İSLÂMÎ MÜCADELENİN CEPHELERİ

Selim Gürselgil

İslâmcıların çoğu din ile kavga ederler. En radikal Vehhabisinden en modernist ilâhiyatçısına kadar bakın, tek kavgasının din ile ve dine karşı olduğunu görürsünüz. Her gün orasını düzeltir, burasını tamir eder, o din alimini suçlar, bu hadisi reddeder… Siz onları dışarıdan bakınca dinî bir şey yapıyor zannedersiniz; hâlbuki onlar bir ateistten daha fazla dine karşı saldırgandır. Ve bütün kavgaları da budur.

“İslâmî dünya görüşü”nü (Büyük Doğu-İbda) kavramış bir kimsenin ise din ile kavgası yoktur. Onun kavgası dünya iledir. Bu kavganın bir bölümü fikrîdir; dindışının dine nisbet edilmesi ve bu alabildiğine genişlemiş alanda dinin hassasiyetleriyle hareket edilmesi mücadelesidir. İslâmî mücadelenin özü, en kıymetli cüzü de budur. Siz onlara bakınca dindışı bir şey yapıyorlarmış gibi görürsünüz; hâlbuki onlar müslümanların en âlimleri ve İslâm mücadelesinin bayraktarlarıdır.

İslâmî dünya görüşünü (Büyük Doğu-İbda) kavramış kimselerin dünya ile kavgasının diğer bölümü ise ister istemez siyasîdir. Bu kavga, İslâm’ı hayata hâkim kılma mücadelesi, şeriat kavgasıdır. İslâmcıların pek çoğunda bunu göremezsiniz. Onlarda din ile kavga o kadar bünyeleşmiştir ki, İslâmî mücadeleyi tamamen lûgatlarından çıkarmışlardır. İlâhiyatçıların, vaizlerin çoğu böyledir. İslâm onlar için bir kariyer ve menfaat vasıtası olmuştur. Kendilerini açıkça dinin üstünde, dini de onların düzeltmesine muhtaç bir zavallılık içinde görürler.

İslâmî dünya görüşünü (Büyük Doğu-İbda) kavramış kimselerin din ile hiçbir kavgası yoktur. Onlar, İslâmı olduğu gibi benimser. Ehl-i Sünnet büyüklerinin mirasının bütününe sahip çıkar. Bunlardan biriyle amel edilir, diğeri ona münafi olduğu halde terkedilmez. Hepsi değerlidir. İslâmî dünya görüşü reformizmin tam zıddıdır. Dini tamir ve onu herkesin kendi kafasına göre kesip biçmesi anlayışının tümüyle reddidir. O, dine dayalı bir dünya kavgasıdır.

İslâmî dünya görüşünü kavramış bir kimse, çağın bütün meselelerinin, sosyolojisinden psikolojisine, güzel sanatlarından edebiyatına, fiziğinden matematiğine, ekonomisinden hukukuna kadar tümünün İslâmî mücadelenin cepheleri olduğunu ve savaşın din üzerinde değil, asıl dindışı alanlarda (fikir ve ilim sahasında) verileceğini bilir.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin