BÜYÜK SAVAŞIN AYAK SESLERİ

Hüseyin Vodinalı

Amerika ve İsrail’in ne planladığını İranlılar biliyor.

Aslında herkes biliyor.

Amerikan Başkanı Trump ve elbette yancısı Netanyahu, İran’a daha da büyük bir saldırıya hazırlanıyor.

Tüm bu diplomasiye benzeyen ama daha çok at pazarlığını andıran Yanki tiyatrosu bunun için; yani zaman kazanmak için.

ABD’nin İran’a karşı elinin yeterince güçlü olmadığı anlaşıldı.

Trump ve Netanyahu denedikçe tokadı yedi, Hürmüz kapandı ve dünya ekonomisi sarsıldı.

Bu katiller asla başladıkları işi yarım bırakmaz, yenilgiyi kabullenmez.

Onlar için İranlılar veya Türkler, kolay harcanabilir önemsiz varlıklardır. Goyimdir.

Bakmayın siz Trump ile Lübnan’a saldırmaktan vazgeçmeyen Netanyahu’nun arasının açılmasına, bunlar taktik işlerdir.

Asıl somut gösterge, NATO’nun en büyük kurucu ortağı ABD’nin, ordusunu İsrail ordusuyla daha ileri bir entegrasyona taşımasıdır.

ABD Kongresi’nin, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (National Defense Authorization Act–NDAA) kapsamındaki 219. Maddeye itiraz etmeyerek bu entegrasyona onay vermesi bekleniyor.

Amiral Cem Gürdeniz’in deyişiyle: “Bu, sıradan bir ABD-İsrail iş birliği değildir. NATO’nun stratejik önceliklerinin ve güvenlik mimarisinin hangi eksende şekillendiğini gösteren çok önemli bir gelişmedir.”

Asıl mesele budur işte. Yoksa Trump’ın günlük saçmalamalarından bir sonuç çıkarmak mümkün değil.

ABD ve İsrail, İran’a kara da dahil büyük bir saldırıya hazırlanıyor.

Irak’ta son Amerikan askeri darbesi de bunun içindir.

Türkiye’deki çakma açılım süreci ve Yeni Osmanlı modeli bunun içindir.

Her geçen gün boğazımızı daha çok sıkan otoriter yönetim bunun içindir. İran’a karşı savaşa muhalif olabilecek tüm unsurların bastırılması içindir.

NATO Zirvesi bunun içindir. NATO kapsamında Adana’da kurulacak yeni çokuluslu karargah bunun içindir.

Türkiye, hem Rusya’ya hem İran’a karşı Amerika ve İsrail’in yanında tutulmak isteniyor.

Erdoğan ile Netanyahu’nun atışmaları iç kamuoylarına yöneliktir. Evet, Suriye ve Doğu Akdeniz’de çıkar çatışmaları mevcuttur ama bunlar tali işler.

2020’den beri Mavi Vatan iddiasından vazgeçen bir yönetim var. Kıbrıs’ta üçüncü kez yelkenleri indirmeye hazır bir rejim var.

Kim ne anlatıyor bana?

Asıl mesele BOP’tur, Büyük İsrail projesidir.

Türkiye ile İsrail o kadar düşman ise neden hala Ceyhan’dan Azeri petrolü İsrail’e akıyor? Neden hala Kürecik radar istasyonu kapatılmıyor?

Esad’ı devirip, İsrail, İngiltere ve ABD dostu Colani’yi kimler iktidara getirdi?

Geçiniz efendim.

Blackrock kimlerin elinde? Aselsan’a bile gözünü dikmiş Yahudi sermayesi Blackrock, sözde biz İsrail ile savaşacakmışız.

ABD, NATO ve İsrail’in Irak ve Suriye işgallerinde ne yaptılarsa yine aynısını yapacaklarından kuşkum yok benim.

Ankara’daki NATO Zirvesi’nde İngiltere ve Avrupalıların isteği de Türkiye’yi Rusya’ya karşı kullanmak.

Ona da evet denmiş belli ki, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında İstanbul’da Deniz Unsur Komutanlığı kurulacak. İngiliz ve Fransız subaylar burada görev yapacak.

Montrö’nün de ruhuna el Fatiha demeye hazırlanıyoruz. 1918’e geri döner gibiyiz.

Bir “meşruiyet” ve silah satışından gelecek üç beş kuruş uğruna Ya Rab, ne güneşler batıyor!

Peki bu kez “düşmanın” eli, armut topluyor mu?

Kesinlikle hayır.

İran her şeyin farkında demiştim.

ABD’nin üslerini yerle bir etti, İsrail’i acımasızca dövdü. Hatta son olarak Ürdün’ü bile vurdu.

Bizde kritik NATO zirvesine 4 gün kala, İran da İsrail tarafından öldürülen en yüksek dini liderleri Ayetullah Ali Hamaney’in gecikmiş cenaze törenini düzenliyor.

