NEOLİBERALİZM

Oğuz BEKDEŞ

Neoliberalizm, zenginlerin toplumun her sahasında tam kontrol sahibi olmalarını ve bunun da örtülü bir şekilde gerçekleşmesi gerektiğini dikte eden 20. Yüzyıl’ın sonlarına ait ekonomik bir teoridir.

Neoliberaller dünyayı, antik imparatorlukların eylediği gibi askerî savaşlarla değil, tüm rakip güç yapılarını istikrarsızlaştırıp yozlaştırarak kazandılar. Fetih pahalıdır. Bozmak kolaydır. Bir ülkeyi işgâl etmek ve zapturapt altına almak, planlama, kaynak ve istihbarat gerektirir. Onu bozmak mı? Bu sadece teknolojik üstünlük ve tamamen vicdansızlık gerektirir. Elektrik santrallerini ve su şebekesini yok edin. Veri ağlarını sabote edin, muazzam mali servetinizi kullanarak siyasî partilere rüşvet verip ülkelerine ihanet etmelerini sağlayın, onları finans sisteminde engelleyin, sahip olunan medya vasıtasıyla vatanseverlerin karalanmasını, küçümsenmesini ve görmezden gelinmesini sağlayın.

Neoliberallerin en büyük gücü, utanma duygusunun olmayışıdır. Yalan söylerken veya çelişkiler sarfederken yakalanabilirlerdi, tamamen berbat edebilirlerdi veya sizi soyup soğana çevirebilirlerdi ve umursamazlardı. İstediğini söylemeye ve istediğini yapmaya devam ederlerdi. Neoliberalizm, ahlâkî sınırlama olmaksızın gücün uygulanmasıdır. Onlarla tartışamazsınız, onlarla mantık yürütemezsiniz. Onlara yaltaklanıp ödüllendirilmeyi umabilirsiniz. Hiçbir şey yapmazsanız, sizi mutlak köleliğe sürükleyeceklerdir. En ufak bir şekilde onlara karşı çıkarsanız, sizi mümkün olan her yolla yok edeceklerdir. Vicdana seslenmek, kanserle sempati kurarak savaşmak kadar faydasızdır. Sonuç olarak, Neoliberalizmle başa çıkmanın tek kazanma stratejisi onu yok etmektir.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin