KIRK GÜNLÜK SAVAŞ VE ASIRLARIN GİDİŞATINI DEĞİŞTİREN ZAFER
İran’ın kazandığı zafer, Batı karşısında İslâm âlemi ve topyekûn insanlığın asırlardan beri devam eden makûs talhinde de bir dönüm noktası olmak özelliği taşımakta. Adımlar paltformu Genel Başkanı Sayın Ali Osman Zor, ABD-İsrail’in başını çektiği Deccal komitesinin İran’ın şahsında islâm ve Doğıu medeniyetine karşı başlattığı savaşın hemen ik gününde Hamaney’in şehid edilmesi akabinde savaşın en az kırk gün süreceğini ifade etmişti. Nitekim 28 Şubat’ta başlayan saldırı, kırk gün sonra, 8 Nisan tarihi itibariyle -bugün-, tam kırk gün dolarken, ABD’nin diz çökmesiyle son buldu.
Harici haber sitesi, İran’ın kazandığı zafere dair gelişmeleri aktarırken, verdikleri haber içinde kırk günlük periyoda özel bir vurgu yapmış. Biz de İran’ın kazandığı zafere dair gelişmeleri Harici’den aktarıyoruz:
İran, ABD ve İsrail ile yürüttüğü 40 günlük savaşın ardından “tarihi ve ezici bir zafer” kazandığını ilan ederek, Washington’un kalıcı ateşkes ve yaptırımların kaldırılmasını içeren 10 maddelik teklifi kabul ettiğini açıkladı. Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından yayımlanan bildiride, düşman güçlerin “Direniş Ekseni”nin iradesine boyun eğmekten başka yol bulamadığı belirtildi.
İran, 40 gün süren çatışmaların ardından Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’e karşı “tarihi ve ezici bir yenilgi” yaşattığını ilan etti. Tahran yönetimi, Washington’un kalıcı ateşkes, tüm yaptırımların kaldırılması ve ABD muharip güçlerinin bölgeden çekilmesi gibi kritik hususları içeren 10 maddelik İran teklifini kabul etmek zorunda kaldığını açıkladı.
Washington’un kabul ettiği 10 maddelik taahhüt listesi
Resmi açıklamaya göre ABD, Washington’u esaslı yükümlülüklere bağlayan şu 10 maddelik teklifi kabul etti:
İran’a yönelik yeni bir saldırı gerçekleştirilmemesi,
Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kontrolünün devam etmesi,
İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin kabul edilmesi,
Tüm birincil yaptırımların kaldırılması,
Tüm ikincil yaptırımların kaldırılması,
BM Güvenlik Konseyi’nin tüm kararlarının sona erdirilmesi,
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Yönetim Kurulu’nun tüm kararlarının sona erdirilmesi,
İran’a savaş tazminatı ödenmesi,
ABD muharip güçlerinin bölgeden çekilmesi,
Lübnan’daki “İslami Direniş”e karşı yürütülenler de dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın durdurulması.
Bildiride, İran’ın büyük bir zafer kazandığı ve “suçlu Amerika’yı” kendi şartlarını içeren teklifi kabul etmeye zorladığı kaydedildi.
Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından “İran’ın soylu, büyük ve kahraman milleti”ne hitaben yayımlanan bildiride, düşmanın inkâr edilemez bir bozguna uğradığı vurgulandı. Açıklamada, karşı tarafın artık “İran’ın büyük milletinin ve onurlu Direniş Ekseni’nin iradesine boyun eğmekten başka bir yol görmediği” ifade edildi. Zafer ilanı, 28 Şubat’ta İran Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney ile üst düzey komutanların suikastla öldürülmesiyle başlayan savaşın 40. gününde geldi.
“Tarihin en ağır birleşik savaşlarından biri”
İran’ın en üst güvenlik organı, geride kalan 40 günü “tarihin en ağır birleşik savaşlarından biri” olarak nitelendirdi. Açıklamaya göre İran ile Lübnan, Irak, Yemen ve “işgal altındaki Filistin’deki” müttefikleri, “dünyanın tarihsel hafızasından silinmeyecek” darbeler indirdi. Metinde, “İran ve Direniş, bölgedeki Amerikan savaş makinesini neredeyse tamamen yok etti” ifadesi yer alırken; düşmanın yıllar boyu bölgeye konuşlandırdığı geniş altyapı ve kabiliyetlerin derin darbeler aldığı belirtildi.
Açıklamada ayrıca, ABD’nin savaşın başlamasından yalnızca 10 gün sonra bu mücadeleyi kazanamayacağını anladığı öne sürüldü. Düşmanın ana hedeflerinden hiçbirine ulaşamadığı gibi, 10. günde bu savaşı kazanma kabiliyetine sahip olmadığını idrak ettiği ve bu sebeple çeşitli kanallar üzerinden İran’la temas kurarak ateşkes isteme çabalarına başladığı ifade edildi.
Konsey ayrıca düşman tarafın başlangıçta hızlı bir askeri zafer hayal ettiğini, İran’ın füze ve İHA kabiliyetlerinin “hızla söndürüleceğine” inandığını ve “küresel Siyonizm”in “ABD’nin cahil başkanını” bu savaşın İran’ı bitireceğine ikna ettiğini belirtti. Zafer ilan edilirken, zaferin ayrıntıları kesinleşinceye kadar yetkililerin direncine, basiretine ve halk arasındaki birliğin korunmasına ihtiyaç olduğu vurgulanarak dikkatli olunması çağrısı yapıldı.
Açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi: “Eğer düşmanın savaş alanındaki teslimiyeti müzakerelerde belirleyici bir siyasi kazanıma dönüştürülürse, bu büyük tarihî zaferi birlikte kutlayacağız. Aksi halde İran halkının tüm talepleri karşılanıncaya kadar savaş alanında omuz omuza savaşacağız. Ellerimiz tetiktedir ve düşmanın yapacağı en küçük hata bile tüm güçle karşılık bulacaktır.”










