RUHUNU ARAYAN İNSANLIK
Suat KÜRŞAT
Savaşın taraflarını anlama gayreti olanlar için, Seyyid Ahmet Arvasî Bey, “İnsanlık, en korkunç savaşını galiba, ilmi ve teknolojiyi insanı esir almak için vasıta haline getirmek isteyenlere karşı verecektir.” demektedir. Kendini Arayan İnsan’ın yolculuğunda mücadele tam olarak budur. Bugün, insanlık kendisini esir etmek isteyen hegemonyaya baş kaldırmış ve hürriyeti için itiraz etmektedir.
21. Yüzyıl’ın bu hürriyet mücadelesinde Ukrayna cephesi ile Filistin cephesi bir bütündür; Yemen’de mevzilenen direniş ile Filistin cephesi bir bütün olduğu gibi…
Cepheleri birleştiren ideolojik arka plân yok mu?
Rus Filozof Aleksandr Dugin, “ideoloji, tarihte, ulusal yaşamın aşamalarından geçen bir Ruh hareketidir.” diyor.
İdeoloji meselesini “Rus ideolojisinin temelleri” başlığı ile sorgulayan Dugin, “değer ve norm, herhangi bir devlet değil, halk tarafından kurulan, onlara hizmet eden ve halkın ruhunun ifadesini temsil eden devlet olacaktır.” diyerek, ideolojiyi, daha doğrusu millet tarafından ortaya konulan ruhu devletin önüne alıyor.
Rus toplumu ve devleti ile 1917 şartları ile birlikte 1919 sonrası gerçekleşen yakınlaşma, iki toplumun ortaya koyduğu ruh ile olmuştur. Bugün, daha köklü ve daha saf bir yakınlaşma muhtemeldir.
“Arap çölleri” tekerlemesi ve “Filistin mitingleri” şekerlemesi yapanların, bir bütün hâlde, zıt gibi görünerek, Türk milletini bu dar alanda, çökmüş ve kokuşmuş Batı hegemonyasına mecbur etmeye çalıştığı bir gerçektir.
İki milletin, insanlığı köle olarak gören Batı hegemonyasına karşı ruhunu ararken yakınlaşması, bu iki zıt kardeşleri endişeye gark etmektedir!
İran’da gerçekleşen katliam ile on iki Mehmetçik’i şehit verdiğimiz saldırı da bu açıdan okunması gereken bir meseledir. Askerî ve siyasî tavır net konulmak zorundadır. Denge politikası diyerek çökmüş ve kokuşmuş bir sistemin uşağı olmaya devam edilemez. Millî ruh, millî şuur bunu istemekte ve siyaseti buna zorlamaktadır.
Batı hegemonyasına karşı ister Rus halkı olsun, ister Arap halkı, ister İran ya da Türk milleti olsun, fark etmeksizin aynı cephededir ve yapılan saldırıların adresi bellidir. Ortak ve net tavır konulmalıdır.
Bu çerçevede, Batı hegemonyasına karşı müttefik İran halkının yasını, acısını paylaşıyoruz.
Aleksandr Dugin’in, “Devlet’in bir ideolojiye ihtiyacı var ama risklerin farkına vararak ona karar vermekten korkuyor” dediği noktada, devletleri bu karmaşadan çıkaracak, enkazın başında ne yapacağını bilmez ve şaşkın bir vaziyette beklemekten kurtaracak olan… İbda, yıkılan düzenin yerine kurulacak olan yeni düzenin “ruh” teklifidir! Batı hegemonyasına karşı ortak mücadele veren milletler bu teklife doğru yürüyor!
Kapaktaki çizim Büyük Doğu’dan alınmıştır:











