ÇARESİZ İSRAİL KONTROLSÜZ SALDIRABİLİR
İran ve müttefikleri için olası bir kirli bomba saldırısı ihtimali giderek artıyor. Gazze’de yaşanan hedef gözetmeksizin yapılan ağır bombardıman, sınır ve değer tanımayan savaşların devam ettiğini bir kez daha gösterdi.
İsrail şu an güneyden kuşatma altında, Gazze içerisinde bir batağa saplanmış halde ve kuzey cephesindeki baskı da giderek boğucu hale gelmeye başladı. Irak’tan Hayfa’nın rahatça vurulabilmesi de topyekun bir çatışmada İsrail’in yıkımın eşiğine geleceğini gösterdi.
Netanyahu ve aşırı sağcı ekibi savaş sonrasında ne yapacaklarını bilmiyorlar. Siyasi kariyerleri bitik ve pek çok yolsuzluk soruşturması da bekliyor. Hapis ve sessiz sedasız ortadan kaldırılma ihtimali gücü kaybettikten sonra her an başlarına gelebilir.
ABD, İran ile temasa geçerek ateşkes sağlamaya ve işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Netanyahu ile yaşanan kriz sonrası uçak gemisinin ve olası ani müdahale gücünün bölgeden çekilmesi de İsrail’i huzursuz eden bir gelişmeydi.
İsrail 7 Ekim saldırısında gafil avlandı ve uzun vadedeki büyük saldırı süreci için ava giderken avlanmış oldu. Sahte bayrak veya iç operasyon yoktu. Hamas’ın eline geçen Mossad ve Shin Bet ile ordu arşivleri sayesinde Ortadoğu’daki hücre ve saha elemanlarının büyük kısmının ortaya çıkmasına ve infazına yol açtı.
Mossad baştan yapılanıyor ve CIA vasıtasıyla hücre yapılanmalarını tekrar yayıyor. Kirman saldırısı da bunun ilk yanıtıydı. Bombardımanla açlıkla bitirilemeyen ve askeri saldırıları rahatça göğüsleyecek rakiplerinin yumuşak karnına saldırıp psikolojik zafer elde etmek temel maksattı.
Bir sonraki ve en tehlikeli saldırganlık aşamasına geçmeye çalıştıklarını da ortaya koydu.
Aylardır İran’ın nükleer çalışmalarına dair batıdan ve İsrail’den hiç ses soluk çıkmıyor. Neredeyse hiçbir gelişme yok. Oysa ki bu konuya sürekli dikkat çekilir ve İsrail bunu İran’a yönelik saldırı için böyle bir kriz ortamında kullanması gerekirken hiç kullanmıyor.
Trump’ın çıkışı ve geçenlerdeki batıdan genel tepki dışında hiçbir şey olmadı.
İsrail eğer savaşın çığırından çıkacağına inanıyor ve bunun sonunu getirebileceğini düşünüyorsa sorunu tamamen çözmek ve meseleyi İran’ın karşı nükleer saldırısına getirmek için kirli bomba saldırısı deneyebilir.
İran’ın nükleer faaliyetlerine yakın herhangi bir kentte çanta boyutunda bir nükleer başlığın infilak ettiğini ve bunun batı dünyasında İran, İsrail ve batı hedeflerine saldırmak için Hizbullah ve Husiler gibi müttefiklerine aktarmak üzereyken düşük kalite teknoloji yüzünden olduğuna dair bir hikaye yazıp propaganda kampanyası başlattıklarını düşünün. Bütün NATO’nun bölgeye yığılması, İran’ın müdahaleye maruz kalması yahut da İran’ın istemsiz olarak sinmesi sağlanmaya çalışılabilir.
Bunun aynısı İsrail’de de denenebilir. İsrail kendi askerinin kaybını aşırı derecede umursar gibi görünse de zerre umursamıyor. Savaş karşıtlarının yoğun olduğu kuzeybatıda veya aşırı sağcıların çok olduğu güneyde ufak çaplı şaibeli bir nükleer harp başlığının infilak ettiğini düşünün.
İsrail’in tamamen teokratik yeni aşırı sağcı düzene geçişi ve İsrail’in ABD dünyada farklı yerlerdeki savaşlarla tükenmeden önce ABD’nin tüm gücünü Ortadoğu’da İsrail’i ayakta tutacak kesin zaferi sağlamak için çağrılması işten bile değil.
Bunun ardından İran’ı suçlayıp İran’ın nükleer tesislerine ve siyasi dini sembolik yapılarına karşı nükleer saldırıların yapılması hiç uzak bir ihtimal değil.
İsrail kendisinde veya İran’da yahut Yemen, Suriye ve Irak yahut da Lübnan gibi bir yerlerde sahte bayrak saldırısı ihtimali giderek artıyor.
İsrail’in İran’ın nükleer projeleri karşısında aşırı sessiz tavrı, batının genel sessizliği ve İsrail ile ABD arasında farklı kanatların ateşkes yahut da sonuna kadar savaş konusunda kriz yaşaması ile İsrail’in her yenilgiye sivilleri hedef alan ve saldırı eşiğini bir adım daha yukarı taşıyan tavrı da bunun açık kanıtıdır.
ABD ve İngiltere benzer bir çabayı Ukrayna sathında denemiş ve sonuç elde edememişse bir benzeri ve daha tehlikesi Ortadoğu’da da denenebilir.
KAYNAK: Telegram Enformasyon
Not: Yayın politikamızla uyuşmayan görüşler Adımlar’ı bağlamaz.










