DEVLET ELİYLE İŞLENEN CİNAYET

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, adalet arayışlarını Ankara Ulus Meydanı’nda açıklama yaparak dile getirdi

KAMU PERSONELİ YARGILANSIN

Adalet Peşinde Aileleri Platformu adına açıklama yapan Zeliha Ağırbaş, ”Felaket olan deprem değil, sorumluluklarını yerine getirmeyenlerdir. Tüm sorumlular özellikle sorumlu kamu personeli yani denetimi yapmayan bakanlık çalışanlarından belediye çalışanlarına, düzgün ruhsatlandırma yapmayanlara, arama kurtarmaya gelmeyen AFAD yetkililerine, TSK’ya gerekli emri ve izni vermeyenlere kadar herkes olası kast ile adam öldürmeden yargılansın ve cezalandırılsın. Tekrar tekrar ölmek istemiyoruz! Sevdiklerimiz için ve aynı felaketler tekrar yaşanmasın diye adalet istiyoruz” dedi.

Açıklamada, ”Katiller taksirle değil olası kastla yargılansın”, ”Sorumlu kamu görevlileri yargılansın”, ”Lütfü Savaş yargılansın”, “Unutmadık, unutmayacağız” yazılı dövizler taşındı.

“ADALET NÖBETİ TUTUYORUZ”

Platform adına açıklamayı Malatya Kırçuval Otel’de milli voleybolcu oğlunu kaybeden Zeliha Ağırbaş yaptı. Ağırbaş, şunları söyledi:

”Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adıyaman Isias Otel’de ve 11 ilde vefat edenlerin yakınları olarak buradayız. Bugün buraya gelerek bizleri yalnız bırakmayan siz değerli yurttaşlarımıza çok teşekkür ederiz. Bir yıldır beklediğimiz adalet sağlanmadığı için Ocak ayından beri adalet nöbeti tutuyoruz. 18 ilde eş zamanlı başladığımız nöbetin ikincisini Şubat ayı içerisinde deprem bölgelerinde gerçekleştirdik. Bugün de burada üçüncü nöbetimizi gerçekleştiriyoruz.

Türkiye’nin büyük bir kısmının deprem riski taşıdığı bilinen bir gerçektir. Bu haliyle depremin öngörülemez olduğundan bahsedilmeyecektir. Jeoloji ve deprem alanında yapılan araştırmalarda elde edilen veriler doğrultusunda idare deprem olacağı bilgisine sahiptir. Bilinmeyen tek şey depremin zamanıdır. Buna rağmen 6 Şubat ve 20 Şubat 2023 tarihlerinde peş peşe meydana gelen depremler büyük bir felakete dönüştü. Depremden önce alınmayan önlemler, yapılmayan denetimler sebebiyle büyük bir yıkım yaşandı. Yaşanan yıkımın ardından basiretsizlik ve özensizlik devam etti ve binaların altında kalan sevdiklerimizi arama ve kurtarma konusunda da yapayalnız kaldık.

“SEVDİKLERİMİZ ÖLÜME TERK EDİLDİ”

Bu süreçte 50 binden fazla canımız yaşamını yitirdi, yüz binlerce vatandaşımız yaralandı ve engelli hale geldi, milyonlarca kişi evsiz kaldı. 1 yıldan uzun süre geçti ama bu yönetememe hali hala devam ediyor. Hâlâ depremde kaç kişinin öldüğü, kaç kişinin kayıp olduğu bile bilinmiyor. Yargılanmaların çoğu hala soruşturma aşamasında. Soruşturmalar toplumun öfkesini azaltmak amacıyla birkaç müteahhit ve yapı denetim sorumluları üzerinden yürütülüyor.

Elbette yıkılan binaları yapan, sevdiklerimizin ölümüne sebep olan müteahhitler ve yapı denetim sorumluları yargılansın. Ancak mevzuatlarımız açık binaların yapım aşamasında denetiminden, ruhsatlandırmadan sorumlu olan idaredir. Yine afet durumlarında arama-kurtarma çalışmalarını yürütmesi gereken idaredir. Ve maalesef ülkemiz idaresi, yaşanan afette hiçbir sorumluluğunu yerine getirmedi. Yeterince denetim yapmadığı, uygun ruhsatlandırmalar yapmadığı için yıkılan binalarda sevdiklerimiz ölüme terk edildi.

