YENİ SAĞLIK BAKANI MEMİŞOĞLU: HEKİMLERİ KÜSTÜRDÜK
Ahmet ÖLÇÜLÜ
AKP iktidarı, ülkenin nasıl yönetilemeyeceğinin destansı örneklerini vermeye devam ediyor.
Kaptan gemiye ne zaman lâzım?
Fırtınalı havada. Kayalık boğazlardan geçerken…
Yoksa, gemide her şey yolunda, açık denizde giderken, dümene bir çocuğu oturtsan da olur.
Oysa Türkiye’de her şey yolunda gözükürken, “Bakın biz ne güzel kaptanlık yapıyoruz!” diyenler, bu gidişle siz gemiyi karaya oturtursunuz!” diyenleri dinlemedikleri gibi, geminin karaya oturacağını anlayınca veya oturunca, suçu başkalarının üzerine atmıyorlar mı?
İşte bir örnek: Yurt dışına kaçan doktorlar.
Doktorlar sıkıntılarını anlatıp çare bulunmasını istediklerinde, Erdoğan, 2022 yılı Mart ayında yaptığı bir konuşmada şunları söylemişti: “Efendim işte doktorlar az para aldıkları için ayrılıyorlar! Sordum, en az alan ne alıyordur? 8 bin-9 bin. En yüksek alan ne alıyordur? İşte 25 bin civarında alıyordur. Bakın açık konuşuyorum. Varsın gidiyorlarsa gitsinler. Bizler de üniversiteleri yeni bitiren doktorlarımızı buralarda istihdam ederiz ve bunlarla beraber bu yola devam ederiz. Gerekirse yurt dışından ülkemize dönmek isteyenleri süratle davet eder ve onları da ülkemizde istihdam ederiz. Buralar boş kalmaz, merak etmeyin!”
Ne oldu?
Sağlık sistemi çöktü.
Kimse doktordan, MHRS’den randevu alamıyor.
İnsanların sağlığı ile oynadılar.
İnsaları ölüme ve hastalığa mahkûm ettiler.
Bakan değişti ve yeni Bakan Kemal Memişoğlu bakın ne diyor:
-“Biz maalesef hekimleri biraz küstürdük”
Biraz mı?
Adamları resmen kovdunuz be!
Gemi karaya oturdu ve bu gemiyi kaptan değil tayfalar, yani doktorlar kurtarabilir. Ama kaptan tayfalara demediğini bırakmadı. Hem de haksız olarak… Ve şimdi bu haksızlığı itiraf ediyorlar.
Bir haksızlık böyle giderilebilir mi?
Haksızlığı yapan değil de niye yamağı özür diliyor?
Her makama gelen devlet adamı demek değil. Kaptan fırtınada lâzım. Fırtınadaki kaptanlık da ortada. Gemi batıyor, vatan elden gidiyor ve devletlûlar hâlâ burunlarından kıl aldırmamaya çabalıyor…










