HİLÂFET MESELESİ – 7

Selim GÜRSELGİL

İki tarafa da yaranmaya çalışan bazı mıymıntı tarihçiler, hilâfetin kaldırılmasını İngilizler istemedi, içteki lâik güçler onları bile dinlemedi türküsü söylüyor. Tabiî ki bu türkü bir kuru gürültüdür. İngilizler istemese niye kaldırılsın, tepe tepe kullanmak varken? Hem de lâikliği İslâm ülkelerine yaymak sevdasıyla kurulan ilişkiler, oluşturulan paktlar vs bilinirken?

Lord Curzon’un görüşlerini özetle aktarmıştım. En kısa özet halinde diyor ki, eğer hilâfet Turklerin elinde ve İstanbul’da kalırsa, bugün hangi şartlarda sulh yaparsak yapalım, yarın yine karşımıza büyük bir güç halinde dikilecektir. Ama hilâfeti tasfiye edersek, Türkiye artık süpergüç olma iddiasını sürdüremeyecek, İran ve Afganistan gibi ikinci sınıf bir Ortadoğu ülkesi olacaktır.

Çeşitli formüller tartışıyorlar. Hilâfeti Şerif Hüseyin’e vermek ve Arabistan’a taşımak. İstanbul’u beynelmilel bir konsorsiyuma devretmek. Ama öncelikle Şerif Hüseyin, yine uzun yıllardır İngilizler tarafından beslenen, donatılan Vehhabiler karşısında tutunamıyor. Siyonizm devreye giriyor. Yekpare bir Arap bağımsızlığı yerine, bir çok ülkeye bölünmüş Araplar formülünü geliştiriyorlar.

İstanbul’un Osmanlı zamanındaki gücü ve önemine Churchill de dikkat çekiyor. Batı için Londra, Paris ve Berlin neyse, Doğu için İstanbul (Hilâfet) bunların toplamından daha önemlidir diyor. İstanbul’un Hilâfetle birlikte başkent olarak kalması, ne kadar güçsüzlestirilmiş olursa olsun saltanatın devam etmesi, İngilizler için kabûl edilebilir bir şey değil. Tabii bunun yanına Musul’u da ilâve etmek lâzım. Hilâfetsiz, İstanbul’un başkent olmayacağı ve Musul’un Türklere verilmeyeceği her formüle açıklar aslında. Ben okuduğum kaynaklarda hiçbir İngiliz yetkilinin lâiklik vurgusu yaptığını görmedim. Harf inkılâbı vurgusu görmedim. Ama cumhuriyet telkini, Kâzım Karabekir’e bakarsak, en başından beri İngiliz telkinidir. Lord Curzon’un yeğeni Albay Rawlinson, birkaç defa Erzurum’da Karabekir’e, “eğer Cumhuriyet kurmayı düşünürseniz İngiltere destekleyecektir” diyor. Daha ortada fol yok, yumurta yok. 1919 suları. Fransızlar ve İtalyanlar için de Cumhuriyet çok cazip. Hatta Ruslar için. Çiçerin Lozan’da, bu fikrin en koyu destekçisi. Ruslar Musul’un da Türklere verilmesini istiyor ama İngiltere ona razı gelmiyor.

Kısacası, hilâfetin kaldırılması, İstanbul’un başkent olmaktan çıkarılması, hatta Cumhuriyet (saltanatın kaldırılması) kesinlikle İngilizlerin sulh şartları olarak görünüyor. İngiltere, ikinci sınıf bir Ortadoğu ülkesi haline getirilmiş bir Türkiye’ye, mânâsından arındırılmış bir İstanbul ile Rumlardan temizlenmiş bir İzmir’i bırakmakta beis görmüyor. Ama Musul, petrol, savaş lafları edilmesine rağmen, verilmiyor.

İnkılâp tarihi hakkındaki en yalın gerçek budur.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin