CANAVAR

Oğuz BEKDEŞ

Canavar lejyondur. Birçok isimle anılır. Birçok yüzü vardır. Zamanla değişirler. Bazıları “kontrol makinesi” der, bazıları buna şirket yönetimi der veya demokrasi veya küresel kapitalizm. Canavar bizim ona ne ad verdiğimizi umursamaz. Kim olduğumuzu, politikalarımızın ne olduğunu veya hangi savaşta, hangi tarafta olduğumuzu umursamıyor. Neye inandığımızı, hangi dini benimsediğimizi umursamıyor. Tek önemsediği şey güçtür. Tek önemsediği şey kontroldür. Her yerdedir ve hiçbir yerdedir. Ülkesi yoktur. Milliyeti yoktur. Varolmaz. Her şeydir ve hiçbir şeydir. Tüm gezegeni işgâl eden varolmayan imparatorluktur. Dış düşmanları yoktur çünkü artık dışarısı yoktur. Yani gerçek bir savaş yoktur. Sadece isyancılar, teröristler tarafından gerçekleştirilen ayaklanmalar vardır.

Canavar, var olmayan imparatorluk, insanlık tarihindeki ilk küresel imparatorluktur. Kötü insanlardan oluşan bir gruptur. İnsanlar tarafından sürdürülür, ancak hepsi birbirinin yerine geçebilir. Onun için kişilerin önemi yoktur. Merkezi yoktur. İmparator yoktur. Saldırılacak bir “Bastille” bile yoktur. Bir logos’tur. Bir sistemdir. Bir işletim sistemidir.

Hiçbir politikası, ideolojisi yoktur. Resmî ideolojisi “gerçeklik”tir. Dolayısıyla hiçbir siyasî muhalefeti yoktur. “Gerçekliğe” kim karşı çıkar? Deliler. Aşırıcılar. Son derece delirmiş olanlar. Ve dolayısıyla bir muhalefet, bir muhalif siyasî parti yoktur. Sadece sapkınlar, radikaller, küfürbazlar, anlaşmazlık çıkaranlar, “gerçeklik” inkârcıları vardır.

Bu canavar “gerçeklik” üretir. İhtiyaç duyduğu her türlü “gerçeklik”. Teröre Karşı Savaş. Popülizme Karşı Savaş. Virüse Karşı Savaş. Hava Isınmasına Karşı Savaş. Nefrete Karşı Savaş. Her ne olursa olsun. Önemi yok. Hepsi aynı savaş. Aynı “Temizle ve Beklet” operasyonu ve aynı karşı ayaklanma. Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana olan tek şey budur.

İmparatorluk iç direnişi, her türlü iç direnişi ortadan kaldırıyor. Canavar her şeyi ve herkesi canavarlaştırıyor. Toplumları pazarlara dönüştürüyor. Başka yapacak bir şeyi yok. Değerleri siliyor. Sınırları ortadan kaldırıyor. “Hassasiyet düzenleme” kültürü, her şeyi ve herkesi tek değerine uygun olarak senkronize ediyor. Para. Her şeyi bir meta haline getiriyor.

Liberalizm, demokrasinin ilâhlaştırılmasıdır; canavarın demokrasiyi, demokrasi simülasyonunu ortadan kaldırdığı ve kendini “demokrasi” ilân ettiği kısımdır. Küresel-kapitalist dünya görüşüdür. İşte savaşmamız gereken canavar bu.

Bu da beni bir terörist yapar. Bir komplo teorisyeni. Bir Rus propagandacısı. Bir Covid inkârcısı. Bir sağcı aşırılıkçı. Bir aşı karşıtı. Bir Yahudi düşmanı. Transfobik bir ırkçı. Bir “demokrasi” düşmanı. Bir Hamas destekçisi. Bugün resmî düşman ne olursa olsun, yaptığımız -istesek de istemesek de-, bir şekilde gerçekliği şekillendirir. Ya canavarı besler yahut da canavarla uğraşırız.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin