HAVANA SENDROMU İLE GÜNDEME GELEN TELEGRAM

Telegram… Kişiye uzaktan elektromanyetik sinyaller göndererek tesir etme… Kumandan Salih Mirzabeyoğlu, elektromanyetik saldırıya bu adı vermişti: Telegram… O, böyle bir saldırıya maruz kaldığını söylediğinde, daha bu meseleler bilinmiyordu bile. Sonrasında malûm… Yıllar boyunca Telegram ile işkence edildi ve en sonunda da Telegram suikasti neticesi can verdi. O’nun Telegram meselesini gündeme getirmesinden yıllar sonra, ABD’nin Küba’daki elçiliğinde görevli diplomat ve ajanlarından bir kısmı, elektromanyetik silahla saldırıya uğradıklarına dair şikâyetlerde bulunmaya başladılar. Aşağıdaki yazıda da Havana Sendromuna maruz kalan bir ABD ajanının açıklamalarını bulacaksınız. Kumandan Mirzabeyoğlu sorduğunda “yok” denilerek üstü kapatılan mevzu, aşağıda görüleceği üzere artık kabul edilir hâle geliyor…

Havana’da ne olmuştu? CIA Muhalif İhbarcısı: “Bu Bir Örtbas ve Korkutucu!”

Debra Heine (*)

Eski bir İstihbarat görevlisi, CIA’in, Havana sendromu olarak bilinen zayıflatıcı bir sağlık sorununun kurbanlarını kandırdığını iddia ediyor.

Araştırmacı gazeteci Catherine Herridge, X’te yayınlanan özel röportajında, CIA muhbiriyle bir araya gelerek onun “kariyerini sonlandıran yaralanmaları” hakkında bilgi aldı.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi yakın zamanda yayınladığı ara raporda, “İstihbarat Topluluğu’nun Kongre’nin gerçeği ortaya çıkarma çabalarını her fırsatta engellemeye çalıştığını” tespit etti.

Bu bir örtbas etme ve korkutucu” dedi Herridge ile “Alice” takma adını kullanarak konuşan eski istihbarat görevlisi; “Bütün Amerikalılar için korkutucu olmalı.”

“Anormal Sağlık Olayları (AHI- Abnormal Health Incidents)” olarak adlandırılan sendrom, ilk olarak 2016 yılında Küba’nın Havana kentinde görevli ABD hükümet personeli tarafından deneyimlendi. Etkilenen kişiler, kulak tırmalayıcı sesler duyduklarını ve ardından başlarında basınç, baş ağrısı, mide bulantısı, yorgunluk, baş dönmesi, vertigo, kulak ağrısı ve bilişsel işlev bozukluğu gibi çeşitli semptomlar yaşadıklarını bildirdi.

O tarihten bu yana Havana sendromu, çoğunlukla ABD casusları, diplomatları ve yurtdışında görevli askerler arasında görüldü ve bu durum, birçok kişinin bunların düşman bir ülke tarafından yüksek güçlü bir mikrodalga silahıyla hedef alındığına inanmasına yol açtı.

Ancak İstihbarat Topluluğu, gizemli hastalıkların yabancı bir aktörün işi olma ihtimalinin düşük olduğu ve daha çok “doğal olarak oluşan tıbbi durumlar, çevresel etkiler veya psikososyal faktörlere atfedilmesinin muhtemel” olduğu sonucuna varmıştır.

Demokratların çoğunlukta olduğu ABD Senatosu da Cuma günü yayımladığı yeni bir raporda aynı sonuca vardı.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi ise 5 Aralık tarihli raporunda, “bildirilen AHI’lerin bir kısmından yabancı bir düşmanın sorumlu olma ihtimalinin giderek arttığı” sonucuna vardı.

Her iki komite de CIA’in Havana Sendromu vakalarını ele alış biçiminin ciddi şekilde hatalı ve tutarsız olduğu sonucuna vardı.

Temsilciler Meclisi Daimi İstihbarat Seçme Komitesi CIA Alt Komitesi Başkanı Rick Crawford (R-Ark.) “AHI ile ilgili olarak DNI tarafından yayınlanan sınıflandırılmamış İstihbarat Topluluğu Değerlendirmesi’ndeki sonuçlar en iyi ihtimalle şüpheli, en kötü ihtimalle yanıltıcıdır” dedi.

Herridge, haberinde, şu anda bir kılavuz köpeğin yardımına ihtiyaç duyan “Alice”in, birkaç yıl önce son derece gizli ulusal güvenlik görevlerini yürütmekte olduğunu belirtti.

İhbarcı, kariyerini sonlandıran yaralanmaların yabancı kaynaklı bir enerji silahından kaynaklandığına inandığını söyledi.

Bu iddiayı destekleyen belgeli kanıtlar mevcuttur.

Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), 2014 yılında istihbarat topluluğunun, yabancı bir düşmanın, “zaman içinde bir düşmanı zayıflatabilecek, sindirebilecek veya öldürebilecek, ancak kanıt bırakmayacak” yüksek güçlü bir mikrodalga sistem silahına sahip olduğunun farkında olduğunu doğruladı.

Gizli olmayan NSA raporuna göre istihbarat topluluğu, 2012 yılında yabancı bir düşmanın “hedefin yaşam alanlarını mikrodalgalarla yıkayarak, sinir sisteminin hasar görmesi de dahil olmak üzere çok sayıda fiziksel etkiye yol açan” bir silah tasarladığını biliyordu.

AHI’ler ABD’de ve Avusturya, Kolombiya, Çin, Gürcistan, Almanya, Hindistan, Polonya, Rusya ve Vietnam gibi birçok ülkede bildirilmiştir.

Alice, Afrika’da görev yaptığı bir gece AHI yaşadığını söyledi.

Tuhaf bir ses duydum. Gerçekten tuhaf bir sesti, asla unutamam” dedi ve ayaklarında bir titreşim hissettiğini de sözlerine ekledi.

Semptomlarının başlangıcını Herridge’e şöyle anlattı: “Kulağım ağrımaya başladı. Baş dönmesi yaşadım, oda dönmeye başladı, başım zonklamaya başladı. Sol kulağımda çok fazla ağrı vardı.”

Eski istihbarat görevlisi, kulaklarının çınlamaya başladığını ve “bayılacağını” düşündüğünü sözlerine ekledi.

O zamandan beri ona travmatik beyin hasarı teşhisi konuldu. Herridge’e göre Alice, röportaj sırasında birkaç kez ara vermek zorunda kaldı ve kamera ışığının parıltısını azaltmak için güneş gözlüğü takması gerekiyordu.

“Kırklı yaşlarımda emekli olacağımı hiç düşünmemiştim” dedi.

Alice, Herridge’e bu semptomlara neden olabilecek birden fazla silah olduğundan şüphelendiğini ve bunların muhtemelen sırt çantalarına sığacak kadar küçük olduğunu söyledi.

Sızdırılan bir Savunma Bakanlığı mektubunda, yaralanmaların ve deneyimlerin “gerçek” olduğu, “psiko-sosyal faktörlerin” sonucu olmadığı kabul ediliyor.

Alice, saldırıdan Rusya’yı sorumlu tuttuğunu söylüyor.

Rus GRU’nun [askeri istihbarat servisi] gece geç saatlerde evime geldiğini ve beni savaş alanından uzaklaştırdığını düşünüyorum” dedi.

Herridge, çok sayıda kaynağın kendisine, CIA Direktörü Robert Burns’ün de özel olarak, bazı saldırılardan Rusya’nın sorumlu olduğuna inandığını söylediğini aktardı.

Ancak İstihbarat Topluluğu, 2023 yılında yaptığı IC (Internal Comittee- İç Komite) değerlendirmesinde, AHI’lerin yabancı bir düşman tarafından yapılmış olmasının “çok düşük bir ihtimal” olduğunu resmen ifade etti.

Alice, eğer CIA görevlisiyken IC raporunu almış olsaydı, bunu analistlere geri göndereceğini ve onlara “yeniden başlamalarını” söyleyeceğini, çünkü raporun kurumun “en temel” standartlarını bile karşılamadığını söyledi.

Herridge, eski ajana ülkesine hizmet etme sözü verdikten sonra bu son çıkan raporun “moral bozucu”, aşağılayıcı, “yüzüne tokat” ve “ihanet” olduğunu düşünüp düşünmediğini sordu. Alice yukarıdakilerin hepsine “evet” diye yanıt verdi.

Meslektaşlarımı özlüyorum ve her gün işimi özlüyorum” dedi.

Alice, Herridge’e CIA’in kendisine ve Havana Sendromu’ndan muzdarip diğer tüm ajanlara, yaralarını ciddiye almadıkları için çamur attığına inandığını söyledi.

Sesi titreyen muhbir, kanserle mücadelesini kaybeden CIA’deki birkaç arkadaşının cenazesine daha önce gittiğini söyledi.

Biz temelde saatli bombalar gibiyiz” dedi. “Bakımevlerinde arkadaşlarım var. Parkinson’lu, bunamalı arkadaşlarım var.”

Herridge’in ele geçirdiği, büyük ölçüde sansürlenmiş bir ABD hükümet raporu, CIA’in Alice’in tıbbi olarak emekliye ayrılmasının ardından “psikolojik rahatsızlıklarını” gerekçe göstererek güvenlik iznini nasıl iptal ettiğini gösteriyor.

“Bu bir misilleme gibi geliyor,” dedi Herridge. “CIA kadın memurlara farklı mı davrandı?” diye sordu ve kadın memurların sorunlarının muhtemelen hormonal olduğu söylenen raporlar okuduğunu ekledi.

Alice, şovenist tutumun sanki 1950’lere bir dönüş gibi göründüğünü söyledi.

Hamile olabilir misin?, hamile olmadığın için mi üzgünsün?, hormonlardan mı kaynaklanıyor?, menopoz mu?, perimenopoz mu?, kaygı bozukluğun mu var? gibi sorular gündeme geldi” dedi.

Savunma Bakanlığı, Mart 2024’te meslektaşlarına yazdığı bir mektupta “Deneyimlerinizin gerçek olduğuna inanıyoruz ve size ve uygun olanlara kaliteli bakım sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Herridge, CIA’in ajanların güçlü mikrodalga silahlarıyla hedef alındığını kabul etmeyi reddetmesinin olası nedenlerinden birinin, böyle bir kabulün kurumun işe alım çabalarını mahvedebileceği olduğunu ileri sürdü.

Alice de aynı fikirdeydi ve CIA’in “bize olanları” inkar etmeyi bırakması çağrısında bulundu, böylece ABD’nin “daha fazla insanın başına böyle bir şey gelmesini önlemek için ihtiyaç duyduğu bilgileri toplama” fırsatları olmaya devam edebilecekti.

İfşacı eski ajan, Trump yönetiminin “bataklığı kurutması” ve en azından sahte 2023 IC raporunun arkasındaki istihbarat analistlerini değiştirmesi yönündeki umudunu dile getirdi.

Kaynak: https://amgreatness.com/2024/12/30/report-foreign-adversary-likely-responsible-for-havana-syndrome-whistleblower-accuses-cia-of-coverup-gaslighting/

(*) Debra Hiene, American Greatness sitesi için çalışan muhafazakar bir gazeteci yazardır.

Aktaran: Hüseyin Vodinalı

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin