AMERİKA, AKP’Yİ BIRAKIP CHP’Yİ NEDEN ALMAZ?

Alâaddin Bâkî AYTEMİZ

Gün geçmiyor ki CHP kanadından ABD başta olmak üzere Batılı emperyalistlere, “Onu alma, beni al!” diye yalvarışlar duyulmasın.

Bir Özgür Özel yazıyor Batı medyasında bir İmamoğlu…

Bunlara da yüz veren ABD ve Batı içinde küçük bir klik…

Haçlı teröristlerin gönlünü AKP ve Erdoğan çoktan fethetmiş… CHP’yi lütfen dinliyorlar ve elbette hini hacette gerek olur diye bir kenarda tutmaya devam ediyorlar.

Bunca yalvar yakarışa, kökten Batıcı görüntüye rağmen ABD ve Avrupa’nın CHP’yi değil de AKP’yi tercih etmesinin sebebi ne ola ki?

Düz mantık: CHP kökten Batıcı olduğna göre, Batı’nın da onları tercih etmesi ve İslâmcı kökenden gelen AKP’ye yüz vermemeleri gerekir. Nitekim Batı, uzun yıllar boyunca AKP kurulana kadar Millî Görüş partilerine mesafeli durdu. Bu mesafeli duruşta elbette Millî Görüş partilerinin Batı’ya karşı mesafeli duruşu esas amil teşkil etti. AKP ise Batı ile işbirlikçilik yapmak için, bizzat batı’nın müdahalesiyle kuruldu. Şu oldu, bu oldu. Neticeye, bu güne bakalım.

Batı, son tahlilde faydacıdır, pragmatisttir.

Onu karşıdakinin ideolojisi değil, kendisine faydalı olup olmaması ilgilendirir.

CHP her ne kadar, “Bakun ben zaten Batıcıyım, batı için daha faydalı olurum!” dese de olamayacağını Batı CHP’den daha iyi biliyor. Asıl, gölgesini, gölgenin kendisinden daha iyi biliyor.

CHP iktidara gelse Türkiye’de kimi Batı medeniyetine uyan hamleler yapabilir. LGBT’yi daha serbest bırakmak, daha demokratik gözükmek vs gibi…

Ama…

AKP’nin yaptığını yapamaz.

Meselenin esas bam teli burası.

CHP, Müslüman Anadolu Ahalisi’ni sisteme entegre ederek Batı emperyalizminin işbirlikçiliğine milleti ikna edemez.

İşte Batı adına AKP’nin esas ve hayatî önemdeki fonksiyonu bu.

Türkiye’nin tarihî misyonunu gerçekleştirmesi için atak yapmaktan alıkoymak.

Son olarak İran meselesinde Trump, Erdoğan’a, Türkiye’y İran’la birlikte savaşa sokmamasını istediğini söyleyip, Erdoğan’ın da bu isteği gerçekleştirdiği için teşekkür etmedi mi?

Şimdi buraya özellikle dikkat: Türkiye İran’la birlikte savaşa girmesi gerekirken bunu Erdoğan önleyebiliyor. Özel ya da CHP bunu yapamaz. Yapsa yapsa AKP yapar. (İran savaşı sürecinde CHP iktidar olsaydı, Türkiye yer yerinden oynamıştı. AKP sayesinde ABD ve İsrail Türkiye’nin elden kaçma tehlikesini bertaraf etmiş olmaktalar ve bu güven içinde İslâm dünyasına daha rahat saldırabiliyorlar.)

AKP’nin ana vazifesi açık ve net: Türkiye’nin tarihi misyonunu ifa etmesine mani olmak. Türkiye’yi Batı çizgisinde tutmak. Bunu yaparken de kültürel olarak bazı sûreten Batı karşıtı göerüntü vermesine müsaade ediyorlar.

Bu kadar büyük fayda karşılığında bu küçük bir taviz oluyor ve Batı, CHP’nin, “onu alma, beni al” yalvarmalarına rağmen, CHP’ye yüz bile vermiyor. Çünkü ABD ve Batı biliyor ki, Türkiye’de AKP iktidarının alternatifi CHP değil, İslâm inkılâbıdır. AKP giderse CHP değil, yaşanmaya değer hayatın pazarlıksız savunucuları gelir…

Burada şunu da ifade edelim: CHP yekpâre bir yapı değil. İçinde hâlâ anti-emperyalist ve tam bağımsızlıkçı bir damar taşımaya devam ediyor ve Özel liderliği CHP içindeki bu damarı kontrol edebilecek kadar gelişmiş değil. Dolayısıyla CHP iktidarı iki yönden Batı için mahzurlu. Ama CHP Batı’ya yalvararak iktiadar olmayı umuyor… Sonra da “Kurtuluş Savaşı veren partiyiz!” derler… AKP’nin İslâmcılığı, yerli ve millîliği kadar…

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin