MESULİYET AHLÂKSIZ DİNCİLİKTE

Selim Gürselgil

Bugüne kadar iktidar yanlısı kalemler ve aydınlar arasında şöyle bir makale yazanı gördünüz mü: “Kemâlizm niçin yayılıyor?” Veya şöyle de olur: “Gerçekten yayılıyor mu, bize mi öyle geliyor?”

Ben hiç denk gelmedim. Belki iyi bir takipçileri değilimdir. Samimiyetle soruyorum:

Bugüne kadar böyle bir çalışma yapıldı mı? Alenen yapılması şart değil, iktidar partisi kendi kurullarında bu soruyu sorup, bu konuyu hiç tartıştı mı?

Emarelerini görmüyoruz. Çünkü bu soru ister alenen sorulsun, ister kapalı kapılar ardında, cevabı üç aşağı beş yukarı şuraya çıkar:

“Kemâlizm, bizim adına muhafazakâr demokratlık dediğimiz ve gittikçe çığırından çıkardığımız ahlâksız dincilik biçimimize tepki olarak yayılıyor.”

Böyle bir tespit yapılmadan, Kemâlizme karşı söylenecek bir söz de yoktur. Hastalığın ne olduğunu farkettin mi de şöyle yapmaktan böyle yapmaktan bahsediyorsun? Bilâkis, hastalığın ne olduğunu bilmeden yapılacak hareketler onu azdırıcı bir rol oynar.

Şimdi ne diyoruz: “Bir türlü usanmadığımız, gittikçe çığırından çıkardığımız ahlâksız dincilik biçimi”… “İşte bizim hastalığımız bu!” diyebilenini görmedik bugüne dek. Ama palavra sıkan çok.

5816 kaldırılsın diye bir gürültü var. Diyelim kaldırıldı. Buyur ne yapacaksan yap da görelim. Yahu arkadaş, ben bir şey konuşacaksam, benim için 5800 bilmemne engel olmaz ki! Bedelini öderim, konuşurum. Kenarından dolanırım, yine konuşurum. Yeter ki konuşacak sözüm olsun. Kaldırılsa ne, kaldırılmasa ne?

Mesele şudur: Sen, namaz kılan, oruç tutan biri olarak, resmî işlerde “komisyonculuk” denen melâneti kendine nasıl helâl kılarsın, ülke çapında nasıl gelenekleştirirsin? Bunu bir suç örgütü yapsa anlarsın; tabiatına uygun iş yapmıştır. Namaz kılan adam bunu nasıl yapar?

Ondan sonra da Kemâlizm yayılıyormuş, ateizm yayılıyormuş. Kimin kaç yıl içinde, hangi gelirle nereden nereye geldiğini görmüyor mu vatandaş? Senin dinin buysa ben dinsizim dese haksız mı? Millet 3 bin TL, 4 bin TL için birbirini boğazlarken, burada herkes üç ayrı yerden, dört ayrı yerden maaş alıyor, her ay millete 100 kere biniyorsa, bunu gören, senin dinine inanır mı? Görmesin mi yani? Ötekiler yapacağına bizimkiler yapsın mı desin?

Ahlâksızlık sadece ekonomide değil, ama ekonomi onun en önemli görünüş alanı. Hadiste buyurulmuyor mu:

“Kişinin namazına orucuna değil, dinarla dirhemle muamelesine bakın!”

Demek ki, ekonomi, ahlâkın mâkesi, görünüşe çıktığı yer. Tek yer değil elbette. Ama halk ekmek kavgası verirken, sen kendi yetkili olduğun millî serveti kendine kanalize ediyorsan, o dinin adı İslâmiyet değil, cahiliyedir.

Ahlâkı olmayanın dini olmaz. İslâm ahlâkına sahip olmayan İslâm davası güderse Kemâlizm de yayılır, komünizm de yayılır, bizzat senin marifetinle yayılır. Olan da bu!

5 Haziran 2021

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin