NATO-KÜRECİK EKSENİNDEN ÇIKMAK BEKÂ MESELEMİZ
Selim Gürselgil
Şimdi arkadaşlar, ben görüşlerimin mutlak doğrular olduğunu iddia etmiyorum. Her zaman eleştirilmesi, revizyona uğraması, hatalı çıkması mümkündür.
Yalnız bunlar yılların tecrübesine ve bir hayli bilgi birikimine dayandığı için onları ileri sürerken heyecanla savunmaktan ve onlara güvenmekten kendimi alamıyorum.
Bu görüşlerden bazılarının bir hayli ütopik oldukları da su götürmez. Misâl ben, Türkiye, İran ve Pakistan arasında bir savunma işbirliğine gidilmesinin acil ve kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Ama sahada bunun yansımalarını görmüyoruz, hâlâ NATO/Kürecik ekseninden çıkamıyoruz, o başka.
Buna rağmen bu ütopik düşünceyi savunacağım: Özellikle Türkiye ve İran arasında stratejik işbirliğinin geliştirilmesi Ortadoğu ve her iki ülkenin geleceği için hayatîdir. Bu işbirliği Suriye ve Irak üzerine bir kol kanat germeyi de sağlamalıdır.
Bakın, İsrail Suriye’deki işgâlini her geçen gün genişletiyor. Suriye’de onuncu askerî üssünü kurdu. Suriye adım adım İsrail’i eline geçiyor. Türkiye batısından olduğu gibi güneyinden de kuşatılıyor. Hiçbir şey yapamıyor, seyrediyoruz.
Böyle bir hayatî durum sözkonusuyken, hiç kusura bakmayın, kimse sizin Şia hakkındaki duygularınızı hesaba katamaz. Burada bu tür duyguların, belki zamanı gelince çıkarılmak üzere toprağa gömülmesi ve hayatî olana sarılınması gerekiyor.
Siyonizm karşısında Ortadoğu ülkelerinin en büyük belâsı, yalnız kalmaktır. Yerden ve havadan kuşatılmaktır. Böyle bir durumda parmağınızı bile kıpırdatamazsınız. Size istedikleri gibi diz çöktürür, istedikleri gibi etek öptürürler.
Bu iş çocuk oyuncağı değildir. Bu iş, “gideriz, alırız, asarız, keseriz” işi de değildir. Gördünüz olanları. Sığınaktan burnunuzu göstermeye fırsat vermiyorlar. Kuşatılırsanız, yalnız kalırsanız, akıbet budur. İran İsrail’in eline geçerse bizim kıyametimiz gelmiştir.
Ama böyle bir öz-savunma için de yürekli adamlara ihtiyaç var. Sert kararlar alabilecek ve uygulayabilecek büyük vatanseverlere ihtiyaç var.
Son söz: Natoculuk ölümdür. Tek yol Ortadoğu savunma işbirliğidir. Zaten bugün bunun alternatifi de yok.










