HÜKÜMET TARAFINDAN GÖRMEZDEN GELİNEREK DEVAM EDEN İŞKENCE: TELEGRAM
İşlenmekte iken aynı ânda inkâr edilen bir işkence suçu misâli biliyor musunuz? Hem de yıllar boyu süregelmekte olan mütemâdi-sistematik bir işkence suçu?!
İşlenmekte iken aynı ânda inkâr edilen bir işkence suçu misâli biliyor musunuz? Hem de yıllar boyu süregelmekte olan mütemâdi-sistematik bir işkence suçu?!
-Bütün Çeteler, Örgütler Çökertildi, Açığa Çıkarıldı da, Telegram Terör Örgütü’ne Niye Dokunulmadı ve Dokunulmuyor?-
Lider devlet olmak için evvela bu mevcut lozan sınırlarımız içinde ‘sağlıklı bir ülke’ haline gelmek gerekir. Bugün milletlerarası sahada ‘lider ülke’ söylemi dost ve kardeş halklar nezdinde psikolojik bir poztif tesir, şuurlara alternatif, emperyalist sömürü ve hegemonyaya karşı bir ümit vaadediyor olabilir. Nitekim bunun tarihi arkaplanı ve pratik-leri de mevcuttur. Bu ‘Büyük Devlet’ ‘Lider Ülke’ pratikleri ise bilindiği üzere Batıya karşı ‘Doğu’nun; yahudi, hristiyan, pagan medeniyetine karşı ‘islâm ruh ve medeniyetinin’ bayraktarlığıyla gerçekleşmiştir.
Büyük Doğu İBDA Külliyâtı incelendiğinde “İslâma muhatap anlayışın dünya görüşü” olarak derinliğine fert ve genişliğine toplum meselelerinin halli halinde ortaya konulan fikir ve ideal manzumesinin; İBDA fikir sanat aksiyon mihrakınca diyalektik çizgide inkılab halinde toplumda tezahürünün maddi çerçevesi olarak teklif edilen siyasi şekli, yazı başlığımız (kelimenin aslî manasıyla) ‘Lider Ülke Türkiye’ misyonunu da hâvi ‘Başyücelik Devleti’ sistem ve anlayışıdır. Adalet, hürriyet, tam bağımsızlık, ve ülke olarak yoksun bulunduğumuz daha pek çok değer ve ‘olması gereken’ gibi, ‘Lider Ülke’ olmak hususunda da gereklilik budur. İşbu sebeplerle, iç ve dış çevrede bu tartışma ve söylemleri izlerken bir kaç noktaya temas etmek istiyoruz.