“FELEKAT OLAN DEPREM DEĞİL…”

Tüm süreçten sorumlu olan idare ve idareye bağlı çalışan kamu personelleri iken tek bir kamu personeli bile yargılanmıyor. Soruşturma aşamasındaki dosyalar için hala İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni çıkmasını bekleniyoruz. Bu sırada yapılan haberlerde ‘asrın felaketi’ vurguları yapılarak depremde yaşanan kayıplar kadermiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bizler biliyoruz ki sevdiklerimizi, bunca insanı öldüren deprem değildi. Öyle olsaydı aynı deprem Kırgızistan ve Japonya’da da öldürürdü.

Felaket olan deprem değil, sorumluluklarını yerine getirmeyenlerdir. Tüm sorumlular özellikle kamu personelleri yani, denetimi yapmayan bakanlık çalışanlarından belediye çalışanlarına, düzgün ruhsatlandırma yapmayanlara, arama kurtarmaya gelmeyen AFAD yetkililerine, TSK’ya gerekli emri ve izni vermeyenlere kadar herkes olası kast ile adam öldürmeden yargılansın ve cezalandırılsın. Tekrar tekrar ölmek istemiyoruz! Sevdiklerimiz için ve aynı felaketler tekrar yaşanmasın diye adalet istiyoruz.”

“KATİLLER BU HALKA HESAP VERECEK”

Eyleme destek olan TİP Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci de şöyle konuştu:

”Hayatını kaybeden on binlerce canın yakınlarının acısını paylaşıyor ve onların hak arayışında bu kararlı tutumlarının önünde saygıyla eğiliyorum. Yerel yönetimlere talip olmuş onlarca isimden biri olarak onların huzurunda söz veriyorum imar değişiklikleri için oynatılacak her kalemde rantı değil, kent halkını, canları düşüneceğiz. Kent suçlularını, deprem suçlularını yeniden belediye başkan adayı diye halkın önüne getirenlere karşı da şunu söylemek istiyoruz; gerçekten gün gelecek devran dönecek ve katiller bu halka hesap verecek.”

EV YERİNE, KATİL BİNALAR İNŞA EDİLMİŞ

Isias Otel’de 14 yaşındaki kızı Selin’i kaybeden Ruşen Yücesoylu Karakaya, şöyle konuştu:

“6 Şubat’taki deprem sonucu biz Grand Isias Otel olarak adlandırılan katil bir binada en değerlilerimizi kaybettik. Onların adaletini sağlamak ve adlarını yaşatmak için kurduğumuz derneğimizle birlikte son 14 aydır hep beraber durmadan mücadele veriyoruz. Buradaki dostlarımız ise Türkiye’nin 11 farklı deprem bölgesinde, hayatlarını sürdürdükleri, evim dedikleri, fakat usulsuzlükle, ne olursa olsun mantığı ile inşa edilen katil binalarda oldukları için yitirdiler en değerlilerini.

“72 CANIN KATİLLERİ SUÇLUDUR VE ADALET ÖNÜNDE HESAP VERMELİDİR”

Hepimiz, tüm Kıbrıs ve dünyanın birçok yerinden destekçilerimizle ilk günden beri tek yürek olarak her yeni güne adalet diyerek uyandık. Isias özelinde bizim Ocak ayında başlayan duruşmalarımız Nisan ayında devam edecek ve gerçekler mahkeme huzurunda bir kez daha ortaya konacaktır. Bütün çabamız tüm suçluların en ağır cezayı alması içindir. 72 cana mezar olan usulsüz yapıyı yaratan her birey suçludur ve adalet önünde hesap vermelidir. Başka canlar bu hırsız, ahlaksız zihniyetlerce aramızdan alınmasın diye hep birlikte mücadele etmeliyiz.

ACILI ANNE ADALET BAKANLIĞI’NA SESLENDİ

Savcılık iddianameleri yayınlanmasına ve resmi görevlilerin isimleri tek tek ortaya konmasına rağmen Adalet Bakanlığı soruşturmanın genişletilmesi için gerekeni yapmamaktadır. Depremde en sevdiklerimizi kaybettiğimiz bu sahte ve usulsüz yapılara izin veren ve devletin verdiği yetkiyi kötüye kullanan herkes suçludur ve yargılanmalıdır. Bir sonraki duruşma günlerimize kadar her türlü kanaldan adalet çığlıklarımızı daha güçlü duyurmaya devam etmeliyiz. Türkiye’de bir adalet depremi yaşanmalı ve sevdiklerimizi öldürenler en ağır cezayı almalıdır.

Depremi hiç unutmuyoruz. Her an 6 Şubat’ı yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin de bu bilinçle hareket etmesi ve siyasi kaygılardan uzak insani ve hukuki kararlar vermesini talep ediyoruz. Kıbrıs’ın şampiyonlarının ve tüm hayatını kaybedenlerin adaleti elbet sağlanacak ve suçlular en ağır ceza ile yargılanacaktır. Biz Kıbrıs’lı aileler ve Kıbrıs halkı olarak hep yanındayız, kendi davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz ve hayatlarını kaybeden, gelecekleri ellerinden alınan sevdiklerimiz için sonuna kadar mücadelemiz sürecektir.”

“ADALET İSTİYORUZ”

Hatay Ilgım Apartmanı’nda 4 yakınını kaybettiğini belirten Duygu İnegöllü, “Depremden bir gün sonra alanına ulaştığımızda arama kurtarma çalışmalarının başlamadığını fark ettik. 8 gün süren tırnaklarımızla kazıdığımız günlerin sonunda sevdiklerimizin tanınamayacak vücutlarına ulaşabildik. Bu apartmanda 80 kişi hayatını kaybetti. Adalet istiyoruz. Dosyada bir tek kamu personeli yargılanmıyor. Bu binalara izin verenleri, bizi yalnız bırakanların hepsini mahkeme salonlarında görmek istiyoruz.” diye konuştu.

Kahramanmaraş Sait Bey Sitesi’nde oğlunu kaybettiğini belirten anne, “Adalet istiyorum. Adalet yerini bulsun artık” dedi.

“BU DEVLET ELİYLE İŞLENEN BİR CİNAYET Mİ?”

Kız kardeşini ve iki yeğenini kaybettiğini belirten vatandaş, yetkililere şöyle seslendi: “Benim kız kardeşim ve iki küçük yeğenim örgütlü bir kötülüğün kurbanı mı oldular? Bu devlet eliyle işlenen bir cinayet mi? Biz bunu nasıl anlayacağız? Zihnimize nasıl açıklayacağız? Kamu personeli bütün suçlular yargılanmalıdır.”

Kahramanmaraş Ebrar Sitesi’nde eşini ve çocuklarını kaybettiğini belirten anne ise “Tüm suçluların cezalandırılmasını istiyorum. Hayallerimizin hepsi yarım kaldı. İki ayağımı kaybettim. Bunun hesabını kim verecek?” diye sordu.

“BU ÖLÜM TUZAĞINI ÇOCUKLARIMIZA KİMLER KURDU?”

Isias Otel’de rehber oğlu Nazımcan Hartlap’ı kaybeden Hilal Düzgünce, “Bu ölüm tuzağını çocuklarımıza kimler kurdu? Kimler bizi kaç paraya sattı? Söyleselerdi bize fiyatlarını biz satın alsaydık onları. Bizler yaşamıyoruz, nefes almıyoruz, kabristanlara gidemiyoruz” dedi.

Gaziantep Furkan Apartmanı’nda oğlunu kaybettiğini belirten anne, “Ben çok öfkeliyim, çok kinliyim. Bu binada 51 kişiyi kaybettik. Bunun sorumlusu kamu personeli yargılansın” diye konuştu.

Kaynak: ANKA

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin