ÖLÜM YOLU

Oğuz BEKDEŞ

Bir medeniyetin ölüm yolcusu olduğunun alâmetlerinden biri, insanların çocuklarını tahttan indirdiği zamandır. Tüm Batılı ülkelerde doğum oranlarında düşüş yaşanırken, nüfusun çöküş riski içtimaî refah sistemiyle tepkimeye girerek gerçek Nüfus Bombası’nı üretir. Bu, özellikle Avrupa ülkelerinin vaziyetine bakarak teyit edilebilir. Ancak Doğu da güvende değil; meselâ Türkiye’de aynı kadehten içti ve daha da dramatik zorluklarla karşı karşıya. Meselâ Japonya’daki Amerikan mirası, nükleer bombalardan ibaret değilmiş, daha yıkıcı şeylerin olduğunu fark ettiler, iş işten geçtikten sonra…

Dolayısıyla, liberteryen argümanın en büyük paradigma değişimi, materyalist kapitalist gerçeklikte, çocukların bir excel elektronik tablosunda masraf haline gelmesi ve aile planlamasının, Allah’ın muradından, kendi suretine göre şekillenmiş bir ruhu besleme mesleğinden uzaklaşması durumunda, ne kadar müreffeh olunduğunun bir önemi olmadığıdır. Ve kısırlık lehine kararın ardındaki davranış, çağımızın aç tanrılarının taleplerini beslemekten daha asil değildir.

Konfor pahalıdır; en iyisi daha pahalıdır. İlk çocuğuna en iyisini vermeyi nasıl reddedebilirsin? Ve bu bütçeyle ikinciyi, hele hele üçüncüyü barındırmak nasıl mümkün olacak? Konforumuzdan vazgeçemeyiz ve başlangıçta karşılayabileceğimizden daha azına razı olamayız, değil mi? Sonuçta, fedakârlık mutsuzluktur; evrensel ilerleme paradigmasında anlaşılmayan çirkin bir kelimedir.

Garip bir şekilde popülerleşen bir şey, kısır ilişkiler yaşayan ve evcil hayvan biriktirip onlara sürekli bebek gibi davranan çiftlerdir. Köpek bakımevi, köpek kuaförü gibi şeyler trajik bir çelişkiyi çağrıştıran şeylerdir. Ancak bu, evcil hayvanın bir kurbandan, insanlık dışı bir amaca ulaşmak için bir araçtan başka bir şey olmadığı, insanın kendini şımarttığı bir karnavalda, mevsimsel festivaller ve köpekler için her tür sosyal ritüeli karlı bir şekilde teşvik etmelerini engellemez.

Bir medeniyetin varlığını sürdürebilmesi için toplumun aileye uyması gerekir; bu, bir medeniyeti inşa eden mantık… Bugün ise sahip olduğumuz şey, enflasyonist ekonomik güç, siyasî oligarşiler, gayrimenkul fiyatları, bir ömür boyu süren eğitim formasyonu, hepsi, çocuklarını tüketim malları ve konfor edinmenin daha büyük amaç olduğu bu kapitalist pazarın sunağına takdim eden aileyi ezer. Neredeyse yirmi yıllık bir eğitim yolculuğuyla zorlukla kazanılan bu konfor adına, tek amacı kariyer tırmanmak olan düşük ücretli işlere kişisel tabiiyetle, vatandaş sadece bir çocuk, bir köpek veya bunlar çok fazla iş yükü getiriyor görülürse bir bitki sahibi olmayı tercih eder.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin