BİRLİKTE KAZANACAĞIZ!
Alâaddin Bâki AYTEMİZ
Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdulmelik el-Husi’nin konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle:
“Arap İsrail çatışmaları tarihinde hiçbir zaman süre ve cinayetlerin büyüklüğü açısından şimdiki kadar büyük bir savaş olmamıştı. Gazze nüfusuna oranla yaralıların yüzdesi dikkate alındığında bu dünyada da benzersiz bir olaydır.
Mücahitlerin ve Gazze halkının direnişi sayesinde artık öyle bir denklem oluştu ki bu denklem içinde siz acı çekiyorsanız, onlar da acı çekiyor.
Siyonist rejimin cinayetlerinin asli sebebi Amerika’nın tutumudur. Amerikalılar Gazze’nin tam bir kuşatma altında tutulmasında ve Gazze halkına zorunlu insani yardım akışının olmaması konusunda ısrar ediyor. Amerikalı subaylar, Gazze soykırımında suç ortağıdır.
Amerikalılar ne uluslararası deniz ticaretini önemsiyor ne Kızıldeniz’in savaş alanı haline gelmesini önemsiyor ne de Gazze halkına gıda ve ilaç sağlanmasını önemsiyor. Uluslararası deniz ticaretine yönelik herhangi bir savaş yoktur. Denizlerdeki savaş, Amerikan saldırganlığına ve Siyonistlerin cinayetine karşı Filistin halkını desteklemeye yönelik bir savaştır.
Bizim operasyonlarımızda 200’den fazla insansız uçak ve 50’den fazla balistik füze kullanıldı. Bizim operasyonlarımızın başladığı günden bu yana 4 bin 874 ticari gemi bu rotadan geçti. Amerika’nın bizim ülkemize yönelik saldırısının uluslararası yasalarla veya BM Güvenlik Konseyi ile bir alakası yok. Amerika ve İngiltere’nin yaptığı şey uluslararası deniz ticaretine yönelik bir tehdittir ve Kızıldeniz’e kıyısı olan ülkelerin egemenliğinin ihlal edilmesidir.
Bizim hedefimiz Gazze’ye gıda ve ilaç giresini sağlamak ve Siyonistlerin cinayetlerini önlemektir. Amerika ve İngiltere’nin tehditleri ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin aksi sonuç verecektir ve bizim kararımız ve tavrımız üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır.
Amerika ve İsrail mallarını boykot etmek ve bunu sürdürmek her zaman vurgulanmalıdır.
Bizim halkımızın Filistin halkına mesajı şudur: Siz yalnız değilsiniz, birlikte kazanacağız. Bu Yemen’in gerçekleşecek olan taahhüdüdür.”
“Siz yalnız değilsiniz, birlikte kazanacağız!”
İşte bu söz bir müslümana, bir yiğide yakışan sözdür.
Ne diyordu Husiler?
Filistin bombalanırken bize bomba atılmaması bizim için utançtı…
Amerika ile savaşmak bizim için şereftir…
Husiler, geçmişte ettikleri bu katıksız, pazarlıksız, pervasız sözlerini şimdi tamamlıyorlar:
Yalnız değilsiniz, birlikte kazanacağız!
İşte bunlar, imânın, sözde değil gerçek imânın, müslümanlar kardeştir ölçüsüne teslimiyetin tezahürüdür.
Savaşanlar kazanacak.
Münafıklar ayıklanacak.
Münafıklar böyle zamanlarda seçilir.
Onlar, savaşanın yanında yer alamaz. Düşmana düşmanlık yapamaz.
Savaşana dost görünemez değil -ki, savaşana dost gözükmemek için bahaneler üretenler zaten sadet dışı- buraya özellikle dikkat edilsin! Münafık, düşmanla savaşana sonuna kadar dost gözükebilir, hatta ufak tefek yardımlarla, boş lakırdıyla savaşana destek oluyor da gözükebilir ama esas olarak düşmana karşı savaşanlarla bir olamaz. Burada ölçü, düşmanla savaşana dost gözükmesi ile birlikte esas olarak düşmana düşmanlık edip etmediğidir.
Yani, düşman aramızda birini gözüne kestirip saldırıya geçtiğinde, saldırıya maruz kalanın yanında kavga ediyor mu yoksa çişi gelenlerden biri mi?
Biz kimiz?
Biz, Büyük Doğu ideali yolunda Doğu’yuz, Anadolu’yuz, Büyük Doğu – İBDA erleriyiz…
Batı’dan gelen her saldırı, kime yapılıyor olursa olsun, biz saldırılanın ve Batı’ya karşı bayrak açanların yanındayız.
Bunu ilk olarak bundan tam 34 sene önce, 25 Ocak 1991’de, “Saddam sen oradan, biz buradan!” pankartını Bayezid Meydanı’nda açarak ilân edenleriz biz…
Irak ve Suriye’de vurulan ABD üsleri şenliğimizdir…
Husilerin vurdukları gemiler yiğitlik türkümüz..
İran’ın vurduğu Erbil’deki Mossad üssü ise bayram havamız…
Hele Gazze iftiharımız…
Kim emperyalizme vuruyorsa, makbûlümüzdür; Rusya gibi…
Hizbullah’ın vurduğu Yahudiler sevincimiz…
Bundan 34 sene önce Bayezid Meydanı’nda açtığımız pankarttan beri, emperyalizme vuranlar arasında ayrım yapmadık, “yok o şöyleydi, bu böyleydi” demedik…
Geçmişte aramızda dava da olmuş olsa, kendi nefsimizi değil, emperyalizmaya karşı duruşu idealize ettik.
Sağ-sol, şii-sünni, o-bu ayrımı yapmadık!
Emperyalizmaya karşı kim savaşıyorsa, bayrak ondandır. Kıskanmadık değil ama pislik atmadık savaşana, bayrağı taşıyana… Öne çıkana, liderlik yapana…
Ve inşallah bu bayrak bizim de elimizde bir kez daha yükselecektir günü geldiğinde. Lâyık olabilirsek niye olmasın, olamazsak, zaten lâyıklarını bulacaktır bayrak…
Birlikte kazanacağız!










