EHLİ SÜNNET’TE DEVLETE İSYAN

Selim GÜRSELGİL

İmam-ı Azam’ın fıkha dair fikirleri, kendi zamanında pek çok tenkide uğramıştır. Fakat bu fikirlerin üstünlüğü ve haklılığı zamanla anlaşıldı ve İslâm âleminin büyük bir bölümü onun içtihadıyla amel etti.

Ne var ki bunu siyasî görüşleri için söyleyemiyoruz. İmam-ı Azam, zalim yönetime isyanı vacip görürdü. Emevilere karşı Ehl-i Beyt’in isyanını destekler, hattâ bu isyanları “Bedir Muharebesi”ne benzetirdi. Hapse atılır, her gün işkencelerden geçirilir, yine de itaate yanaşmazdı. Bu tavrı -önce sevinçle karşıladığı- Abbasi döneminde de devam etti. Yine zındana atıldı, ağır işkencelerden geçirildi, o yine Ali evladının isyanlarını desteklemekte ve inanmadığı rejime itaat etmemekte ısrar etti.

Zamanının âlimleri, bu konuda pek ona uymadılar. Bunlar arasında onu Abbasi yönetimine şikâyet ederek cezalandırılmasını isteyenler olduğunu biliyoruz. Hattâ, onun mezhebini benimseyenler arasında da sonraki dönemlerde onun bu tavrı sürdürülmemiş, İsâm tarihinde “garip” bir müçtehid tavrı olarak kalmıştır.

Bu durumdan dolayı diğer âlimleri eleştirmiyoruz, bu bizim haddimiz değil, bu nokta yanlış anlaşılmasın; sadece bu büyük imamın tavrını anlamaya, bilhassa hangi meseleden dolayı bu büyük işkencelere katlandığını öğrenmeye çalışıyoruz.

Hiç şüphesiz Emevi yönetimi zalim bir yönetimdi; ona sadece İmam-ı Azam değil, diğer Ehl-i Sünnet büyükleri de isyan ettiler ve Abbasi İhtilâli içinde yer aldılar. Abbasilerin Mutezileyi benimsedikten sonra Ehl-i Sünnete ve Ehl-i Beyte zulme yönelmesi yine bir isyan sebebidir. Onlar Ehl-i Beyt’e zulmettiği için İmam-ı Şafii biyatten çıkmış, Mutezile yolundan gittikleri için de Ahmed bin Hanbel bizzat isyan edip işkencelere uğramıştı. Nihayet bu isyanlar neticesinde Ehl-i Sünnet devletleşmiş ve bir daha da şeriat hükümran oldukça bu tür ulema isyanları görülmemişti.

Öyleyse İmam-ı Azam’ın isyanını, öncelikle bu sebebe bağlayabiliriz. Ehl-i Sünnet devletleşmedikçe o İslâm adına ortaya konulmuş olsa bile bidatçi yönetimlere isyan etmeyi örnekleştirmiş, Ehl-i Sünnetin temsilcisi olarak gördüğü Ali evladının yanında yer almıştır. En önemli isyan sebebi öncelikle bu olabilir.

Diğer taraftan, yeni okuduğum bir makaleye göre, Ali evladının isyanlarında 5 maddelik bir taahhütname yayınlanıyordu. Kur’an ve Sünnete harfiyen uyulmasıyla ilgili ilk 4 maddenin ardından, 5. olarak deniliyordu ki, “Arap olsun olmasın tüm Müslümanlar eşittir.” Bana kalırsa bu da onun bunca işkenceye katlanmasının bir sebebidir. Bilindiği gibi Emeviler Arap olmayan Müslümanları ikinci sınıf Müslüman kabul ediyorlar, mevali diye ayrı bir statüde görüyorlardı. Ehl-i Sünnet devletleşince, Farsların ve Türklerin İslâm devleti kurma ve İslâm halifesi olma yolları da açılmış oldu.

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.