AKSA TUFANI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER

Adnan DEMİR

Hamas’ın Aksa Tufanı adını verdiği taarruz-huruç hareketi sonrası Ortadoğu ve Dünya’yı bekleyen süreci kavramaya ve anlamaya çalışırken, dış dünyanın gelinen noktayı nasıl gördüğünü, hangi risklerle karşı karşıya olunduğunu gösteren değerlendirmelerden bazılarını şuurlara alternatif olması bakımımdan sizinle paylaşayım…

İsrail-Şin Bet’in eski başkanı Maariv:

– “Güçlerimiz kara savaşına girerse sadece birkaçı orada sağ kalır. Hamas’a Kuzey Kore, Rusya ve İran’dan açıklanmayan belirli silâhların geldiğine dair bilgimiz var. Kara Cumartesi’den bu yana 2.000 ölü ve 300 esir vatandaşımız var. Bu böyle sürerse 10.000 ölü ve 1.000 esir vermiş oluruz.”

Yine bir başka değerlendirme şöyle…

ABD’nin eski Almanya Büyükelçisi Albay McGregor, ABD’nin Orta Doğu’daki riskleri artırmaya devam etmesi halinde İsrail’i yıkıma sürükleyeceği konusunda uyardı:

– “Amerikalı yetkililer Ortadoğu’daki durumun çarpıcı biçimde değiştiğini anlamıyorlar.
Son yıllarda daha güçlü ve daha birleşmiş olan Arap devletleri Filistin-İsrail çatışmasına müdahale etme konusunda yüksek bir istek sergiliyor.
ABD, Tel Aviv’in Gazze’de yürüttüğü savaşa katılmamalıdır. Aslında sonuç olarak sadece İran’la değil, Türkiye ve Rusya’yla da doğrudan çatışmaya girme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar.
ABD, durumu her yöne tırmandırıyor. El artırmanın işe yaradığını düşünüyoruz gibi görünüyor. Bunu Ukrayna’da denedik. Durumu tırmandırdık, tırmandırdık ve bugün Ukrayna harabeye döndü.
Eğer bu bölgesel savaş hayal ettiğim gibi gelişirse, sonunda İsrail’den geriye hiçbir şey kalmayabileceğinden korkuyorum.”

Yine önemli bir savaş uzmanı olan Rus Genaralin değerlendirmesine göz atalım…

Rus emekli komutan, politikacı ve devlet adamı Korgeneral Andrey Gurulev:

– “İsrail, hedef seçmeden saldırıyor, bunu kendileri de itiraf ediyor, hatta istediklerini yaptıklarını söylüyorlar ama tarih bunun böyle olmadığını öğretiyor.
Durum şu ki, İsrail’e karşı da hiçbir kural yok. Yüzlerce Filistinli çocuğu öldürebileceklerine inanırlarsa Araplar ve belki de tüm Müslüman dünyası buna tamamen farklı tepki verecektir.
Başkanımız Vladimir Putin açıkça şunu söyledi: Her şey olabilir, anlar vardır, vatanı koruma sorumlulukları vardır ama bu sivilleri yok etmek için bir sebep değildir, kilit nokta budur.
Eğer ABD ve İsrail kendilerini tüm hukukî hususların ve standartların üzerinde konumlandırıyorsa, o zaman onlara saldırgan devletler olarak, bugün kendi güçlerini tüm dünyaya güç kullanarak empoze etmeye çalışan devletler olarak muamele edilmesi gerekir.
Gazze Şeridi’ndeki durumu her gün gözlemliyoruz ama askerî bilimde her şey zamanında olursa iyidir. İsrail’in kara operasyonu başlatma anı bir ölçüde kaçırıldı.
Hiçbir sürpriz unsuru yok ve Müslüman dünyası, çatışmanın ilk günlerinde olmadığı gibi birlik kazandı.
Bugün Moskova’da Hamas temsilcilerinden oluşan bir heyet bizimle birlikte çalışıyor, bu son derece ciddi bir an, hangi anlaşmalara varılacağını zaman gösterecek ama bu, ülkemizin çatışmaya ve gelişmeye yönelik tutumunu gösteriyor. ABD çatışmayı tırmandırdı, İsrail bu oyunda bir piyon. Amerikalılar ne istiyor? İran’a saldırmak mı? Körfez ülkelerini çatışmanın içine mi sürükleyeceksiniz? Savaş biçimlerinin de değiştiği, bir yıl önce bile öngörülmeyen silâh türlerinin ortaya çıktığı ve çatışma bölgesindeki Amerikan uçak gemisi gruplarının yenilmez olacağını varsaymanın pervasızca olduğu çok açık. Ortadoğu’da gelişebilecek küresel çatışma, Ukrayna’daki olaylardan çok daha acımasız ve ciddi olacaktır. Olayların gelişimi için çeşitli seçenekler vardır; belki sadece İran, belki başka ülkeler devreye girecek. Nedense herkes Türkiye’yi unutuyor. Bu ülkenin liderliği, NATO üyesi olarak Filistin’i her şekilde destekliyor. Aksi takdirde Türk liderliği yerel halk tarafından olumsuz karşılanırdı. Buradaki ciddi soru, tüm bunlardan sonra İsrail’in hâlâ var olup olmayacağıdır. Tabiî ki bu tırmanışın durdurulması gerekiyor. Sivillerin öldürülmesi ve halı bombalamaları durdurulmalıdır.
Orta Doğu’da tam bir kaosun ortaya çıkması, bu çatışmanın kahramanları olan ABD için bile iyi bir şeye yol açmayacak; bunların hepsi dünya pazarına enerji sağlamada kilit rol oynayan ülkelerdir. Ukrayna bölgesindeki duruma bakarsanız kesinlikle inisiyatifi ele geçirdik. Avdeevka bölgesinde kuzey yönünde ilerliyoruz. Ukraynalılar bir şekilde hareketlerimizi kısıtlamaya çalışıyorlar, bugün Rabotino yakınlarına tırmandılar, biz onlarla iyi bir iş çıkardık, yeterli miktarda insan gücü ve ekipmanı yok ettik, hiçbir şey başaramadılar, ormanlara gittiler ve her şey bitti. Ne zaman daha hızlı ilerleyeceğiz? Acele etmeye gerek yok, artık bir dönüm noktası, 200-500 metre ilerlemek için değil, kesici ve kuşatıcı saldırılar yapmak, grupları yerinden çıkarmak yerine yok etmek, düzgün bir konum elde etmek için taarruza hazırlanmamız gerekiyor. Başaracağız, sadece biraz zamana ihtiyacımız var. Filistin çatışması bizim de baş ağrımız, Rusya’nın orada kendi çıkarları var, orada da her şeyin yoluna gireceğini düşünüyorum.”

BM ve UNICEF’e göre Gazze’de öldürülen 8.000 sivilin %45’i çocuktu!!!

Türkiye’nin de aralarında olduğu bir çok ülke, İsrail’in savaş ve insanlık suçu işlediğini belirterek çeşitli girişimlerde bulunduğu halde, dünyanın gözü önünde yaşanan bu vahşete İsrail cephesi ne demiş bir de ona bakalım…

Netanyahu:

– “Eylem daha da şiddetli bir şekilde devam ediyor, kurallar bizim için geçerli değil, biz İsrail’iz.”

Şimdi tüm bu gelişmeleri, Türkiye açısından değerlendiren Adımlar Platformu Genel Başkanı Sayın Ali Osman Zor Bey’in değerlendirmeleri ışığında okumaya çalışırsak sanırım olup biteni ve önümüzdeki süreci doğruya yakın değerlendirebilme şansımız olacak…

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: