MAFYA DÜZENİNİN İŞLEYİŞİNE DAİR
Donald Trump, gazetecilerin sorduğu soruya verdiği cevapta, “Türkiye, İsrail’in büyük bir hayranı değil. Bunu biliyorsunuz, değil mi? Bibi’nin de büyük bir hayranı değiller ama bana karşı harikaydılar. Türkiye harika bir ülke. Çok güçlü bir ülke.” diyerek cevap veriyor…
*
Amerika, dünya üzerindeki mafya düzeninin elebaşıdır ve mafya elemanlarının birbiri arasındaki anlaşmazlıklar, mafya elebaşısı açısından pek arzu edilmese de kaçınılmazdır ve bu durum yönetilebilir. Elebaşı, bu anlaşmazlıkları yönetebiliyorsa, elebaşı olarak kalabilir, kalır. Elemanların birbiri arasındaki anlaşmazlıklar, mafya düzenine karşı oldukları anlamına gelmez. Her bir eleman, o düzen içinde güçlenmek, üst sıralara tırmanmak ister. Bunun için de gerekirse birbirlerinin ayaklarını kaydırmak ya da daha çok menfaat temin etmek için birbirlerine kumpas kurabilirler, bölge paylaşım dalaşmasına da girebilirler. Bütün bunlar, mafya düzeninin olmazsa olmaz vakalarındandır.
Mesele, mafya düzenini yıkmak isteyen birileri çıktığında, bu farklı ve birbiriyle dalaşan unsurlar, o yıkıcıya karşı birlik olabiliyor mu, en azından o dışarıdan gelenle ittifak yapmaktan imtina ediyor mu? Dışarıyla ilşki illâki olacaktır da bu ilişki elebaşının çizdiği sınırlar dahilinde kalıyor mu? Sınırı aşan, kesilen raconu kabûl edip, verilen cezaya baş eğiyor mu?
Yoksa, o ona onu demiş, bu buna bunu demiş… Miş, miş, miş…
Neticede herkes elebaşının kendisine masada gösterdiği yerinde oturmaya devam ediyor; düşman gözükseler de…
Mafya içinde güçlenirsen, daha güçlü bir mafya olursun, hâliyle mafya içindeki sana karşı düşmanlık ve çekemezlik de artar. Mafya düzeninde yükseliyor, güçleniyorsun diye diğer mafyözlerin sana karşı düşmanlık yapıyor olması seni daha ahlâklı biri yapmaz. Bilâkis, mafya için daha ahlâksızca hareket etmen gerekecektir. Daha pis işleri sana yaptırmaya başlayacaklardır.










