BU ÖDLEKLİK NİYE?
Burak CANDAN
Bundan birkaç sene önce Filistin’le ilgili çalışmalar yaptığını iddia eden bir kuruluşun ilânına denk gelmiştim. İlân “İbranice dil kursu” üzerineydi. Filistin’le ilgili bir kuruluşun içerde yapabileceği onlarca icraat varke neden böyle değişik bir işe giriştiğini anlayamamıştım. Ama serde yabancı dillere merak olunca, bir başvurayım dedim. Daha sonra görüşmeler oldu. Neyse, konuyu çok da uzatmadan sadede geleyim; beni online mülâkata davet ettiler. Mülâkata girdim, ilk sordukları soru; “Filistin için tek devletli çözüm mü, iki devletli çözüm mü öngörüyorsunuz?” oldu. Ama anlayacağınız üzere tek devlet İsrail’in olmadığı bölgede, sadece Filistin Devleti’nin olduğu yapı değil. O zamanlar Filistin çok gündemde olmadığı için doktrinel olarak hamlamış gibi olmama rağmen, sorudaki iki çözüm önerisini de elbette reddedip; “çözümün ya bugün Hamas’ın öngördüğü gibi olabileceğini ya da güçlü bir İslâm devletinin hakimiyetiyle mümkün olabileceğini” belirttim. Sonuç olarak beni “programa” almadılar.
Bugün birileri “iki devletli” çözüm diyorsa, katil Siyonist rejim diyorsa, Netanyahu ve hükümetini vurguluyorsa bilin ki ya konuyu çarpıtma amacı taşıyordur; ya korkaktır ya da eli kolu bağlıdır. Siyonist rejim katildir, Netanyahu ve arkadaşları katildir; bunda hiçbir şüphe yok. Ancak onları sadece bu kavramların hedef tahtasına oturtmak, İsrail devleti (!) konusunu gündem dışı tutmaya hizmet eder. Hâlbuki Siyonistler ve onlara bağlı tüm sorunların zaten kaynağı İsrail devletidir ve İsrail devleti orada olduğu müddetçe -çok açık ve net olarak söyleyebiliriz ki- sorun devam edecektir. Diplomatik ilişkileri, ticarî ilişkileri kesmediniz, bari en azından sorunun İsrail devletinin (!) ta kendisi olduğunu söyleyebilseydiniz. Anlamıyorum bu ödleklik niye?
Afganistan ve Irak’taki işgâle göz yumduk, hatta destek olduk… Eğer tövbelerimiz kabul olunmazsa -emin olabiliriz ki- Kudret-i Mutlak bu göz yumuşun, destek oluşun hesabını hepimizden soracaktır. Bu işgâller karşılığında sessizliğimizin neticesi olarak belki de koca bir İslâm âlemi olarak utanç içerisinde yaşıyoruz. Umulur ki Gazze, Filistin, Doğu Türkistan, Arakan ve kimsenin konuşmadığı Hindistan’daki bölgesel zulümlere karşı dur diyebiliriz. Tabiî geç kalmadıysak.










