ÇİFTÇİ AYAKLANMASI

Ayhan SÖNMEZ

Elitlerin sistemleri sürekli tehlike altında. Bunun nihai sonucu kaçınılmaz olarak sistemin tamamen parçalanması olacak ve bu da yüzlerce yıllık oluşum halindeki resmileştirilmiş Batılı hegemonik mimarînin kalıcı olarak yok edilmesiyle sonuçlanacaktır. Rusya’nın mukavemeti, bu mihverde Filistin cephesi, bir daha asla böyle şeytanî bir sistemin hakim olmasına izin vermeyecek, çok kutuplu, çok çeşitli yöntemlerden oluşan bir sistem filizlenecektir. Dolayısıyla bu, ya hep ya hiç şeklinde bir son savaşın başlangıcıdır…

Elitler her ne pahasına olursa olsun sistemi korumalılar. Bunun tek yolu, toplumu korkutmak ve korku çığırtkanlığı yaparak, bu yekpare finansal ağın esaretinden kurtulmalarını sonsuza kadar engelleyen bir dizi sürekli kısıtlayıcı kontrole tabi tutarak insanları diğer, daha iyi seçeneklere karşı körleştirmek ve nihayetinde haklarından feragat etmelerini sağlamak için en büyük insani zayıflıktan, yani sempatiden yararlanmaktır…

Unutmayın, en büyük düşman ihanettir ve hainler en sempatik olanlar, size sizden görünenlerdendir. Kim size, sizden görünmek için en çok çırpınıyorsa, yalakalık yapıp, kendi makamını korumanız için sizi destek vermeye ikna etmeye çalışıyor ve aslı olmayan veya abarttığı tehditlere karşı koruyuculuk rollerine giriyorsa, ona dikkat edin!

Düşündüğünüzde, iklim değişikliği, pandemi sahtekârlığı ve diğer her şey aslında bununla ilgili. Bunlar, insanların, daha iyisi için, fedakârlık etmek lüzûmu üzerine işlenmiş, hayatlarını değiştirecek tavizler vermeye yönlendirildiği ve kandırıldığı sempati salgınlarıdır. İklim değişikliğiyle birlikte gezegeni herkes için korumak adına, seyahat etmek gibi hayat standartlarını düşürmeye zorluyor. Pandemi aldatmacası sırasında, bedenî özerklikten feragat etmek, başkalarının günâhları için fedakârlıkta bulunmak gerekiyordu; böylece kritik derecede sağlıksız, bağışıklık sistemi zayıf, obez ve vitamin-protein eksikliği olan kişilere, fedakârlıkları sayesinde hayatta ikinci bir şans tanınacaktı…

Bu neofeodal mimarînin konsepti, toplumun doğal, fıtrî fedakârlığı ve insaniliğiyle oynamak, bir nevi suçluluk tuzağı mekanizması aracılığıyla bundan yararlanıp akabinde onları, “dışında ölüm var” diyerek sistemin içinde tutma karşılığında özerklikten, şahsî özgürlüklerden ve rahatlıklardan kasıtlı olarak feragat ettirmeyi amaçlamak…

Artık Avrupalı çiftçilere karşı bir savaş olduğunu biliyoruz, gösterdikleri direnişle takdiri fazlasıyla hak ediyorlar. Bu çiftçi direnişinin yankısı dilerim Türkiye’de de olur!..

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin