AKP İŞBİRLİKÇİLİĞİ ZARURÎ DEĞİL, GÖNÜLLÜ
Niçin NATO’dan çıkmıyoruz diye sual olunduğunda, yalakalar, “Nasıl çıkalım, biz NATO’da kalarak NATO’nun gazabından kendimizi koruyabiliyoruz!” demekteler.
Buna tamam diyelim demesine de…
Aynı ağızlar şöyle aslanız, böyle kaplanız demeseler…
NATO’yu insanlığın ve İslâm’ın en büyük ve esas düşmanı olarak gören bir stratejik bakış açısı çereçvesinde, bu toplantı esasında NATO’yu dağıtmak için bir vesile olabilirdi. Şayet Erdoğan Trump’ı Ankara’ya gelmeye iknâ etmemiş olsaydı.
AKP, iktidarını sürdürmeyi Trump’ın onayına bağladığı için, NATO’yu dağıtıcı hamleyi yapmak yerine, kendi iktidarını sağlama almak adına NATO’yu kurtarıcı, tahkim edici hamleyi yapmayı tercih etti.
Yalakaların, trollerin, AKP iktidarının NATO içinde, NATO’nun şerrinden emin olmak için kaldığı ve böylece esasında Türkiye’nin geleceği adına fedakârlık yaptığı yalanı bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
AKP’nin NATO içinde NATO şerrinden emin olmak için kaldığı… Yani, “kendim için ne istiyorsam namerdim!” diye tercüme edilebilecek iddianın esasında her şeyin kendileri için olduğunu örtmek, hakikati perdelemek için kullanılan bir retorikten ibaret olduğu…
Hakikati örtmrek de küfür, düşmanla, şahsi menfaatler uğruna düşmanın hedeflerine uyarak işbirliği yapmak da…
Bu işbirliğinin ile İslâm dünyasında ABD’ye, Batı’ya kafa tutan tüm ülkeler, boyun eğmeyen tüm İslâm coğrafyası hedef alınmadı mı?
Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Mısır…
Bunlar farklı bir yazı konusu.
Direnen geride kim kaldı?
O direnenlere karşı da kimin karaltısı çoğaltılıyor?










