DÜNYAYA VERİLECEK YENİ BİR MESAJ
Selim GÜRSELGİL
Buraya kadar söylediklerimizin sağlaması halinde;
Alıntı:
“GÖBEKLİTEPE’de ne var da yasaklanıyor.
Dini mitolojilerde insan tarihi 7 bin yıldır var. Ancak göbeklitepenin yaşı 11 bin yıl öncesini buluyor. Araştırmaların % 30 bitmişken Dünya Ekonomik Forumu kurucusu Klaus Schwab kazıyı durdurmayı emretmiş ve kazı yasaklanmış hatta üstüne birde kazı alanına ağaçlar dikilmeye başlanmıştı.” (Mavi Türk – @Maviturkk)
Ne demiştik: Kemalist propaganda sansasyon propagandasıdır. Söylediğinin doğru veya yanlış olmasının hiç önemi yoktur. İstenen sansasyonu çıkarıyor mu? Hem de ne: Kemalist gençler birbirini çiğniyor, önce ben layk atacağım diye. Dinleri yalanlamanın ve Kemalizm’i doğrulamanın mutluluğunu yaşıyorlar. Bir teki bile sormuyor:
Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucusu hangi yetkiyle Göbeklitepe’de kazılar durdurulsun emrini veriyor? Kazıları finanse ederken, birdenbire “dur yahu, bu bizim Vatikan’ın 500 yıl önceki tezlerini yalanlıyor, hemen durdurun kazıyı. Ağaç mağaç dikin oraya anlamasınlar. Göbeklitepe diye bir yer yok. Yaşasın Hristiyanlık” diye mi düşünüyor?
Nasılsa Kemalist gençler bunları yer. Yemedi mi, Atatürk falan dersin, hamuduyla yutar. Bilmez ki, bu doğru bile olsa bundan dolayı Kemalizm’e hiçbir kazanç yoktur. Kaldı ki, palavra olduğu da 1000 km öteden anlaşılıyor.
Kemalizm yerel bir mutluktur. Onun dünyaya söyleyebileceği bir söz yoktur. Ne diyecek ki Batı’ya? Lâtin harflerine geçin mi diyecek? Şapka giyin mi diyecek? Kiliseleri kapatın, hepsi yalan mı diyecek? Onlar için orijinal hiçbir şeyi yok ki. Bütün örneğini onların bir dönem doğru kabul ettiklerinden almış. Onların başarılarıyla övünmeyi ve onların hayat tarzını, giyim kuşamını benimsemeyi onlardan olmak sanmış. Onun dünya medeniyetine hiçbir katkısı olmadığı gibi, ebediyen olması da mümkün değil. Oradan ne gelirse o. Bugün kendine Kemalist diyenlere bakın. Amerikalılar gibi giyinmek ve davranmakla özetlenebilir. Fazla hiçbir şey değil. Belki şu: TOGG iflâs eder herkes Tesla’ya binerse işte bu Kemalizm’in bir zaferi olur. Yerel bir başarı kabul etmemek, asla olamayacağına inanmak, iğneden ipliğe her şeyiyle Batıya bağımlı olmak; Kemalizm bu. Dünyaya verebileceği tek mesaj da bu.
İslâm inkılâbını bununla karıştırmayalım. O yeni bir medeniyet tarifidir. Diyeceksiniz ki, tüm İslâmcılar için de böyle midir? Tabiî ki hayır!
Öyle İslâmcılar var ki, Kemalistlere rahmet okutur. Onlardan daha iyi olanlar da, İslâmcılığı, Kemalizm’e sövebilme özgürlüğü zannederler. Kemalizm’i kaldırın, İslâmcılığın problemlerinden hiçbir şeyin eksilmediğini görürsünüz. Öyle mi değil mi diye düşünmeye gerek yok: Kemalizm’in hiç uğramadığı İslâm ülkelerine bakın, Kemalizm gibi yerel mutluluklar peşindedirler; insanlığa söyleyebilecekleri hiçbir söz, dünyaya getirebilecekleri hiçbir yenilik yoktur.
Hâlbuki bizim İslâm inkılâbı dediğimiz, Büyük Doğu-İbda dediğimiz bütün bunlar değil. O, İslâmiyet’i ilk günkü gibi yepyeni ve taptaze hayata hâkim kılmanın ideolojisi. Dünyanın gidişine, tarihin sonuna bir başkaldırı. Yeni bir insanlığı getirmenin ve yeryüzünde İlâhî adalet ve üstünlüğü kurmanın rehberi. Onu ne Kemalizm’le, ne de benzer İslâmcılık tipleriyle karıştırmayın.










