramayacaklarını söyledi.

“Yemen’in Gazze konusundaki pozisyonu pazarlık konusu olamaz”

Abdusselam, “Görüşmelerde ifade ettik ki; Yemen’in Gazze konusundaki pozisyonu pazarlık konusu olamaz. Düşmana ait ya da onun limanlarına giden gemiler, savaş sona erinceye, abluka kaldırılıncaya ve yardımlar kesintisiz olarak Gazze’ye girinceye kadar hedef olmaya devam edecekler” ifadesini kullandı.

Yemen’in elinde ne var?

Batı açlıkla, hastalıkla, kuşatmayla, bombardımanla yenemediği ve Yemen dağlarından yükselen Husilere karşı rüştünü ispatlamak istiyor.

Değerli füzelerini harcayabilirler lakin Bab el Mendep dar bir alan olarak Husi füze ve İHA menzilinin tam altındaki bir bölgedir.

Cibuti’deki Batılı askeri üsler Husi füze menzilinden 200 kilometre ötede bile değil kaldı ki Körfezdeki askeri üslerini Husiler 2022 yılında bile vurmuş, ABD’nin THAAD’ları da Patriotları da etkisiz kalmıştı.

Husilere bir müdahale çok sevdikleri uluslararası deniz ticaret güçlerine hiç beklemedikleri kayıpları donanmaları ile birlikte yaşatabilir.

Yemen dağlarının derinliklerindeki sığınaklara istiflenmiş ve ABD’nin Ortadoğu’daki üslerini vurabilecek menzile sahip füzelerle Yemen, emperyalizmaya büyük bir sürpriz yapacaktır.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin