HEGEMON’UN GERİLEME GERÇEĞİ
Oğuz BEKDEŞ
Hava, puslu hava. Daha önce küresel seçkinler arasında yayılan ve bu yılın başlarında Davos forumu gibi toplantılarda açıkça ortaya çıkan panik… Özellikle Amerika’da, derin bir endişe artık bilinçli olarak egemen sınıfı kemiriyor; bunu görebiliyorlar, hissedebiliyorlar: Amerikan İmparatorluğu son demlerinde, çöküşe yakın… Üst düzey Amerikan derin devletinden, ülkenin, tarihin amansız gelgitleri tarafından sürüklenmesin diye rotayı değiştirmeye çağıran çok sayıda yeni düşünceye şahit olmaya başladık. En başta, Amerika’nın küresel teşkilâtı amansız bir yara aldı ve öldü. Teşkilât neden öldü? Şöyle: Çünkü daha önce Hegemon’a sıkı bir şekilde itaat ederek vassallaştırılan ülkeler artık ilk kez bağımsız hareket ediyor ve -çok şaşırtıcı!- egemen kararlar alıyor. Seçkinler arası tartışmanın gizli mesajı da böylece tercüme ediliyor: “Kurallara Dayalı Düzen”, sıra dışı köleliğe yönelik bir perdeden başka bir şey değildi ve artık sonsuza dek sona erdi.
Dünya Amerika’nın sahtekârlığına uyandığı için önceliği sona erdi. Şu ân içinde bulunduğu tüm çatışmalar, dahil olmak için hiçbir gerçek yasal gerekçesinin bulunmadığı çatışmalardır. Artık işi bitti ve dünya, küresel açgözlülüğü yüzünden ölmeyi reddeden kendi vatandaşları da dahil olmak üzere bariz ikiyüzlülüğünü ve çifte standartlarını gördü!..
ABD düzeninin gece çalan ölüm çanı, derin devleti, ilk defa, henüz adını ağzına almaksızın, aslında “çok kutupluluğun” ileriye yönelik uygulanabilir tek çözüm olduğuna razı edecek gibi. Amerika’nın gücünün doğal sonuna, nihaî mantıkî sonucuna ulaştığını ve yalnızca diğer süper güçlerle birlikte çalışmanın ileriye yönelik geçerli bir politika olarak kaldığını az sayıda da olsa görenler var… Ne kadar etkili olurlar, zaman gösterecek…










