DEVRİM OLMADAN DÜZEN OLMAZ

Mehmed KAYA

Besim Tibuk’un oğlu Kerem Tibuk, babasının kendisine söylediği bir nasihati yazmıştı. Tam hatırlamıyorum, beş yıl kadar olmuştur. “Ülkeyi, milleti kurtaracağım diye sahip olduklarını feda etmek gerizekâlılıktır.” mealinde bir sözdü.

Tabiî ilk tepkim; “liberal kafa, pragmatist bakış” diye yorumlayıp kızmak olmuştu.

Ama şimdi düşününce, mevcut şartlarda ve düzende o kadar da yanlış olmadığını görüyorum.

VURGUNCU DÜZEN’de hiçbir emek ve fedakârlık yerini bulmaz. Aksine, tüm emeğinizi ve fedâ ettiklerinizi yutar, yok eder. Hatta VURGUNCU DÜZEN, sizin bu emeğiniz ve fedakârlıklarınızla ayakta kalır, kendini yaşatır, sizi tüketir.

“Yolcu benim, kervan benim, yol benim değil.
Ölen benim, öldüren ben, el benim değil.
Çalışan ben, yorulan ben, kâr benim değil.”

O hâlde, aslolan önce inandığı nizâmı inşâ etmektir. Yani düzen değişikliğidir. Sonra, inandığı nizâm için varını yoğunu feda etmektir.

“İnanılan nizâm” ile “yaşanılan nizâm”ın çatıştığı yerde, düzen değişikliği kaçınılmaz olur.

Salih Mirzabeyoğlu, bu durumu “Bütün Fikrin Gerekliliği” adlı eserinde şöyle izâh ediyor:

“Toplum hayatının mevcut rejim tarafından tanzim edilmiş sosyal, hukukî ve siyasî kısaca ‘ahlâkî tümü’ içinde sayısız münasebetlerde bulunan insan, düzen değişimi istediğini bildirirken, yaşamakta olduğu tezada karşı gelmektedir; bu, yaşamak istediği sistem ile ‘yaşadığı’ rejimin tersliğidir… Başka bir ifade ile, yaşamak istediği ahlâk ile yaşadığı ahlâkın tersliği.”

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin