DEPREM SUÇLULARI UTANIR MI?

Alâaddin Bâkî AYTEMİZ

Deprem oldu ve insanlar öldü, yaralandı, aileler parçalandı, insanlar sevdiklerini kaybetti.

Niçin oldu bütün bunlar?

Depremde binalar yıkıldı.

Binalar depremden dolayı mı yıkıldı?

Öyle olsa bütün binaların yıkılması lâzımdı.

Bazı binaların yıkılması, bazılarının da yıkılmaması, depremden dolayı değil, binaları yapan insanların depreme karşı tedbirli olmaları, binaları depremde yıkılmayacak şekilde inaşa edip etmemelerine bağlı.

Allah bize tedbir aldıktan sonra tevekkül ederek işleri kendisine havale etmemizi bildirmiş.

Oysa biz, tedbir almamışız, depremde binalar yıkılınca da, “binalar depremde yıkıldı!” diyerek suçu Allah’a atma cüretini göstermekteyiz.

Deprem bölgesinde bulunan Hatay’ın Erzin ilçesinde tek bir kişinin bile ölmemesi tesadüf mü?

Veyahut, depremden önce, “burası deprem bölgesine yapılmış, depremde çok ölü çıkar!” dediğimiz Maraş’ın Doğukent yerleşiminden tek bir ölünün bile çıkmaması.

Depremden sonra öğrendik ki, meğer Doğukent’te duvarlar briket ya da tuğla değil, tünel kalıp yapılmış. Binalar bu kadar sağlam yapılınca, hasar var ama ölü yok. Depremden önce, deprem bölgesine bunları yaptıkları için yapanları çokça eleştirmiştik… Haklarını helâl etsinler…

Depremden sonra mahkemeler kuruldu. Yıkılan binaların yıkılmasından mesul olanlardan hesap sorulacak.

Kim bunlar?

Çoğu AKP’li mimar, müteahhit ve diğer kamu görevlileri.

Yukarıda ifade ettik, mesuliyet depremde değil, o yapıları depreme dayanıksız yapanlarda, denetlemeyenlerde.

Fakat…

Burada açık bir haksızlık daha yapılıyor.

Depremde gerçekte hesap vermesi gerekenler hesap vermemek için gözlerden kendilerini saklamaya çalışırken, bütün mesuliyeti mimar, müteahhit ve alt kadro görevlilerin üzerine atmaya çalışıyor.

1999 depreminde de benzer bir vakaya şahit olmuştuk, 99 depreminin neredeyse bütün günâhı Veli Göçer denen müteahhitin üzerine yıkılmıştı. Bütün o cinayetlerden bu tek bir kişi mi mesuldü yani? İşin esası, bu yozlaşmış sistem kendini kurtarmak için Veli Göçer’i günâh keçisi olarak kurban etmişti. Veli Göçer suçluydu ama gerçek suçlular yine perde arkasında kalmışlardı.

Maraş depreminden sonra da özellikle mimar ve müteahhitler hedefe oturtulmuş durumda. Kimi gerçekten suçlu, kimi de sistemin suçu üzerine yıkılmaya çalışılan kurban…

Suçlu olanlar belli…

Yönetmeliklere, kanunlara göre yapıları yapmayanlar, denetlemeyenler, kolonları kesenler vs…

Peki sistemin suçunu üzerine yıkmaya çalıştıkları…

Bunlar, işlerini düzgün yapanlar, yönetmeliklere, yasalara uyanlar…

Ama…

Adam binayı yaptıktan sonra bina sahibi gelmiş, kaçak kat çıkmış, sonra bu kaçak kat imar affı ile görmezden gelinmiş, devlet üç kuruş para almış ve “affettim” demiş… O binayı usulüne uygun yapan adam, şimdi hesaba çağrılıyor. Adam düzgün yapmış mı? Yapmış. Sonra öbürü kaçak kat çıkmış, sen de devlet olarak bunu affetmişsin. Adamın kendi projesine göre düzgün yaptığı yapı, depremde kaçak kattan dolayı yıkılmış. Onu yapan, statiğini vs. kaçak katlara göre hesaplamamış ki… Şimdi burada sorumlu kim? O af kanunlarını, imar barışların çıkartanlar değil mi? Kimler onlar? Onlar niye mahkeme huzuruna çıkartılmıyorlar? İmar verilmemesi gereken yerlere imar verenler kim?

Depremde onbinlerce canımızı kaybettik. Bunda esas mesuliyet, doğrudan siyasî iradeye ait. Zira bu sistemi işletenler ve yürütenler onlar. Biliyoruz ki siyasî irade gerçekten istese ve zamanında tedbir almış olsaydı, bu can kayıpları olmazdı. Bölgenin depremde yıkılacağı, hatta nokta atışı hâlinde nerelerin yıkılacağını herkes biliyordu. Ama kimse rant ve siyasî risk yüzünden gerçek tedbir almaya yeltenmedi. Korktular, kaçtılar. Sindiler. Menfaatlerinin ellerinden kaybolmasındansa insanların ölmesini tercih ettiler. Ölümleri beklediler ve şimdi de, “depremde yıkılan evlerin yerine size şu kadar ev yaptık” diye, milletin kesesinden yapılan evleri geride kalanlara rüşvet vererek suçlarını örtmeye çalışmaktalar.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin