KÜRTLERİN ÇÖZÜMÜ BATI’DA ARAMA YANLIŞI
Selim Gürselgil
Yaklaşık 150 senedir, bazı Kürtler, Batılı devletlere başvurarak, Kürdistan kurmalarına yardım etmelerini istiyorlar. Batılılar da hiçbir zaman bu başvuruları reddetmiyor. Çünkü onların da işine geliyor. Karşılarındaki Türk devletinin küçülmesi ve zayıflamasını cazip buluyorlar.
Ama Kürtleri, önce destek vermişken, sonra Türklerle olan çıkarları daha olumlu bir hâl alınca, kolayca sattıkları da oluyor. Putin geçen gün bahsediyordu. Birinci Dünya Savaşından sonra Kürtlere devlet kuracakları sözünü vermişler, sonra satmışlar diye. O dönemdeki plânların Rus Çarlığı da içinde tabiî; en azından başlangıçta neyin ne olduğunu biliyor.
Bununla beraber, bu strateji Kürtler arasında taraftar bulmaya devam ediyor. Bazen Sovyetler, bazen Batılı devletler, güçlü gördükleri ve Türkleri dize getireceğini düşündükleri kim olursa derhal yanaşıyorlar. İlişki çabucak gelişiyor. Amaçlarına ulaşmak için silâhlı mücadele dahil her yolu deniyorlar. Ne var ki, şimdiye kadar bu yollardan amaçlarına ulaşamadılar.
Irak’ta rejim değiştirmeye yardım karşılığında ABD Kürtlere bir özerklik koparabilmişti. Bu özerklik bir ara bağımsızlığa doğru seyrettiyse de Irak buna müsade etmedi.
Sonra Suriye’de rejim değişikliğine ilişkin olaylar başladı. Benzer bir süreç orada yaşandı. ABD bu sefer büyük destek verdi. Suriye’de bir Kürdistan oluşturmak için yoğun çaba sarfetti. Bugün bu oluşum da tehlikede. Bağımsız Kürdistan, parmaklarıyla dokunabilecek kadar yakınlarına gelmişken, Suriye’deki ihtilâl ile şartlar değişti. Şimdi Batılılar yeniden satar mı, satmaz mı, emin olamıyorlar.
Durum belirsiz. ABD’nin Kürdistan yapmak istediği bölgede çok az Kürt yaşıyor ve yerel halk Kürdistan istemiyor. Suriyeli ihtilalciler ülkelerinin bölünmesine razı değil. Türkiye de böyle bir suni devletle komşu olmak istemiyor. Bu durumda ABD ne yapacak? Kürdistan için kendisi mi savaşa girecek, yoksa Batı geleneğini sürdürüp çıkarının kalmadığı yerde bu davayı satacak mı?
Geçen hafta bir video gördüm, utanç vericiydi. Bir Kürt, cepheden çekilen Amerikalı askerlere küfürler yağdırıyor. “Size kadınlarımızı verdik, en güzel kızlarımızı verdik, karşılığı bu mu olacaktı, bizi bırakıyorsunuz, Türklerden korkuyorsunuz” diye hakaretler ediyor. Herhalde bütün Kürtler de bu videodan benim kadar utanmışlardır. (ABD’ye yazılan mektupların da içerik olarak bu videodan farkı yok.) Hiçbir Kürt bu hâllere düşmeyi hak etmiyor.
Bize sorarsanız bu strateji başından beri, 150 yıldır yanlıştı. Kürt halkı bir Anadolu halkıdır ve onun sorunlarının çözümü Batılı başkentlerden değil, Anadolu’dan geçer. Kürtlerin kendi özgücüne, kendi dinamiklerine, kendi tarihî gelişimine dayalı bir çözümdür bu. Kürtlerin kurtuluşu, Türklerden ayrı değil, Türklerin kurtuluşu ile beraberdir, eşzamanlıdır, etle kemik gibi bir ve bütündür.










