7 EKİM DESTANI
Levent AKINCI
Seksenlerin sonları, çocuktuk
Televizyonda seyretmiştik
Siyonistin biri tutuyor
Öbürü koca bir taş ile
Dirseğinden tersine vura vura
Kolunu kırıyordu Filistinli gençlerin.
Filistinliler o gün bu gün
Kırılan kolu yen içinde tutuyor
Meğer asıl kıran bizmişiz.
Nasıl yani?
Biz bir şey yapmadık ki?
Sorun da buydu ya zaten
Hiç bir şey yapmadık.
Bir de siyonistlere taş atan
Çocuklar vardı
Elbiseleri toz toprak.
O toprağın çocukları.
Uyuyan bir ümmete atıyorlardı sanki
Sarın artık kırılan kolumuzu kanadımızı.
Zengîler, Salahaddinler yoksa
Bir Abdulhamid de mi yok
Baybars, Süleyman,
Barbaros yoksa
Bir Nuri Paşa da mı yok?
Mu’tasım yoksa
Faysal da mı yok?
Milyonlarca hacının
Şeytana attığı kadar taş bile
Yeterdi aslında.
Oysa bir Davud bir taş ile
Kör ediyordu gözünü
Dev Calut’un
Dağıtıyordu beynini
O vadi artık
Ayncalut oluyordu.
Geçti otuz yıl
Bir sonbahar sabahı
Kendi göbeğini kendisi kesip
Kanatlandı Gazzeli
Gönlü kırık ebabiller.
Hıttin’den zafere doğru bakar gibi
Süvariler Ayncalut’a akar gibi.
Gâzâmız mübarek olsun
Gazze’miz zaten mübarek.










