PUTİN – CARLSON RÖPORTAJI

Adnan DEMİR

Tucker Carlson’un Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin ile yaptığı röportajın içeriğine göz atacağız elbet ama buna geçmeden önce “Tucker Carlson kim?” ve “bu röportajı niçin yaptı?” sorularını cevaplamamız gerekiyor.

Carlson, Amerika’da küreselciler tarafından aforoz edilmiş, Trump’a yakınlığı ile bilinen Cumhuriyetçiler safında önemli bir gazeteci ve Amerika’da iktidarda olan Anglo-Sakson Liberal Küreselci baş belâlarının, Amerika ve Dünya’yı bir uçuruma sürüklediğini düşünen biri ve Rusya kuşatmasının küresel bir felâkete yol açacağının farkında olarak bunu durdurmak için ne yapılabilir sorusunun cevabını arıyor aslında; aklı başında herkes gibi…

Bizim açımızdan röportajın içeriğinden ziyade, etkilerini takip etmek daha önemli ve gerçekçi bir yaklaşım olacak, içeriği elbette mühim…

Tahminen 100 milyon kişiye şu anda ulaşmış oldu bu röportaj… Önemini anlamanız açısından bir veri olabilir.

Röportajı yapan Carlson, Biden liderliğindeki bu teröristlerin dünyamızı bir nükleer savaşa sürükleyecek kadar ahmak ve gözü dönmüş olabileceklerini tahmin ediyor mu bilmiyorum ama Putin’in bu ahmakların böyle bir şeye sebep olabilecek potansiyel taşıdıklarını öngördüğü için endişeli olduğunu gözlemlemek mümkün .

Röportajı dinlediyseniz veya okuduysanız, Putin’in tarih konusundaki (hem Rus hem dünya tarihi) birikimine şahit olmuşsunuzdur. Bu birikim, bir ülkenin devlet anlayışının ve devlet ciddiyetinin ne kadar önemli olduğunu bize bir kez daha hatırlattı. Asırlardır mahrum kaldığımız bu “DEVLET AKLI“nın olmayışı sebebiyle tarihî serüvende ne hâle düştüğümüz ortada…

Röportajı birkaç cümle ile özetlemek istersek şunları söyleyebiliriz;

Rusya, Dünya’yı tehdit eden (özellikle Rusya’yı) bir güç karşısında, kendini savunmak için aklı başında bir devlet ve aklı başında bir devlet başkanı ne yapması gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyor.

Savaşı değil barışı istediğini ve bu barışı kimlerin bozduğunu anlatıyor. Ve belki en önemli kısmı bu; iktidarda olan bu melun yapının tüm insanlık için bir tehdit olduğunu ve bu yapı lağvedilmedikçe, kökü kazınmadıkça yeryüzünde fesat ve bozgunun sona ermeyeceğini anlatmaya çalışıyor.

Yeryüzünde bu zalimlere dur diyebilen ve bunun için gerekli şartların kuşanılmasını kavramış bir devlet aklı ile karşı karşıyayız ve bu insanlık için bir umut olma özelliği barındırıyor. Hem tüm dünya hem de bölgemiz ve bizim için.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin