GENÇLİĞİMİZİ KURTARMAK İÇİN


Selim Gürselgil

Kayseri’deki olaylar duyulunca çeşitli yerlerde olduğu gibi Antalya Serik’te de 30-40 civarında ırkçı parti militanı sokağa dökülüyor. Önceden fişledikleri bir eve saldırı düzenliyorlar. Eve girip içerideki Suriye göçmeni işçi gençlere vurmaya başlıyorlar. 17 yaşında En-Naif adlı Suriyeli ellerinden kurtulup kaçmaya başlıyor. Yolunu motosikletleriyle ikisi 17, biri 15 yaşında 3 Türkiyeli kesiyor. Suriyeli genci öldürüyorlar. Kendileri de katil damgası yiyerek tutuklanıyorlar. (Meskûn mahalle baskın düzenleyen diğerleri tutuklanamıyor, yetkililer o kadarcık adaletsizlikten göz çıkmaz diyor.)

Şimdi bunun sorumlusu kim? Tabiî ki ırkçı parti ve onun lideri. 15-17 yaşındaki Türk gençlerini katliam yapma azmiyle sokağa döken bu ruh hastaları. Bu ergenleri, torbacılık, pezevenklik, sapıklık gibi suçlardan sabıkalı tiplerin peşine takıp onlara katliam yaptırmaya çalışan ve bunu da politika zannedenler… Ama tabiî ki bunun sorumluluğunu almayacaklar. Hatta bu tarz yeni katliam planları yapıyorlardır şu an. Çünkü onlara zemin hazırlayan, onları haklılaştırmaya uğraşan bir idare anlayışı var.

Bakın, öteden beri bu göçmen politikasının yanlış olduğunu savunan kimseler olarak söylüyoruz bunu. Ama ergenlere katliam ruhu aşılamak, onlara ucuz kahramanlık yaptırmak ve onları katilleştirmek suretiyle iktidara yürümek isteyen, bu insafsız yöntemle ülkesinde Siyonizm ve emperyalizmin çıkarlarını korumaya çalışan bir zihniyet, bambaşka bir şeydir. Göçmen çocuklarına linç yapacak ve bu yolla iktidara gelecek!

Eskiden bu tarz linç kampanyaları Kürtler aleyhinde olurdu. O zaman mahalledeki Kürt vatandaşlar günlerce korkuyla dolaşırlardı. Mecbur olmadıkça evlerinden çıkmazlar, sokakta sizi görseler suçlu gibi başlarını önlerine eğerlerdi. “Biz zaten gideceğiz buralardan” (lütfen çoluk çocuğumuzu bağışlayın!) diyen oldu. Onları öyle görmekten o kadar utanırdım ki, ne yapacağımı bilemezdim.

Şimdi benzer bir durum… Arap kadınlar her akşam çıktıkları parklarda, banklarda değil. Sokakta sizi görseler korkuyla uzaktan geçiyorlar. Çocukları bile etrafı gürültüye boğmuyor. Zaten pek diyaloğumuz yoktu ama şimdi tamamen köşelerine çekildiler.

Sadece bir Filistinli aile vardı. Laik Filistinlilerden; kızları bizim kızla kanka. Bir de 17-18’inde çocukları var. Okulda Arap diye alay ettikleri için okulu bırakmıştı. Fırlama bir şeydi, pek muhabbetimiz yoktu. Yolda annesi, o, kardeşi rastladım. Nasıl koşup elimi sıktı, “nasılsın abi” dedi, içiniz parçalanır.

Durum çok vahim. Bu durumu düzeltebilecek, Türk gençlerinin alnına katliamcı, yağmacı lekesinin sürülmesine engel olabilecek tek kesim, İslâmcılar. Sol artık bitti, Türkiye’de kalmadı, onlardan bir şey beklemeyin. İslâmcılar varsa Türkiye vardır. Yoksa tımarhaneye dönecektir.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin