İKTİDAR, “İSRAİL’E AMBARGO” KONUSUNDA HANGİ TARAFTA?
Geçtiğimiz Çarşamba günü (16.07.2025) Kolombiya’nın başkenti Bogota’da, İsrail’in Gazze’deki işgali ve işlediği soykırım suçlarına karşı bir araya gelen ülkeler, İsrail’i kınayan bir bildiriyi kabul ederken, Türkiye 6 maddelik somut eylem planına imza koymadı.
Bildiriye imza atan ve “Hague Grubu” olarak bilinen 30 ülke arasında, Bogota toplantısında Dışişleri Bakan Yardımcısı düzeyinde temsil edilen Türkiye de yer aldı.
Konuyla ilgili haberin büyük bir infial uyandırması üzerine Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak, söz konusu haberin “asılsız ve dezenformasyon amacıyla” yayıldığı vurgulamasıyla “ortak bildiriye ülkelerin 20 Eylül’e kadar katılabildiği” ifade edildi. Haliyle İktidarın “İsrail’e ambargo” gibi somut adımlar atılması noktasında hangi tarafta durduğu ve nasıl bir duruş sergilediği 20 Eylül 2025 tarihinde netleşecek demektir.
AKP Hükümeti hemen her fırsatta “krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması çağrısı” yapmasına karşın, Uluslararası Adalet Divanı adına Lahey Grubunun “uluslararası hukuk”u İsrail’e yaptırım uygulayacak şekilde işletme çabasını gösteren kararını aynı gün imzalamamasındaki tezat bir yana; hakikatin dezenformasyona tabi tutulmasına izin vermeyecek şekilde süreci takip edeceğiz.
TBMM’DE GÜNDEME GELDİ
YENİ YOL Partisi Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili sayın Selçuk ÖZDAĞ , TBMM oturumu sırasında konuyu gündeme taşıyarak söz aldı. Sayın Özdağ’ın konuşmasını ve “bu ikiyüzlülükle nereye kadar?” ifadeleriyle biten açıklamasını aşağıdaki linkten görebilirsiniz…
SORUYORUZ; NEDEN?
Bogota’daki toplantının katılımcısı Lahey Grubu ülkelerin tamamı tarafından “İsrail’i kınayan metin” imzalanırken, ayrıca 12 ülkenin derhal imzaladığı bir de “yaptırım metni ve sözleşmesi” hazırlandı. Ancak Türkiye delegasyonunu temsil eden Dışişleri Bakan yardımcısı tarafından söz konusu metin henüz imzalanmadı. Yaptırım metni 6 maddeden oluşuyor. Sıralayacağımız bu 6 maddeye Türkiye’nin henüz niçin imza koymadığı, Anadolu insanının cevabını beklediği bir soru olarak gündemdeki yerini koruyor.
Söz konusu altı “tedbir”i içeren maddeler ise şunlar:
1. İsrail’e silah, mühimmat, askeri yakıt, ilgili askeri teçhizat ve çift kullanımlı malzemelerin sağlanmasının veya transferinin engellenmesi.
2. Geminin İsrail’e silah, mühimmat, askeri yakıt, ilgili askeri teçhizat ve çift kullanımlı malzeme taşımak için kullanılma riskinin açık olduğu tüm durumlarda…. gemilerin herhangi bir limandan transit geçişinin…. yanaşmasının ve hizmet vermesinin engellenmesi.
3. Bayrağımızı taşıyan gemilerle İsrail’e silah, mühimmat, askeri yakıt, ilgili askeri teçhizat ve çift kullanımlı malzemelerin taşınmasını engellemek… ve bu yasağa uyulmaması halinde bayrak çekilmesi de dahil olmak üzere tam hesap verebilirliği sağlamak.
4. Kamu kurumlarının ve fonlarının İsrail’in Filistin topraklarındaki yasadışı işgalini desteklemesini ve hukuksuz varlığını pekiştirmesini önlemek için tüm kamu sözleşmelerinin acilen gözden geçirilmesi.
5. Tüm mağdurlar için adaletin sağlanması ve gelecekte işlenebilecek suçların önlenmesi amacıyla ulusal veya uluslararası düzeyde sağlam, tarafsız ve bağımsız soruşturma ve kovuşturmalar yoluyla uluslararası hukuk kapsamındaki en ciddi suçlar için hesap verebilirliğin sağlanmasına yönelik yükümlülüklere uyulması.
6. İşgal Altındaki Filistin Topraklarında işlenen uluslararası suçların mağdurları için adaletin sağlanması amacıyla, ulusal yasal çerçevelerde ve yargı mercilerinde uygulanabilir olduğu hallerde evrensel yargı yetkisini desteklemek.
*
Aşağıda, Türkiye başta olmak üzere, dünya gündemine gelen Lahey’deki kararları konu alan haberin kaynağı olan MiddleEastEye.net sitesinde yayınlanan metnin Türkçe çevirisini, kıymetli alakalarınıza sunuyoruz:
LAHEY GRUBU ÜYELERİ, BOGOTA’DAKİ ZİRVEDE İSRAİL’E KARŞI ALTI “SOMUT” ADIM AÇIKLADI (*)
Ülkeler Gazze vahşeti için İsrail’e silah transferini engelleme sözü verirken Kolombiya ‘artık uluslararası hukukun isteğe bağlı muamele görmesine izin vermeyeceğiz’ dedi
Çarşamba günü Bogota’da bir araya gelen dünyanın dört bir yanından devletler koalisyonu, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını durdurmak ve uluslararası hukuk ihlallerini önlemek için altı önlemi hayata geçirme kararı aldı.
Duyuru, Lahey Grubu’nun eş başkanları olan Kolombiya ve Güney Afrika hükümetlerinin ev sahipliğinde Kolombiya’nın başkentinde düzenlenen “acil zirve” kapsamında, İsrail ve güçlü müttefikleri tarafından sağlanan “cezasızlık ortamı” olarak tanımladıkları duruma karşı diplomatik ve yasal eylemleri koordine etmek üzere yapıldı.
Sekiz devletten oluşan Lahey Grubu, 31 Ocak’ta Hollanda’nın aynı adı taşıyan kentinde İsrail’i uluslararası hukuk çerçevesinde sorumlu tutmak amacıyla kuruldu.
Konferans Cezayir; Bolivya; Botsvana; Brezilya; Şili; Çin; Küba; Cibuti; Honduras; Endonezya; Irak; İrlanda; Lübnan; Libya; Malezya; Meksika; Namibya; Nikaragua; Norveç; Umman; Pakistan; Filistin; Portekiz; İspanya; Katar; Türkiye; Slovenya; Saint Vincent ve Grenadinler; Uruguay ve Venezüella’nın da aralarında bulunduğu 30’dan fazla devleti bir araya getirdi.
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro “Bogota’ya tarih yazmak için geldik ve bunu başardık” dedi.
“Birlikte, cezasızlık dönemini sona erdirme çalışmalarına başladık. Bu tedbirler, uluslararası hukukun isteğe bağlı ya da Filistinlilerin yaşamının tek kullanımlık olarak görülmesine artık izin vermeyeceğimizi göstermektedir.”
“Lahey Grubu tarafından yapılan açıklamada, “Bogota konferansındaki müzakerelerde, katılımcı 30 devletin tamamı, cezasızlık döneminin sona ermesi ve uluslararası hukukun derhal iç politika ve mevzuat yoluyla korkusuzca ve kayırılmadan uygulanması gerektiği konusunda oybirliğiyle mutabık kaldı.
Bu süreci başlatmak üzere grup, dünyanın dört bir yanından 12 devletin – Bolivya; Kolombiya; Küba; Endonezya; Irak; Libya; Malezya; Namibya; Nikaragua; Umman; Saint Vincent ve Grenadinler; ve Güney Afrika – altı önlemi kendi iç hukuk ve idari sistemleri aracılığıyla derhal uygulamayı taahhüt ettiğini söyledi.
Grup, söz konusu tedbirlerin “İsrail’in Filistin’deki yıkım kampanyasıyla suç ortaklığı bağlarını koparmayı” amaçladığını da sözlerine ekledi.
Açıklamada, önlemlerin kabul edilmesinde başka devletlerin de kendilerine katılması için 80. BM Genel Kurulu’na denk gelen 20 Eylül 2025 tarihinin belirlendiği ifade edildi.
“Dünyanın dört bir yanındaki başkentlerle istişareler devam ediyor.”
Altı tedbir nedir?
Altı tedbir aşağıdaki gibidir:
“1. İsrail’e silah, mühimmat, askeri yakıt, ilgili askeri teçhizat ve çift kullanımlı malzemelerin sağlanmasının veya transferinin engellenmesi.
2. Geminin İsrail’e silah, mühimmat, askeri yakıt, ilgili askeri teçhizat ve çift kullanımlı malzeme taşımak için kullanılma riskinin açık olduğu tüm durumlarda…. gemilerin herhangi bir limandan transit geçişinin…. yanaşmasının ve hizmet vermesinin engellenmesi.
3. Bayrağımızı taşıyan gemilerle İsrail’e silah, mühimmat, askeri yakıt, ilgili askeri teçhizat ve çift kullanımlı malzemelerin taşınmasını engellemek… ve bu yasağa uyulmaması halinde bayrak çekilmesi de dahil olmak üzere tam hesap verebilirliği sağlamak.
4. Kamu kurumlarının ve fonlarının İsrail’in Filistin topraklarındaki yasadışı işgalini desteklemesini ve hukuksuz varlığını pekiştirmesini önlemek için tüm kamu sözleşmelerinin acilen gözden geçirilmesi.
5. Tüm mağdurlar için adaletin sağlanması ve gelecekte işlenebilecek suçların önlenmesi amacıyla ulusal veya uluslararası düzeyde sağlam, tarafsız ve bağımsız soruşturma ve kovuşturmalar yoluyla uluslararası hukuk kapsamındaki en ciddi suçlar için hesap verebilirliğin sağlanmasına yönelik yükümlülüklere uyulması.
6. İşgal Altındaki Filistin Topraklarında işlenen uluslararası suçların mağdurları için adaletin sağlanması amacıyla, ulusal yasal çerçevelerde ve yargı mercilerinde uygulanabilir olduğu hallerde evrensel yargı yetkisini desteklemek.”
BM’nin işgal altındaki Filistin topraklarında insan haklarının durumuna ilişkin özel raportörü Francesca Albanese kapanış konuşmasında şunları söyledi: “Bunlar sadece önlemler değil, amansız bir saldırı altında olan bir halk ve çok uzun süredir felç olmuş bir dünya için hayati önem taşıyan adımlardır.”
Albanese, “Bu 12 devlet ileriye doğru çok önemli bir adım atmıştır,” diye ekledi. “Şimdi Avrupa’dan Arap dünyasına ve ötesine kadar tüm devletlerin onlara katılması için zaman işliyor.”
Konferansta, 18 Eylül 2024 tarihinde kabul edilen A/RES/ES-10/24 sayılı BM Genel Kurul Kararında öngörülen 12 aylık zaman dilimine uygun olarak, devletlerin nihai kararlarını Eylül 2025’e kadar vermeleri için bir son tarih belirlenmesi kararlaştırıldı.
Bu karar, tüm devletleri İsrail’in uluslararası hukuk ihlallerine karşı hesap verebilirlik, yaptırımlar ve desteğin kesilmesi de dâhil olmak üzere, kararın kabulünden itibaren bir yıl içinde etkili adımlar atmaya çağırıyordu.
Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanı Ronald Lamola, “Burada başardığımız şey, hiçbir devletin hukukun üstünde olmadığının kolektif bir teyididir” dedi.
“Lahey Grubu, cezasızlık çağında uluslararası hukuku ilerletmek için doğdu. Bogota’da kabul edilen tedbirler ciddi olduğumuzu ve koordineli devlet eyleminin mümkün olduğunu göstermektedir.”
Lahey Grubu İcra Sekreteri Varsha Gandikota-Nellutla ise şunları söyledi: “Bu konferans sadece Filistin için değil, uluslararası sistemin geleceği için de bir dönüm noktasıdır.
“On yıllardır, özellikle Küresel Güney’deki devletler, çökmüş bir uluslararası sistemin bedelini ödediler. Bogota’da, sözlerle değil ama eylemlerle bu sistemi geri almak için bir araya geldiler.”
Uzmanlar ve hükümetler tarafından giderek daha fazla soykırım olarak kınanan İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı, Ekim 2023’ten bu yana 58.000’den fazla Filistinlinin ölümüne ve neredeyse tüm nüfusun yerinden edilmesine neden oldu.
Saldırı, Filistin bölgesini zar zor yaşanabilir ve yaklaşık iki milyon kişiyi açlığın eşiğinde bıraktı.
(*) Kaynak: MIDDLE EAST EYE.net