İran Ordu Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi, Hamaney’in ve hayatını kaybeden üst düzey yetkililerin suikastlarının intikamının ABD ve İsrail’den alacakları yeminini etti.

Trump ve Netanyahu’nun sürekli nükleer silah kullanma tehditleri sonuç verdi: İran da artık nükleer silah geliştirecek. Son açıklamalarla bu teyit edildi. Yaz bitmeden bir nükleer silah testi olabilir.

İran’ın baş müzakerecisine yakın bir kaynak, Tahran’ın İsrail’e karşı önleyici bir saldırıyı ciddi olarak değerlendirdiğini, ordunun en yüksek alarm seviyesinde olduğunu ve yüzlerce balistik-hipersonik füze ve yeni nesil insansız hava aracının koordineli bir saldırı için hazırlandığını söyledi.

Kaynak, istihbaratın, Ekim ayındaki seçimlerle karşı karşıya olan Netanyahu’nun iç siyasi konumunu güçlendirmek için İran’a tekrar saldırabileceğini gösterdiğini belirtti.

Trump için de aynı şey Kasım seçimlerinde geçerli.

Körfez’de yeni bir ABD amfibi konuşlandırması ve JD Vance’in ateşkesin sadece “taktiksel bir duraklama” olduğunu itiraf etmesi, Tahran’ın tespitlerini doğruluyor.

İran bu tavrı doğrudan varoluşsal bir tehdit olarak algılıyor.

İstihbarat kaynağı, “İran artık beklemek istemiyor. Körfez’deki askeri üsler daha önce de ağır darbeler aldı. Bu kez odak tamamen İsrail’e kayıyor – tek bir ezici saldırıda yüzlerce füze ve insansız hava aracı kullanılacak. Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mandeb Boğazı’nın eş zamanlı olarak kapatılması da masada.”

Çin ve Rusya destekli İran hazır. Tetik parmağı düğmede.

Rusya ise Ukrayna’yı hiç dövmediği kadar dövmeye başladı. Kiev’deki NATO unsurlarını vurdu, enerji ve ulaştırma altyapısını yok etmeye çalışıyor.

Ankara ise aklı sıra İngiliz ve Amerikan çıkar farklılıkları üzerinden bir siyaset geliştiriyor. Ama bu pek de inandırıcı ve sonuç alıcı bir şey değil.

ABD, İsrail ve İngiltere kendi aralarında çelişmeler yaşasa da Türkiye ve İran söz konusu olduğunda birleşirler.

ABD’nin büyük kuşatma resmine iyi bakın: İsrail öncülüğünde Ortadoğu’da İran’a karşı NATO destekli bir düzenek oluşturuluyor. Trump’ın Avrupalılara attığı tüm çamurlar onları İran konusunda hizaya getirmek için.

Öte yandan, İngiltere öncülüğünde Arktik-Baltık’ta, Polonya öncülüğünde Doğu Avrupa’da, Kazakistan, Özbekistan ve Azerbaycan öncülüğünde Orta Asya’da, Japonya öncülüğünde Kuzeydoğu Asya’da, Avustralya ve Hindistan öncülüğünde Asya Pasifik’te Rusya ve Çin karşıtı bir çevreleme oluşturuluyor.

Bu yapı elbette ekonomik ve siyasi olarak çöken Batı’nın kendi kırılganlıklarını da içinde taşıyor.

Karşısında yenemeyeceği kadar güçlü düşmanlar var ve bunlar yeni çok kutuplu dünyayı temsil ediyor.

Ama asla bunları hafife almamak gerek.

500 yıllık emperyalist deneyim ve know-how bilgileri azımsanamaz.

Büyük savaş yaklaşıyor.

Önce güneyimizde İran’a, sonra Kuzeyimizde Rusya’ya ve nihayetinde Asya Pasifik’te Çin’e karşı bir yeni dünya savaşı, uzlaşmaz çelişmeleri çözecek son barbarca yöntem.

ABD’nin diplomasi masasına, İngiltere’nin yumuşak güç görüntüsüne ve İsrail’in verdiği hiç bir söze kanmayın.

Bunlar dünyanın görüp göreceği en acımasız ve vahşi savaşçılarıdır.

Türkiye’yi Ukrayna 2.0 yapmak için geliyorlar.

24 yıldır ne istedilerse veren bir iktidar onların ağızlarının suyunu akıtıyor.

Tarihçiler ileride olanı biteni acı bir şekilde yazacaktır.

Bir amatör tarihçi olarak, SSCB’nin çöküşünün tüm bu yaşananların en büyük sebebi olduğunu rahatça yazabilirim.

Jeopolitik ideolojiden üsttedir. Ancak ideolojisi olmayan bir jeopolitik de yeterince güçlü değildir.

Kaynak: https://hseyinvodinal.substack.com/p/buyuk-savasn-ayak-sesleri

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin