MÜCADELE ÖĞRENİLİR

Selim Gürselgil

Bu yaşıma kadar kaç kere gözaltına alındım, tam bilmiyorum. 4 defa içeri girdim, bir çok defa da karakola çekildim. Tam sayısını düşünmem lâzım. Buna onlarca defa hapishanede çeşitli sevkleri de ekleyelim..

Bunlardan sadece birinde, yanılmıyorsam 99’da, kafama kabza veya telsizle vurup arabanın içinde bastırmışlardı. Bunun dışında bastıracak olsalar biz zaten izin vermiyorduk.

94’ten örnek vereyim. Jandarma karar aldı, bizi mahkeme sevklerinde ters kelepçe vurarak götürecek. Biz de karar aldık, mahkemelere çıkmayacağız. Aylarca sürdü direnişimiz.

Ters kelepçe gördüğümüz anda kapıaltından geri döndük. Sonra biraz yumuşadılar, adi mahkûm gibi ikişer kişiye tek kelepçe vurmaya kalktılar. Onu da reddettik. “Bizi insan gibi, ellerimiz önde kelepçeyle (buna itiraz etmiyoruz bakın) götürecekseniz varız, yoksa hiçbir yere gitmeyiz kolaysa gelin de götürün” dedik.

Hiçbir zaman bu tür bir muameleyi kabul etmedik. İşkence putunu, zından putunu, ikbâl ve istikbâl putunu tek tek devirdik. Koma halinde sedyede bile kameralara selamımızı vermekten, sloganımızı atmaktan çekinmedik.

Bakın, burada “biz” vezniyle konuşuyorum ama benim bu yapılanlarda bir pay sahibi olmadığımı da belirteyim. Ben o zamanlar yaşça epey gençtim. (Şahit sıfatıyla oradaydım diyelim) Ama şunu söyleyeyim: Bizim gerçekten kahraman gönüldaşlarımız vardır. Şimdiki Müslüman gençlerin onlardan öğreneceği çok şey vardır.

Hâlâ karşılarında putları görünce korkuyorlar. Baskılarına boyun eğiyorlar. Bizim gönüldaşlarımız DGM’ye girdi mi “Allahsız DGM hesap verecek” diye haykırıyordu. Onların hükümlerinden korkmuyorlardı.

Onlara sorun, size anlatsınlar. O’nun çocukları inkılâbın tecrübesiyle doludur.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin