AKP’NİN PARA DİLENMEYE ÇIKMASININ MÂNÂSI
Ahmet ÖLÇÜLÜ
Ülkenin kaynaklarını har vurup harman savuran, “milletin şeyine koyacağız!” diyerek hortumlamakla millî tasarrufun dibini getiren AKP iktidarında, çarkların döndürülebilmesi için muhtaç olunan parayı ekseriyetle Yahudi bankerlerin elinde olan uluslar arası finans kapital çevrelerinden dilenmek üzere Maliye Bakanı (İngiliz) Mehmet Şimşek’le Merkez Bankası Başkanı Hafize Hanım, Amerika’da yarın finansal teröristlerin huzuruna çıkacaklar.
AKP’nin para dilenme ameliyesi, ‘Yatırımcı Günü’, ‘50 trilyon dolarlık toplantı’ başlıklarıyla duyuruldu.
200’den fazla ABD’li firmanın talebiyle yapıldığı belirtilen buluşmada, TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın 50 trilyon doları bulan yatırım fonlarının üst düzey temsilcileri ile bir araya geleceği ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in çevrimiçi konferans yoluyla katılacağı açıklandı.
Para dilenecekler de ne olacak?
Hadi para geldi diyelim, ya sonra?
Gelen bu sıcak para Batı ile yaşanacak en küçük bir sürtüşmede hemen ülkeyi terk edecek. O terk ederken de dolar fırlayacak. Bu defa AKP iktidarı, “Batı bize ekonomik operasyon çekiyor!” diye vatan millet yaygarasına başlayacak. Bu kadar vatan millet düşünüyorsanız, milletin şey,ne koyma ekonomisinden vazgeçecek, iktidarda kaalbilmek için de elin gavurunun elindeki paraya muhtaç kalmayacaksınız. Siz iktidarda kalmak için buna muhtaç kalmazsanız, bağımsız adım atabilirsiniz. Yoksa, milleti Batı’ya köle kılacak sözler vermeniz kaçınılmaz. Hem adamlara kapıları açın, sonra da…
Sıcak para geldi diyelim dedik ya…
Gitmemesi için Batı’nın siyasî baskılarına boyun eğilecek, bağımsızlıktan ödün verilecek. AKP iktidarda kalabilmek için milleti ve millî menfaatleri, milleti düşmanlarına, Batılılara peşkeş çekecek. Milleti daha çok bağımsız kılmak yerine, köleleştirecek… Millî değerler özelleştirilme yolu ile Batılılara aktarılırken, millet de Batı’lının ucuz iş gücü deposu kılınacak. Hatta iş Doğu-Batı savaşında, Doğu’ya karşı cephede yer almaya kadar gidecek. Mehmetçiğin kanı Batı için akıtılacak.
Mesele basit bir para-borç ilişkisinden ibaret değil. Batı’nın çerçevesini çizdiği uluslar arası ilişkilerde bu böyledir: Parayı-borcu veren Batı, emir de verir. Senin politikanı belirler. İç işlerine varıncaya kadar karışır:
- Ama biz Ayasofya’yı bile açtık!
- Yav he, he…
Adamlar işin şekline değil ruhuna bakar. İşbirlikçi bir iktidarın varolabilmesi, Türkiye’yi yükselen İslâmcı dalgaya rağmen Batı çizgisinde tutabilmesi için, gerekirse İslâmcı görünümlü bir iktidara şeriat bile ilân ettirebilirler. (Batı işbirlikçsi Suud güya şeriatla yönetilmiyor mu mesela? Ruh olmadıktan sonra, şekil nedir ki?) Batıcı hayat tarzının yaşandığı, Batı’ya ekonomik ve siyasî bağımlılığın devam ettiği sözde şeriat ülkesi… Sözde hilâfet…
Unutulmasın: Her şeye sahtesi musallat; şeriata da, hilâfete de, Ayasofya’nın açılmasına da…
Allah Resûlü’nün emri: Kişinin para ile olan ilişkisine bakın!
İngiliz Mehmet de AKP’nin Batı’ya tehdit olmadığına kefil olup, Batılılardan, Yahudi bankerlerden para bulma telâşında. Karşılığında da ne isterlerse verecekler elbette. Burada siz Yahudi mallarını boykot ettiğinizi zannedin, en büyük boykot delici, eylem kırıcı AKP iktidarı aslında… En büyük işbirlikçi… Yahudilerin parasını dileniyorlar… Yahudi parası ile ülkeyi yerli ve millî güçler idare ediyor, öyle mi?
Bir de işin trol cephesi var elbette…
Para dilenen iktidar CHP olsa, bu şerefsiz troller, CHP’ye, kâfir, işbirlikçi, Yahudi dölü diye demediklerini bırakmazdı ama şimdi yine mırın kırın ediyorlar…
Üstad’ın da dediği gibi, bizdeki muhalefet iktidar olabilmek için vatanı satmayı göze alabilir ama iktidar, iktidarda kalabilmek için zaten vatanı satıyor, ne haber?
Kurtuluş hamlemizin esası, apaçık düşmanın boyunduruğundan kurtulabilmek için ilk önce sahteliklerden, sahte kurtarıcılardan, kurtarıcılık adına mahkûmiyetimizin görünmez zincirlerini kalınlaştıranlar ve onlara yalakalık yapanlardan kurtulmakla mümkün. Bunda da bu vatan millet müdafiî gibi görünen ahlâksız, şerefsiz, haysiyetsiz trollerden kurtulmak başta gelen unsur… Düşman düşmanlığını yapıyor da düşman bizden hak ettiği cevabı, işte bu içimizdeki kimi düpedüz münafık, hain ve satılmış kimi de ahmaklar sebebiyle alamıyor.










