IRAK İSLÂMÎ DİRENİŞİ
18 Ekimden beri Irak İslami Direnişi Suriye ve Irak’taki ABD üslerine 100 adet roket, taktik balistik füze ve kamikaze İHA saldırıları düzenledi.
İsrail’in farklı bölgelerine de çok sayıda saldırı düzenlediler.

Gölgelerde gezen ve pek bilinmeyen Irak İslami Direnişi ilk olarak Irak İşgali sırasında ABD ve İngiltere’ye karşı Irak Cumhuriyet Muhafızları ve Saddam’ın milis gücü olan Fedayen Saddam tarafından kuruldu.
ABD’nin 2011’deki çekilmesine kadar roket ve havan topu atışlarından, ABD konvoylarına yönelik bombalı ve silahlı saldırılara, büyük çaplı baskınlardan kara propaganda faaliyetlerine kadar pek çok saldırı metodu ile saldırılar yaptılar.
2011 sonrasında örgüt pasif bir yapıya geçti ve İran ile teması arttırmaya başladı. Sünni ağırlıklı olan örgüt 5 yıl önce şiileri de bünyesine katmaya ve tamamen yerel mücadelelerden çok İran desteğiyle stratejik saldırılar yapabilen batı karşıtı bir askeri yapıya dönüşmeye başladılar.
Ortak düşman karşısında birleşilmesi ve bölgedeki batı karşıtı direnişin tek çıkar yol olarak görülmesine inanan sünniler ile şiilerin oluşturduğu yeni bir askeri yapıya dönüştü.
Son 8 yılda da ABD ve diğer batılı güçlerin Irak ve Suriye’deki güçlerine karşı irili ufaklı binlerce saldırı düzenlediler. Örgütün temel saldırı stratejisi düzenli yıpratma ve psikolojik harp ancak Irak ile İran’ın ortak stratejik yeraltı direniş örgütüne çevrilmesiyle birlikte İran Devrim Muhafızlarının stratejik silah temin edilmeye başlandı.
ABD üslerine kamikaze İHA saldırıları, taktik balistik füze atışları, İsrail’in güneyinde doğusunda ve Hayfa gibi stratejik bir liman noktasında Golan Tepelerinde seyir füzesi ve kamikaze İHA saldırıları ile stratejik seviyede faaliyet göstererek Gazze, Lübnan ve Yemen cephesinin ardından 4. cepheyi açtılar.
Bu yapının saldırıları denizdeki bir damla gibi ve Ortadoğu’da 1 milyon civarında şii milis güç var ve dünyanın çoğu ordusundan daha ağır silahlı ve daha kapsamlı stratejik saldırı kapasitesine sahipler.
Irak İslami Direnişi 15 bin kişilik spesifik bir yapı ve istendiği takdirde tüm şii milis yapıların topyekun saldırı kapasitelerinin de açık bir göstergesi olarak stratejik caydırıcılık unsuru olarak belirmektedir.
ABD ve İsrail’in bölgede sahip olduğu stratejik tehditler de böylelikle yeni bir aşamaya daha kavuşmuş oldu.
Önceden Hizbullah ile Irak’taki gruplar tehdit kaynağı olarak görülürken Arap Baharı ile tüm bölgeyi yeniden dizayn çabaları Suriye, Irak, Lübnan, Gazze ve Yemen’in küllerinden doğmasıyla ters tepti.
İran’ı açığa çekip ağır yaptırımlarla ekonomisi tükenirken Ortadoğuda derinlikte imha düşüncesini uygulamaya çalışırken bir anda bunun İran’ın kararlı ve başarılı bir planlama ile organizasyonel yapı sayesinde kendini kuşatanları kuşattığı yeni bir sürece dönüştü.
TELEGRAM – ENFORMASYON










