HİZBULLAH SALDIRISI HEDEFİ VURAMADI MI?
Oğuz BEKDEŞ
Nasrallah’a göre Hizbullah’ın son saldırısı, kendi komutanlarına suikast düzenleyen Mossad’ın ve askerî istihbarat grubu Unit 820’nin merkezi olan Tel Aviv’in kuzeyindeki Glilot üssüydü. İsrail ve Batılı müttefikleri bunu gizlediler. Ancak, “Unit 820 ile irtibatımız kesildi” şeklinde bir haber sızıntısı oldu. Bu da Nasrallah’ın dediğini doğruluyor.
Bu saldırı, daha önce ekseriyetle İsrail’in kuzeyini ve işgâl altındaki Golan Tepeleri’ni hedef alan saldırıların aksine İsrail topraklarının derinliklerinde gerçekleşti.
Nasrallah, İsrailli yetkililerin AFP haber ajansına saldırılarının başarısız olduğuna dair verdiği ifadeleri reddetti. Zaten saldırı başarılı olsa, alışılagelmiş olarak İsrailliler bunu gizli tutacaktı!
Nasrallah, haberlerdeki tutarsızlıları ve sızıntıyı fırsat bilip İsrail’in bazı iddialarını çürüttü.
Bunlardan en mühimi, İsrail tarafının saldırıdan haberdar olduğu ve “önleyici” saldırısının Hizbullah’ın saldırısının hedeflerine ulaşmasını engellediği yönündeki imaydı. Güya 6 bin Hizbullah roketi fırlamaya yakınken imha edilmiş.
Nasrallah, İsraillilerin sınıra yakın bir hareket fark ettiğini ve “önleyici” saldırılar başlattığını ancak saldırıdan önce vurdukları yerlerin boş olduğunu söyledi. İsrailliler ancak Hizbullah roketlerini fırlattıktan sonra aktif yerleri vurabildi.
Bu, Hizbullah’ın güçlü bir istihbaratının olduğunu gösteriyor ve elde edilen bilgilere istinaden bir düzenek kurduğu anlamına geliyor. İsrail’in vurduğu alanlar boş vadilerdi ve saldırının tamamlanmasından sonra vurulan yerler de artık işi bitmiş fırlatma sahalarıydı.
Hizbullah “binlerce roket” fırlatmadı. Sadece 300 civarı roket ve insansız hava aracı. Bu oldukça doğru gözüküyor. Ayrıca sivil yerleşim yerlerinin hedef olmamasına dikkat edildi. Ve saldırı yarıda kesildi.
Nasrallah, Hizbullah’ın saldırıyı şu sebeplerle ertelediğini açıkladı: İsrail ve ABD’nin yeni askerî mevzilenmesine hazırlıklı olmak. İsrail halkı arasında korkuya ve Netanyahu (Satanyahu) hükümetine tepki oluşturmak. Hizbullah’ın müttefikleri, özellikle “direniş ekseni” arasında koordineli saldırılar olup olmayacağı konusunda fikir birliğine varmak. Başarısızlık ihtimaline rağmen Gazze ateşkes görüşmelerinin devam etmesine izin vermek; ki bu da doğru çıktı.
Şu âna kadar, Ekim ayından bu yana İsrailliler birbiri ardına yalanlar söylediler; elbette ana akım medya tarafından değil, yalanlar ifşa edildikten sonra bile yayınlamaya devam edenler tarafından; alternatif medya ve hatta İsrail kaynakları tarafından!
Bu, Nasrallah’ın açıklamasının büyük oranda doğru olduğunu gösteriyor. En azından Hizbullah’ın İsrail İstihbaratını hedef aldığı ve hedefleri vurduğunu… Stratejik veya balistik füzeler kullanılmasa da bir cezalandırmadan ziyade seçici bir hassas saldırıydı. Tırmanışa yol açması amaçlanmamıştı.
Hizbullah açıkça durumu tırmandırmak istemiyor. En azından şimdilik! İsrail Hizbullah’ın fırlatma tesislerine bir miktar zarar vermiş olabilir ancak bu çok mühim derecede değil.
Eğer bir tırmanış olacaksa, Hizbullah İran’ın savaşa girmesini bekleyecek ve bu muhtemelen BRICS Zirvesi’nden sonra gerçekleşecek. Şu ânda İran, Orta Doğu’nun her yerinde ittifaklar kurmakla meşgûl. Aynı zamanda askerî yeteneklerini de geliştirip güncelliyor.
İran, BRICS Zirvesi’nden sonra çok daha güçlü bir konumda olacak, Hizbullah da öyle. ABD ise, Rus güçlerinin Ukrayna’daki yıpranmayı hızlandırmasıyla daha zayıf bir konumda olacak.










