GİZLİ AÇLAR ÜLKESİ!

Nuray Babacan

NEFES Gazetesi haftanın neredeyse dört günü, şehir sokaklarında, ilçelerde, taşrada yoksulluk ve açlık sınırında yaşayan insan manzaralarını manşetlerine taşıyor. Siyasetçilerin büyük büyük sözlerini en iyi yanıt bu fotoğraflar olsa da iktidar kanadında genel bir vurdumduymazlık hakim.

Bu dokunaklı girişin sebebi, daha çok Afrika ülkeleri için kullanılan, “gizil açlık, gıda krizi ve akut gıda yetersizliği’ terimlerinin artık Türkiye için kullanılması. UNICEF’in Türkiye raporlarına göre, çocuk yoksulluğu oranı yüzde 30 bandında seyrediyor. 2024 yılında yaklaşık 7 milyon çocuğun yoksulluk içinde yaşadığı biliniyor. Türkiye, OECD karşılaştırmalarında çocuk yoksulluğu oranı yüzde 20’nin üzerinde olan ülke grubuna girdi. Yeni bir rekor!

Bu vahim tablonun farkına varan duyarlı gruplar, özel çalışmalar ve önerilerle pencere açmaya çalışsa da iktidarın önceliği gibi görünmüyor. BAYETAV Araştırma Vakfı Ekoloji ve Hayat Çalışmaları Koordinatörü Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık’ın kaleme aldığı “Gizli Açlık -Çocuklara Okulda Ücretsiz Bir Öğün Raporu”nda çarpıcı saptamalar var;

– 15 yaş ve altı çocukların bulunduğu hanelerin yüzde 10’unda çocuklar maddi yetersizlik nedeniyle günde en az bir kez taze meyve-sebze tüketemiyor. Çocukların yüzde 23,1’i için günde en az bir kez et/tavuk/balık içeren öğün sağlanamıyor. Yeni giysi alamayan çocuk bulunan hane oranı yüzde 9.

– Ülkemizde çeşitli gıdaların fiyatları 2021 yılına kıyasla yaklaşık dört kat arttı. 2023 yılının ilk yedi aylık döneminde gıda fiyatlarında gözlenen artış ise yüzde 50 civarında. Bu durum gıda krizi olarak tanımlanıyor.

– Gıda krizi en fazla toplumun işsiz, güvencesiz ya da yeterli gelire sahip olmayan yoksul kesimlerini etkiliyor. Bu kesimler içinde en dezavantajlı kesim ise kadınlar ve çocuklar. Öncelikli politikalar acilen geliştirilmediği takdirde gizli açlık olarak bilinen sağlık sorunu bir çığ gibi büyüyecek.

– Gizli açlık; et, yumurta, balık, baklagiller ve sebzeler gibi besin değeri yüksek gıdaları yeterli miktarda ve çeşitlilikte tüketmemekle bağlantılı bir sorun. Eksikliği en çok gözlenen mikro besin öğeleri demir, çinko, iyot, folat, B12 ve A vitamini…”

Gizli açlık, ekmek ve patates üzerine kurulu bir beslenmeye denk geliyor. Fakir bir diyetin tüketilmesi sonucu mikro besin olarak tarif edilen vitamin ve minerallere ulaşılamıyor. Bu da zihinsel ve bedensel gelişimi etkiliyor.

Türkiye nüfusunun yüzde 26,5’ini 0-17 yaş grubunu kapsayan çocuk nüfus oluşturuyor. Beslenme desteğine en fazla ihtiyaç 0-14 yaş aralığı olarak tanımlanıyor. Bu aralıktaki çocuk sayısı ise 18 milyon 740 bin civarında.

Raporda, “Bir gıda krizi içinde olduğumuz, toplumun geniş kesimlerinin sağlıklı beslenme açısından ciddi sorunlar yaşadığı ve bu sorunun mevcut şartlar bu şekilde devam ederse daha da derinleşeceği açıktır. Çocuklara iyi bir hayat sağlamak siyasal iktidar için kamusal bir görevdir; ancak her yurttaş için de ahlaki bir sorumluluktur. Çocuklara okullarda ücretsiz bir öğün sağlamak, onların fiziksel ve zihinsel sağlıkları açısından büyük yararlar sağlayacaktır” önerisi bulunuyor.

İyi niyetli bu öneri, basında da yer aldı. Okullarda çocuklara ücretsiz ve kaliteli bir öğün yemek verilmesi için başlatılan kampanyalara Milli Eğitim Bakanlığı’nın pek kulak astığı yok.

Oysa bir klasik örnektir. Yoksullukla mücadele için ‘Aç insana balık vermek değil, balık tutmayı öğretmek gerekir’ derler.

Şu an için çocukların çektiği gizli açlığı okullarda tek öğünle çözmeye çalışmak acil olsa da aslolan, yıllardır ekonomik kriz içinde bocalayan, işsiz kalan, hak ettiği ücreti alamayan anne babaların refahını yükseltmek olmalıdır. Zaten ekonomik refah varsa, çocukların gizli açlık, toplumların da gıda krizi çekmesi söz konusu olmaz.

İktidar öncelikleri değiştirip, eksikleri ve yanlışları görmezse zihinsel ve bedensel olarak gelişememiş çocuklarımızın yüzüne nasıl bakacağız?

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin