SANAT ANLAYIŞIMIZA DAİR
Selim GÜRSELGİL
Buraya kadar konuşulanlardan şunu anlıyoruz ki, bir kısım sofilerin veya selefilerin zannettiği gibi, “İslâm’da sanat yoktur” diye bir şey söylenemez. İslâm’da sanat, İslâm’da bilim konusu gibidir. Nasıl ki İslâm’da bilim yoktur denemez. Yahut “ilim Çin’de de olsa alınız” ölçüsü varken, selefilerin sandığı gibi “kâfirden ilim alınmaz” denemez. Eğer öyle olsaydı şahi topları dökülemez, İstanbul fethedilemezdi.
İslâm’da bilim de sanat da dinin rüknünden değildir; din-dışı beşerî marifet sahasındandır ve bu hususiyetiyle de dine nisbet edilir. İmam-ı Gazali’nin mantık hakkında söylediği gibi: “Kendi başına helâl veya haram değil, hangi davaya hizmet ederse ona göre değer kazanır.” Kâfirin elinde küfrün, müminin elinde imânın hizmetçisidir.
Tüm bilimler ve sanatlara da bu ölçüyü tatbik edebilirsiniz. İslâm’da fizik yoktur, kimya yoktur denemez; bu ilimlerle kâfir iştigâl ederse onları küfrün bir sözcüsü kılar, mümin iştigâl ederse imânın… Sanatlar da bunun gibidir; Tarkan müzik yaparsa halkı sufliyete çağırır, Itrî müzik yaparsa ulviyete çağırır. Zola’nın romanında din ile savaşılır, Mirzabeyoğlu’nun romanında şeytanla.
İslâm’da müzik büsbütün yasaklanmamıştır. Müminler onun sufliyetine düşmekten men edilmiştir. İleride ulvi tarafı ortaya çıkınca da İslâm estetiğinin bir ifadecisi olmuştur. Sûret hikmeti, keza putlaştırmanın yasaklanması hikmetine bağlıdır; nitekim heykelcilikte bu husus devam eder. Fakat sûretin kendisi haram değildir; eğer öyle olsaydı, bugün youtube videosu çekip vaaz verenler tümden küfre girerdi. İşine geldiği ve herkesin kafasına estiği gibi hüküm verilemez: Bizatihi sûret mi yasaktır, yoksa putlaştırmaya hizmet eden sûret mi?
Müslüman gençler bunları düşünmek, paldır küldür ahkâm kesen fetvacı dayıların seviyesizliklerinden yakalarını kurtarmak zorundadır.
Büyük Doğu-İbda, çağın olanca kargaşası ortasında yolunu kaybeden müslümanlara ve her türden insana kurtuluş yolunu gösteren bir rehberdir. Sanatın, bilimin, tüm hayatın İslâma hizmet edici yönlerini ortaya koyarken, bu anlamıyla da yeni İslâm medeniyetinin manifestosudur.










