İRAN’A ACİLEN İNSANÎ YARDIM KAMPANYASI BAŞLATILMALI

Prof. Dr. Hasan Ünal

Savaş ilk ayını doldururken komşumuz İran’a yardım için doğrudan hükümetin destek ve yönlendirmesiyle kapsamlı bir insani yardım kampanyasının başlatılmamış olmasının doğru, gerçekçi ve izah edilebilir bir gerekçesi olamaz.

Özellikle tıbbi yardım ve askeri sıhhiye hizmetleri olarak alanda yardımcı olmak, yıkılan binalardan canlı kurtarmaya çalışmak ve böylece Türk bayrağını kardeş İran halkının yanında olduğumuz şeklinde göstermek savaştan sonra onlarca yıl boyunca yapılacak dostluk ve iyi komşuluk girişimlerinden daha etkili olur. Hafızalara kazılır.

Ayrıca böyle bir girişim özellikle CB Erdoğan’ın ifade ettiği tarafsızlık politikasının da başka bir göstergesi olur. Meclis’te temsil edilen partilerin bu konuyu dile getirmemelerini anlamak ise imkansız

One thought on “İRAN’A ACİLEN İNSANÎ YARDIM KAMPANYASI BAŞLATILMALI

  1. Hasan hoca ile başka kanallardayız ama ne güzel ifâde etmiş…

    Sen, olmayan goç tehlikesine karşı inceleme ve gözlem, tetkik bilmem ne için harcadığın para kadarını dahi canı Siyo-Amerikan terörüyle bölgeden kazılıp atılmaya çalıśan bir ulûsa desteğe harcamış olsan geçiyorum ruhî-vicdânî sorumluluğunu, mantıkî tavır içerisinde bizi birbirimize yaklaştıran adam akıllı bir iş yapmış olurdun…

    Cân İrân’ın türlü hinliklerine mârûz kalan Afganistan İslâm Emirliği’nin başketinde şehîdimiz Hamaney anılır, duâlar edilir, sempozyumlar düzenlenir.. Sen bütün efrâd-ı ailesiyle şehîd edilen insânın şehâdetine burun kıvırılırsın…

    Sen, Ramazan-Maârif dersin ki iyi işlerdir ama Ramazan Savaş8’nda 168’i çocuk veliler öğretmenlerle birlikte 180 küsür insânımızı okullarında anmaz, bir okulun ismini dayanışma, dostluk, tarihin doğru tarafında durmak için değiştirmezsin…

    Sen, Diyânet olarak bu bebeler için dahi bir giýâbî namaz bir program düzenlemezsin…

    Sen sahte bir Sünnî Türk-Arap-Kürt blokajı koymak istersin bölgeye, Sûriye zaferi sonrası hiçbir ahlâkî-aklî temeli olmayan konjonktürel sahte bir birleşme girişimiyle.. Fars ve Şiî varlığını dışa atar boğardın.. Bu varlık, senke birlikte olan Siyo-Amerikan kapatmalarını haklı ve bi’l-mukâbele döverken erkeklik yaparsın.
    Diş geçirememekten ve karşı hamle yapmanın bedelini göze alamadığından Fars varlığından bahseder. Ateş topunu soğutma dyrdurma gibi yalancıktan vicdân satar. Ne işlerin bu hâle gelmesinin önünü tıkar işlerde olursun ne de bu ortaya çıkan hâdiselerin açtığı yoldan dilince düşmân olan İsrail ve Amerika’yı (hadi sen silâhsız yap) sıkıştıtmanın, kovalamanın yollar8nı binâ edersin üstelik İran teklifini yapmışken: “Amerika’nın olmadığı bir bölgesel savunma inşâ edelim”…

    Yüzler kara, herkes hakkını alıyor.. Dün, Sûriye’de İran düşmânıydık ve bir azınlık diktatörlüğünü Sünnî eliyle kovaladık.. Bugün de Şii eliyle Körfez’de azınlık diktatörlüklerini kovalayacağız bi-izn’illah…
    Bu sefer istemeyenler Türkiye de olsa bizim iktidâr da bizim yer aldığımız küresel ittifâk da olsa..

    Her hâl ü kârda bu süreçte insânî tutum korunmalıydı, ne yazık Şii-İran’ı (bu âidiyetten oluo okuyan varsa affetsin) itin gö*üne sokup merhâmetsizlikle suçlar, katliâmda ortay sayerken Körfez katliâmda ortak biz bu ortaklığı teğet geçiyoruz. Ne katliâma karşı hakkınca ses çıkarıyoruz ne katliâma uğrayana el veriyoruz.. Şii bağnazlığın yerine ise Sünnî bağnazlığı oturtup ahlâkî üstünlü satanlar ise Sünnî ne Şiî, p*çlemiş insânlar..

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin