TÜRKİYE’DE İSLÂM İKTİSADI ÇALIŞMALARI

Selim GÜRSELGİL

Bir gözlemimi paylaşayım: Türkiye’de İslâm iktisatçıları oldukça verimli çalışmalar yapıyorlar ve gerçekten çok doğru sonuçlara ulaşıyorlar.

Bunu farketmek benim için bir hayli şaşırtıcı oldu. Bu dala ilk gözümü çevirdiğimde ilâhiyatçılar veya felsefeciler gibi, yeni düşünce üretmeyen, bir senteze varamayan bir yığıntı göreceğimden korkuyordum. Açıkçası, kapitalizmin klâsik meselelerine birkaç âyet/hadis ekleyip “İslâm kapitalizmi” gibi bir neticeye varacaklarını düşünüyordum. Fakat gördüğüm örneklerin pek çoğu, bu alanda gerek tahlilci, gerekse nazariyeci olarak son derece dikkate değer çalışmalar yürütüyorlar.

Dikkate değer ama onlara kimse dikkat etmiyor. Bunlar çoğu akademisyen ve çalışmaları gözler önünde. Bazısı bürokrat, devlet kademelerinde; ama nazariyelerine dönüp bakan yok.

Mesela Sabri Orman diye biri vardı, iki yıl önce öldü. Bu adam Ticaret Üniversitesi’nin rektörlüğünü yaptı ve uzun yıllar ders verdi. Yine uzun yıllar Merkez Bankası meclisinde bulundu. Bu arada hiç kimse çıkıp da onun İslâm’ın faiz yasağının hikmetine dair yazdığı son derece ilgiye değer fikirlerinden yararlanma yoluna gitmedi. Hoca diyordu ki, faiz yasağının muradı, işçi-patron düzenini kaldırmak, peyderpey, seviye seviye ortaklık düzenine geçmek olmalı. (Ortaklık dediği mudarabe sanırım.) Çünkü başka bir anlamde ele alırsak, faiz yasağının akılcı bir iktisat politikasına oturmadığını görüyoruz. (Ben kestirme gittim ama bu konudaki mütalaası muhteşemdir.)

Bu adamın bu nazariyesi ile ilgilenmek yerine tuttular saçma sapan politika faizlerini düşürmeye falan kalktılar, yahut yatırım bankacılığı türü anlamsız şeyler geliştirdiler. Onu İslâm iktisadına geçişte (ki hatırlarsanız Cumhurbaşkanı sade bir söz olarak İslâm iktisadını övmüş, Kılıçdaroğlu da, “sen İslâm iktisadına geç, en büyük destekçin ben olacağım” demişti) bir anahtar olarak kullanacakları yerde İslâm’ı, “din işleri ayrı, iktisat işleri ayrı” seviyesizliğine indirdiler.

Sadece Sabri Orman değil, -daha önce başka hocaların da isimlerini vermiştim, misal Ahmet Tabakoğlu- İslâm iktisadıyla meşgûl olan pek çok isim, onun kapitalizmden tamamen ayrı bir dünya görüşünün eseri olduğunu belirten sevindirici sonuçlara varıyorlar. Belki de Sabahattin Zaim’den bu yana bu alanda -henüz görmediğimiz- nice çalışmalar vardır. Fakat devlet bunları nedense ilgiye değer bulmuyor. İslâm’ı sadece Diyanet bütçesine endeksliyor. Oysa her alanda İslâm aydınlarının çalışmalarına ihtiyaç vardır. Yapılan çalışmalar arasında da halihazırda çarpıcı sonuçlar vardır. Devir, ne yazık ki bunları ıskalıyor. Refahı, tüm toplumun hakkı olarak görmeyip bir avuç yalaka iş adamının hakkı olarak görüyor. (Parti ayrımı yapmadan. Diğerleri de bu örnektekinin aynı.) Yazık!

Son bir nükte: Sabri Orman Hoca, İslâm iktisat düzeni piramidal değil, eliptik (elips şekli) bir toplum yapısı inşa eder, diyor.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin