NATO’CU AKP YAPIYOR, NATO’CU CHP TEORİSİNİ AÇIKLIYOR

NATO’nun Türkiye’de kuracağı açıklanan kolordu ile boğazları NATO’ya teslim edecek olan çok uluslu deniz komutanlığı denilen yapı, AKP’nin Türkiye’yi emperyalizme peşkeş çekmesi sürecinde gündeme gelen en son hamleler… NATO’cu AKP ülkeyi NATO’ya teslim etmenin kararını alır ve uygulamasını yaparken, NATO’cu CHP de bu yapılanların teorisini izâh ediyor. Ama CHP bile AKP’nin yaptığına, “bu şekilde de olmaz!” diye en azından usûl açısından karşı çıkıyor…

İşte, CHP’li Namık Tan’ın AKP’nin NATO’yu bağrımıza bağrımıza sokması karşısında, NATO’cu ihanetin bir yandan teorisini açıklarken, diğer yandan da -hani muhalefet ya- “bu şekilde de olmaz!” diyerek yaptığı itiraz:

Güvenlik alanında karşılaştığımız son gelişmeler, Türkiye’nin yeni bir bölgesel güvenlik mimarisinin parçası haline getirildiğini gösteriyor.

NATO kuvvet yapısı içinde planlanan kara unsurlu MNC-TÜR kolordusu ile Beykoz’da Ukrayna savaşı sonrası Karadeniz güvenliği için öngörülen çok uluslu deniz komutanlığı birlikte okunduğunda, Türkiye’nin askeri rolünün kara ve deniz boyutlarıyla yeniden tanımlandığı anlaşılıyor.

Burada, sormamız gereken asıl sorular şunlar:

Türkiye, hangi tehdit değerlendirmesiyle bu yapılarda rol üstleniyor?

Türkiye, bu yeni bölgesel güvenlik mimarisinde karar verici bir merkez rolü mü üstlenecek, yoksa farklı kriz alanlarını birbirine bağlayan bir ileri konuşlanma ve operasyon platformu haline mi gelecek?

Bu yapıların kriz anında kullanım sınırları nasıl olacak?

Türkiye’nin siyasi ve askeri karar alma yetkisi nasıl korunacak?

Elbette bu yapıların NATO çerçevesinde komuta-kontrol prensipleri ve tehdit tanımları bellidir. Ancak mesele teknik işleyişten ibaret değildir.

Asıl sorun, bu ölçekte stratejik adımların kamuoyuna sanki rutin bir idari işlemmiş gibi yeterli açıklama yapılmadan ve zamanlama itibarıyla tartışmaya açık şekilde sunulmasıdır.

Şeffaflık gözardı edilerek, yangından mal kaçırcasına atılan her adım, Türkiye’nin güvenliğini güçlendirmekten ziyade stratejik belirsizlikleri derinleştirme riski taşıyor. Bir yandan NATO’yu eleştirirmiş gibi yapan, diğer yandan çok sıradan tasarruflarda bulunuyormuş gibi bu adımları atan iktidarın tutumu tam bir ikiyüzlülüktür. İktidar tarafından açık, net ve zamanında bir bilgilendirme yapılması artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin