LGBT HAMLELERİ

Ayşegül Yılmaz

Mabel Matiz “Ha Leylim” şarkısı ve klibi sebebiyle, müstehcenlik suçlamasıyla resen soruşturmaya tâbi… O mu, bu mu, niye diye; vıdı vıdı, zırı zırı bir çok görüş beyan eden var. “Adam” klibinde; lgbt renkleriyle donatmış sahneyi zaten, giyimi kuşamı vs. de buna göre… 2023 yılında bir ödül töreninde Mabel Matiz, ödülünü alırken, “Ödülümü uzun yıllardır her türlü baskı ve sınırlandırmaya rağmen kendilerini cesurca, inatla ortaya koyan, varlıklarını korkusuzca savunan Türkiyeli LGBTİ+’lara armağan ediyorum” diyerek nidüğünü beyan etmiş zaten. Ama devlet tarafından, “lgbt propagandası yapmak” suç olarak sayılmadığından, propagandasını, “sanatını” icra ederken tüttürüyor her şekilde. Sonra ifadesini veriyor ve elini kolunu sallayarak çıkıyor adlî mercilerden. Bir önceki “Perperişan” şarkısında da aynı böyle oldu. “Sanat yapıyorum” dedi ve sıyrıldı.

Müzik “ruhun gıdası” denir ya… Kime hizmet ettiğine ve ettirildiğine göre değişir bu. Şeytanî mi, rahmanî mi; gıdaya dönüşen… Sesler, ritim, sözler nasıl insanı korkuya, kaygıya, çılgınlığa yöneltiyorsa, sakinliğe, dinginliğe, sükûnete, tefekküre de davet eder. Tekrarlanan nakaratlar, ritimler ve görsel gösterimler ile duygu, his (verilmek istenen mesaj) insanın bilinçaltına daha kolay işler. Göz ve kulağa hitap eden şarkı ve klip detaylarının insanın algısını, duygusunu yönlendirip yönetttiği bariz olarak ortadadır. Mabel Matiz, “sanat yapıyorum” klişesi ile lgbt dayatmacılığı yapmaktadır. Ve bunu bile isteye yapmakta, sansasyona yol açarak, lgbt’yi var etmek, yaşatmak adına plânlı bir politika uygulamaktadır. Lgbt’li propagandacılar ile varlıklarını ve yayılmalarını borçlu oldukları mevcut sistemin şamaroğluna dönmüş bu itiş kakışlı hikâyelerinden çıkıp, acı ama gerçek bir meseleye kapı aralayalım.

Dünya Transeksüel Sağlık Hizmetleri Profosyonel Birliği (WPATH): “Ruh sağlığı ile cinsiyet kimliği”nin uyuşması noktasında uluslararası yönergeler hazırlayan, dünyada, yıllarca transseksüel ameliyatlar için yegâne bilimsel rehber olarak kabûl görmüş “bilimsel” bir yapı. Bu tarz ameliyatlar bu rehber ışığında yapılırken, gelen itirazlar, bu rehber aracılığıyla susturulmuş. Fakat şimdi Amerika’da tazminat davaları açılınca, yetkilileri; WPATH’ın sadece bir görüş olduğunu, belirsizliklerle dolu, çözülmemiş bilimsel tartışmaların bir tarafı olduklarını dile getirerek sorumluluk almayıp, yaptıkları çalışmaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, topu uygulama yapan doktorlara atıp işin içinden sıyrılmak yönünde hareket ediyorlarmış. Prof. Dr. Zeki Bayraktar, “Trans cerrahî konusunda bir ilüzyon daha çöktü” diyerek paylaştığı bu haber ile sesleniyor meslekdaşlarına:

– “Yani, ‘biz ifade özgürlüğümüzü kullandık, sorumluluk kabul etmiyoruz, sorumluluk sizde, bu ameliyatı uygulayan doktorlarda’ diyorlar… Şimdi, ey tüm itirazlarımıza karşı mutlak hakikati temsil ediyormuş gibi WPATH rehberini önümüze koyan ve bunu susturucu olarak kullanan meslektaşlarım; hadi buyrun, savunmanızı yapın! Bakalım sorumluluğu üzerinizden atabilecek misiniz?”

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin