BAŞ TERÖRİST İNGİLİZ, CEPHEDE

BAŞ TERÖRİST İNGİLİZ, CEPHEDE

İngiltere’nin başkenti Londra’nın Belediye Başkanı Boris Johnson Irak’ın Kuzeyi’ndeki Etnik Kürtçülüğün merkezi olan Erbil’e yaptığı ziyaret sırasında, Peşmerge mevzilerinden işgâle direnenlere karşı Kalaşnikof’la poz verdi.

Irak’ın Batı ve işbirlikçileri tarafından işgâl edilmesine direnen Kurtuluş Savaşçıları karşısında, 91 ve 2003’te işgâlci Batı gücüne kapıyı içeriden açan Etnik Kürtçü Peşmergeyi eğiten İngiliz askerlerini ziyaret eden Jonson aynı zamanda “meşhur” Ali Kemal’in öz be öz torunu.

Söz konusu “meşhur” Ali Kemal, Ermeni komitacılarını savunduğu için nâm-ı diğer Artin Kemal, Damat Ferit Hükümeti‘nde Maarif ve Dahiliye Nazırlığı yapmış, şöhretini ise, her fırsatta İngiliz Mandacılığı propagandası yapıp, Kurtuluş Savaşı’na ve Kurtuluş Savaşçıları’na küfürler ederek kazanmış ve nihayet Kurtuluş Savaşı’nın kahraman komutanlarından Nurettin Paşa‘nın emriyle linç edilmiş bir haindir. Tasviri tamamlamak gerekirse Nurettin Paşa’nın teslim aldığı Ali Kemal, Paşa’nın kumandanlık karargahı önünde bekleyen “genç subaylar” tarafından linç edildi (6 Kasım 1922). Kafası çekiçlerle ve taşlarla kırılarak öldürüldü. Çıplak vücudu ayaklarına ip bağlanarak sokaklarda dolaştırıldı ve cesedi, Lozan Konferansı‘na giderken trenle İzmit’ten geçecek olan İsmet Paşa görsün diye, istasyonda bir sehpaya asıldı.

İşte söz konusu Ali Kemal’in torunu olduğu söylenen Johnson’un motivasyon kaynağını buradan okuyabilirsiniz.

Johnson’un işbirlikçi Peşmerge siperinden Kurtuluş Savaşçılarına attığı kurşunlar, sembolik olmanın ötesinde mânâlar taşıyor;

İngiltere’nin 100 yıllık işgâl projesi ve bölgedeki hayâlleri, Londra Belediye Başkanı‘nın şahsında apaçık bir şekilde ortaya konuluyor.

Elinde keleşnikof ve takım elbiseyle etnik Kürtçü Peşmergelerle siperde poz veren Londra Belediye Başkanı, bu ziyaretiyle içinde bulunduğumuz safhanın ne kadar şedid geçeceğinin habercisi adetâ…

Anlaşılan Temmuz 2005‘te Londra yeteri kadar özgürleşememiş olacak ki, Londra Belediye Başkanı kalaşnikofla coğrafyamızda arzı endâm ediyor…

Madem sen Belediye Başkanı olarak gelip buraya, elinde Peşmergenin kalaşnikofuyla işgâle direnenleri tehdid ediyorsun, o zaman Londra caddelerinde, ellerinde kalaşnikoflarla akıncıları gördüğün zaman “bunların burada ne işi var!” diye ağlama yarışına girmeyeceksin!

Bundan sora Avrupa’yı neyin beklediğini merak edenler bu fotoğraflara iyi baksınlar! Ve arşivlerine kaydetsinler!

Bu fotoğrafların Londra sokaklarında geri dönüşümü olduğu zaman, herkes birbirine hatırlatsın Belediye Başkanı’nın cephedeki bu pozlarını…

Bu millet, deden Ali Kemal‘e ne yaptıysa, sana da aynısını yapmaktan çekinmeyecek ve böylece kazanacak bu savaşı.

Yaşanmakta olan “yeni safha”nın en önemli özelliği, artık herkesin kartlarını açık oynamasında; dolambaçlı politikalara girme gereği dahi duyulmamasında.

Bu bir savaş!

Ve bu savaş, Paris’i vurduğu gibi, Londra’yı da vuracak tekrar tekrar…

Coğrafyamızda 100 yıllık bir plân ve programın adı olan Etnik Kürtçü bir devletin kurulması için İngilizler cephede açık bir şekilde kendilerini göstermekten çekinmiyorlar.

Bütün bu tablonun esas konusu olan ve her şeyiyle, pazarlıksız bir biçimde Amerikancı, İsrailci ve İngiliz işbirlikçisi olan Etnik Kürtçülük apaçık bir şekilde ortada olmasına rağmen, işgâle karşı direnen Kurtuluş Savaşçılarına “gizli Amerikancı” diyebilenlerle de verilecek bir savaşımız var elbet…

Kurtuluş Savaşı bitmedi!

Aydın KALKAN

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: