BEN BEŞİKTAŞ DİYORUM…

BEN BEŞİKTAŞ DİYORUM…

Ben Beşiktaş diyorum; o, Fener, Galatasaray, Trabzon gibi basit futbol kulübü anlıyor.

Bu konuda uzmanları ve rahmetli Aytunç Altındal’ın anlattıklarını dinleyelim:

”Aytunç Altındalı’ın babası Cavit Bey, iyi bir futbolcuydu. 1925-27 arası Beşiktaş’ın formasını giyebilecek kadar…

Gerçi bu orta saha oyuncusunun Beşiktaş’ta oynadığı maç sayısına baktığın zaman (2 yılda 6 maç!) onun başarısız bir performans gösterdiği sonucu çıkabilir. Ama Cavit Altındal “başka işler de” yapıyordu. Evet, Beşiktaş bir jimnastik kulübü olarak kurulmuştu ama bazı futbolcuları “Kuvayi Milliye ruhu içinde” aslında Anadolu’ya silâh kaçırıyorlardı. Cavit Altındal da o teşkilâtın içindeydi. O yıllar hem Beşiktaş’ta futbol oynamış, hatta kaptanlık yapmış, hem de Anadolu’ya silâh götürmüştü.

Futbol, Türkler ve istihbarat deyince atlamamız gereken meseleler var. Önemle belirtmek isterim ki İngiliz, Fransız, Rum ve Siyonistler Türkiye içinde istihbarat toplamak, toplumsal olayları tasarımlamak için birçok spor kulübü kurmuştu.

Sadece bir örnekle geçecek olursak, Yunan ligi takımlarından AEK, Rum faaliyetleri için İstanbul’da kurulmuştu.

Tüm bu casus faaliyetlerinin içinde Abdülhamit Han’ın Türkiye’de yapılacak operasyonlar için kurdurduğu bir kulüp vardı ki gerçek tarihi bizde pek anlatılmaz. Bu kulübün adı Bereketiko Jimnastik Kulübüdür. (BJK) şimdiki adıyla yazacak olursak Beşiktaş Spor Kulübü.

Şimdi yaslanın geriye ve tane tane okuyun. Ben size futbolun yeşil sahalarda oynanmadığını anlatacağım.

Türkiye’nin üç büyük kulübü açısından düşündüğümüzde; Galatasaray kulübünün kurucularını bir araya getiren etken her birinin Galatasaray lisesi öğrencisi olmasıydı.

Fenerbahçe kulübünün kurucularını bir araya getiren etken her birinin Kadıköylü ve ağırlıklı olarak Saint Joseph lisesi çıkışlı olmalarıydı.

Türkiye’nin İLK SPOR KULÜBÜ olan Beşiktaş’ın kurucularını bir araya getiren etken ise tümüne yakınının Çerkes, Abhaz, Çeçen asıllı ve savaşçı ruhlu gençler olmasıydı. Bir önemli etken daha var ki diğer kulüplerde bunu pek göremiyoruz; Beşiktaş’ı kuran bu gençlerin birçoğu birbirleriyle akrabaydı. Şimdilerde herkes ünlü komitacı Fuat Balkan’ın Beşiktaş kulübünün 1 numaralı üyesi olmasından dolayı BJK kulübünün kurucusu olduğunu zannediyor. Halbuki yanlıştır. Beşiktaş’ı kuran kişi kulübün 4 numaralı üyesi olan Mehmet Şamil Şhaplı’ydı. Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün ilk kurulduğu gündeki ismi Bereketiko Jimnastik Kulübü’ydü.

Peki kimdir bu Bereketiko? Bereketiko, Kafkasya’nın en büyük savaşçılarından biri kabul edilen Şhaplı Kubilayko Muhammed’in torunu ve Mehmet Şamil’in de baba tarafından dedesiydi. Tam adı Bereketiko Hasan’dı ki o da namlı bir savaşçıydı. Kulübü kuran Çerkes gençlerden her biri kurdukları spor teşkilâtına onun Kafkasya’da nam salan ismini vermekten onur duyarak Bereketiko Jimnastik Kulübü demişlerdi. Daha sonra isim Bereketiko Jimnastik Kulübü, Osmanlı Beşiktaş Terbiye-i Bedeniye Mektebi ve en son Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak değişecekti.

Avrupalı büyük güçlerin ve İstanbul’da yaşayan azınlıkların kurdukları spor kulüplerini bir istihbarat merkezi olarak kullanmalarına cevap niteliğinde olan Beşiktaş’ın kurucuları arasında Abdülhamid Han’ın özel muhafızı olan namı diğer Boksör Kenan da vardı.

Mesela Beşiktaş Kulübü’nün bir numaralı üyesi olan Fuat Balkan, Teşkilât-ı Mahsusa tarafından İngilizlere karşı Hindistan Müslümanlarını örgütlemek için bölgeye gönderilmişti. Fuat Balkan’ın sıkı ilişkiler içinde bulunduğu ve aynı hücrede görev yaptığı Muhammed Ali Cinnah yıllar sonra Hindistan’dan ayrılarak Pakistan İslâm Cumhuriyeti’ni kuracaktı. Cinnah’ın hücredeki kod adı ise Bozkurt’tu. Tam teferruata girmiyorum ama Pakistan İslâm Cumhuriyeti bayrağında yer alan ay yıldız bir Teşkilât-ı Mahsusa yadigarıydı. Fuat Balkan’ın bölgede yaptığı faaliyetler Hint Hilâfet Komitesi ve Müslüman Hintliler arasında müthiş bir sempati doğurmuştu. Öyle ki Osmanlı Devleti zor durumda kaldığında İngiliz propagandasının kandıramadığı birçok Hintli Müslüman maddî ve manevî desteklerini esirgememişti. Bu gençlerden biri olan Abdullah Paşaverî ceketini satarak Türk ordusuna gönüllü yazılan bir büyük kahramandı ki mezarı bugün Beşiktaş Maçka Kabristanında bulunmaktadır.

(..)

Beşiktaş Kulübünün renkleri kırmızı-beyazken Balkanların kaybedilmesinden sonra alınan kararla matem amaçlı siyah rengin kabul edildiğini belirtmek gerekir.

Kaldı ki aynı kaygıların Trablusgarp için de duyulması birçok Beşiktaşlı genci harekete geçirmişti. Mesela Abdülkadir Cami Baykurt, Beşiktaş’ın 21 numaralı kurucu üyesiydi. Asker kökenliydi. Sürgün süsü verilen gizli görevle yıllar sonra meydana getirecekleri Trablusgarp direnişinin altyapısını hazırladı. Bütün sahayı didik didik etti. Çölün en bakir yerlerine gitti. İsmi bile duyulmamış kabileleri ziyaret etti. Çölün en savaşçı aşiretleri ile temasa geçti. Onlarla sıkı ilişkiler kurdu. Toplum nezdinde büyük ağırlığı bulunan din adamlarına halkı İtalyan emellerine karşı uyarması için telkinlerde bulundu. Buraları İtalyanlara dar ettiler. Bu arada Kuşçubaşı Eşref, Süleyman Askerî, Ömer Naci ve Ömer Seyfettin gibi gençler Trablusgarp direnişi için gizli toplantılar tertip etti. Toplandıkları yer ise Beşiktaşlılara yabancı bir yer değildi. Beşiktaş’ın Başkanı olan Mehmet Şamil Şhaplı’nın Beşiktaş’ın ilk kulüp binası olan Serencebey Konağı… Yani anlayacağınız Trablusgarp direnişinin örgütlendiği semt ve yer (bina) Beşiktaş’a ait idi. Zaten bu direnişin başında bulunan Enver bir Beşiktaşlı idi.

Bir de Çanakkale ve Beşiktaş meselesi var tabii. Beşiktaş Futbol Takımı o dönemde en önemli ismi olan santrafor Asım’ı Çanakkale’de kaybetmiş mesela.

Bir de şair Kâzım vardır ki mutlaka bilmek gerek. Şair Kâzım Beşiktaş’ın 1915 yılındaki orta saha oyuncularından biri ve takım kaptanıydı. Arıburnun da şehit düştüğünde koynundan kana bulanmış bir şiir çıktı. Son kıtalarında “Biz 11 arkadaşız lâkin arkamız daha var. / Bu zevk âlemi dar zannedip de aldanalım. / Vakarlı hak gibi sakin nezih ve saf olalım / Fakat bu hâl ile kuvvet gibi cesur olalım.’’ der. Evet yanlış okumadınız… Bugün bizim Beşiktaş Marşı olarak bildiğimiz şiir, Şehit Kaptan Kazım tarafından Çanakkale’nin kanlı siperlerinde yazılmıştı.

Tabi bu kısıtlı alanda Beşiktaş’ın tüm gizemli tarihini anlatmak mümkün değildir ama son olarak size Beşiktaş’ta top koşturan gizemli bir isme dair sır vereyim.

Sen hiç 10 yıl takımda görev yapmasına rağmen 2 defa forma giyen bir futbolcu duydun mu?

O ilginç orta saha oyuncusunun adı Cavit idi. Beşiktaş kulübünde hem top oynamış hem de senelerce hizmet etmişti. 1927’de bir de şampiyonluk gördü. Ama onun daha farklı özellikleri vardı. Cavit ALTINDAL, sporculuğunun dışında bir Teşkilât-ı Mahsusa ajanıydı. Kafkasya Cephesi’nde İslâm Orduları Sancağı altında Nuri Paşa’nın yanında savaşmıştı. En yakın dostları ve takım arkadaşları olan Doktor Mehmet ile Bek Rıdvan’ı bu cephede kaybetmişti. Bundan ayrı Millî Mücadele döneminde Kuşçubaşı Eşref Bey’in önderliğinde Anadolu’ya silâh kaçıran Beşiktaş Kulübünün en faal üyesiydi.

Şimdi gelelim bam teline; Bugün Beşiktaş tutkunu olduğunu söyleyen bazı gençlerin bile ismini bilmediği Mehmet Şamil Şhaplı, Osman Ferit Paşa’nın oğluydu. Osman Paşa, Osmanlının gözü gibi baktığı mübarek Medine’nin Osmanlı tarafından atanan muhafızıydı. Sultan Abdülhamid tarafından bu göreve lâyık görülmüştü. Medine’de bulunduğu sıralarda Kafkasya’nın en büyük savaşçısı olan Şeyh Şamil’in oğlu Gazi Muhammed Paşa ve ailesiyle sık sık görüşme fırsatı bulmuştu. Bu görüşmeler nihayetinde oluşan yakınlıkla Gazi Muhammed Paşa’nın tek kızı olan Emire Nefiset Hanım ile evlenmişti. Bu evlilikten doğan 11 çocuktan Hüseyin Bereket, Hamza Osman Erkan ve Mehmet Şamil Şhaplı Beşiktaş’ın gerçek kurucularıydı.

Yani Beşiktaş’ı kuran gençler, Kafkas dağlarının en büyük iki savaşçısı olan Kubilay Muhammed ve Şeyh Şamil’in ortak torunuydu. Bu iki müthiş savaşçıya Kafkas halkları tarafından verilen unvan ise “Kafkas Kartalı”ydı. Bu bağlamda kurucularının hepsi Kafkasyalı Çerkes-Abhaz-Çeçen kökenli olan Beşiktaş’a sembol olarak Kartalın seçilmesi asla tesadüf değildi. Beşiktaş’ın kuruluşuna hâkim olan güçlü Çerkes damarı hâlâ yaşıyor mu diye merak edenleriniz olabilir. Beşiktaş’ın onursal Başkanı olan eski MİT mensubu rahmetli Süleyman Seba Abhaz kökenlidir dememiz en anlamlı cevap olacaktır.”

Aytunç Altındal’ın 28 Eylül 2010 da Fotospor’a verdiği röpartajdan;

”G.Saray’ı ‘mason’, Beşiktaş’ı da ‘teşkilât’ takımı olarak gösteren yazar Aytunç Altındal, F.Bahçe için “Rum kopillerin takımı” dedi. Sarı-Lacivertliler, iddialara ateş püskürüyor.

Türkiye dün yeni bir iddiayla çalkalandı. F.Bahçe Stadı’na ismi verilen, 16 yıl kulüp başkanlığı, Atatürk döneminde Bakanlık, İsmet İnönü döneminde Başbakanlık yapmış, ünlü siyaset adamı Mehmet Şükrü Saracoğlu’nun 2. Dünya Savaşı sırasında, Amerika’ya özel devlet bilgileri aktardığı ileri sürüldü. İddianın sahibi ise komplo teorileriyle ünlü yazar Aytunç Altındal…

Hapoel ve Ajax…

İsrail takımı Hapoel Hayfa’nın 2. Dünya Savaşı’nda Türkiye’de kurulduğunu, o zamanki adının Hapoel İstanbul olduğunu söyleyen Altındal, Hollanda’nın dünyaca ünlü Ajax takımın da İstanbul kökenli olduğunu iddia ediyor: “Mesela ünlü Ajax Takımı’nın kurulduğu ilk yer de İstanbul. Bunlar hep Yahudilerin kurduğu teşkilâtlar. Spor kulübü kisvesi altında çalışıyorlar.” Altındal’a göre Beşiktaş da bir teşkilât takımıdır…

Silâh kaçırıyorlar

“Evet, bizim Beşiktaş Kulübü de öyledir. Beşiktaş önce Jimnastik Kulübü olarak kuruluyor, aslında Anadolu’ya silah kaçırıyorlar. Benim babam da o teşkilâtın içindeymiş. 1920-21 yıllarında hem Beşiktaş’ta futbol oynamış, kaptanıymış hem de Haysiyet Divanı Başkanı’ydı. Cavit Altındal… Ama esas işleri Anadolu’ya silâh götürmekmiş. Beşiktaş onun için Kuvayi Milliye’nin takımıdır.”

Stalin ve Hitler

“Galatasaray mason, Fenerbahçe de kopil takımıdır. Rum kopilleri takımı… Zaten adamlarının stadının ismi ‘Papazın Çayırı’… Yıl 1941’ler… O günlerde Türkiye ile Almanya arasında bir saldırmazlık paktı imzalanıyor. Ama bu anlaşmayı isteyen Stalin. O zaman Hitler ile savaşta değil, işbirliği halindeler. Bu anlaşma, bizim Başbakan Refik Saydam döneminde imzalanıyor.”

Saydam ölüyor…

“Malûm İsmet Paşa Cumhurbaşkanı, diyor ki “Biz Almanlar’la her zaman dostuz, onlara saldırmayız.” İlginç bir şey oluyor ve Refik Saydam ölüyor… Ki bu da ilginçtir, yerine Başbakan olarak Şükrü Saracoğlu geçiyor. Bak, önemli bir şey anlatıyorum, Türkiye tarihinde ilk kez… O günlerde Allen Dulles isimli casusun ağababası, İsviçre’den İstanbul’a geliyor ve bir istihbarat ağı kuruyor.”

Yellow ve Harem

İddialar daha ilginç hale gelmeye başlıyor. “Elemanları, bütün casusluk teşkilâtları gibi kod adlarıyla çalışıyorlar. Türkiye’ye de bir kod veriliyor. Türkiye’nin kodu: Yellow, yani sarı… Türkiye demiyorlar yazışmalarda sadece ‘yellow’ diyorlar. Bir de, çok ünlü bir Türk yöneticiye kod verilmiş, o da; ‘Harem’… Yazışmalarda Harem kod adlı birisi var Türkiye’de yani. Yellow’un sorumlusu Harem diye geçiyor adam…

Harem, Başbakan

Peki kim bu HAREM?.. “Başbakan Şükrü Saracoğlu… İnönü Cumhurbaşkanı, Saracoğlu Başbakan o dönemde. “Sarı’dan -yani Harem’den- gelen bilgiye göre…” diyor ABD kaynakları. Saracoğlu bir yandan da Amerikalılar’a bilgi veriyor. Elbette. Bunu da bir tek İnönü biliyor. Onun müttefiklerle aramızı düzeltecek bir yol bulmasını istiyor gizliden gizliye. İşte ‘Harem’ o zamanki CIA yani OSS’in Saraçoğlu için kullandığı kod adı.”

Beşiktaş Barbaros’un ruhudur, Abdülhamit’in ruhudur, Enver’in ruhudur, her şeyden önce bir bağımsızlık ruhudur, Teşkilâtı Mahsusa, Kuvva-i Milliye takımıdır. Arkadaşlar kızacak ama bu böyle yani tarih böyle bir örnek vereyim, mesela Beşiktaş işgâl kuvvetleri takımlarıyla asla maç yapmamıştır. Gelen teklifleri Fener, Galatasaray gibi kabul edip işgâl kuvvetlerini meşrulaştırmamıştır. Beşiktaş bu anlamda devletin takımı olagelmiştir, siz o armaya -Türkiye de tek kulüptür- ‘ay yıldızlı bayrağı’ bedava mı verdiler sanıyorsunuz.

Not. Beşiktaş kulübü yardım toplama maksatlı bir video yapmış, bu akşam gördüm. İçeriği gerçi yazının içinde var, şair Kâzım şiiriyle… Daha fazla bilgi için link aşağıda:

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/canakkale-sehidi-besiktasli-kazim-46693yy.htm

Hüseyin Göktürk Turan

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: