ANTİ-EMPERYALİZM
Selim Gürselgil
Önceleri imparatorluk yanlısı fikirlere “emperyalizm” denilirdi. Muhafazakârlar aynı zamanda emperyalist, millî devlet yanlısı liberaller de “anti-emperyalist”ti.
Sonraları, Marksizmin tesiriyle, kapitalist yayılmacılık ve hakimiyet zihni “emperyalizm”, kapitalizm karşıtlığı “anti-emperyalizm” adını aldı.
Bugün bu kavramlar, tarihî serencamını toplamış olarak, daha yerli yerine oturmuştur. Hem sermaye gücü, hem de siyasî güç olarak insanlığa tahakküm kurmak isteyene emperyalist, buna karşı çıkana da “anti-emperyalist” denir. Bu tahakkümün mânevî boyutuna da “kültür emperyalizmi” adı verilir.
Bu mânâya göre, Amerikan hegemonyası, emperyalizmdir. Onun muhtevası, içyüzü siyonizm, tahakküm aracı ise kapitalizmdir. Böyle olunca anti-emperyalizm, eksiksiz ve tavizsiz şeklide şu olmuş oluyor:
- Amerikan hegemonyasına karşıtlık,
- Siyonizme karşıtlık,
- Kapitalizme karşıtlık.
Bunlardan biri olmayınca, anti-emperyalizm gerçek mânâda oluşmuyor ve bir kurtuluş mücadelesine dönüşmüyor. İsrail’e karşı ama Amerika’ya itaatkâr sağcılarda ve Amerika’ya karşı ama İsrail’e ılımlı solcularda oluşmadığı gibi…
Gerçek anti-emperyalizm, gerçek kurtuluş yoludur ve o da Büyük Doğu-İbda’dan geçer.










