ŞERİAT, İYİ, GÜZEL VE DOĞRUNUN EN İLERİ NİZAMIDIR, İNCELİK VE ZERAFET GEREKTİRİR

Selim GÜRSELGİL Bu camianın arasında o camiayı eleştirmek kolay bir şey değildir. Kolayca düşmanlık olarak algılanabilir. Benim İslâmî kesime yönelik eleştirilerimin çok tepki görmesinin sebebi budur. Ben bundan pek kaçınmıyorum. … Read More

HER DAVANIN ARADIĞI HAKİKAT

Selim GÜRSELGİL Büyük Doğu-İbda, her kesime söyleyecek sözü olan belki de tek harekettir. İslâmcıya der ki: İslâmı, onun mübarek kavramlarını içi boş kelimeler olarak bırakmayıp gerçek bir İslâmî dünya görüşü … Read More

İÇİ BOŞ ŞÖHRETLER – KADİR MISIROĞLU VESİLESİYLE – SHAKESPEARE’İN MÜSLÜMANLIĞI

Selim GÜRSELGİL Shakespeare’in Müslümanlığı konusu üzerinde biraz daha duralım. Dün “Kadir Mısıroğlu Shakespeare gizli müslümandır, adı da Şeyh Pir’dir” diyor dedim; ondan sonra da bir sürü şey söyledim ama hepsi … Read More

TARİHİMİZDE ŞUBAT AYI

1994 – Şeyh Muhammed Emin BİNGÖL – MUŞ Evi basılarak esir edildi. Cesedi, 18 gün sonra Murat ırmağı yakınındaki Karasu deresi kenarında Belediye çöplüğünde bulu

ADIMLAR, KİMSEYE “TEŞEKKÜR” ETMİYOR!

Söz O’na ait; “İslâm’da yakarak insan öldürmek yasak. Bak bu kayıtla söylüyorum ki, hepsini tek tek YAKACAĞIM.”

SERDAR YAVUZ’UN 20 SENE ÖNCEKİ MEKTUBU

1994 senesinde Metris Cezaevinde kalan bazı İbdacı genç yazarlar kendi aralarında bir “aydınlar platformu” oluşturmak ister ve Genel Yayın Yönetmenliğini Ali Osman Zor Bey’in yaptığı dönemin İbda-C Taraf Dergisi Başyazarı Serdar Yavuz’un da görüşlerine başvurulur. Taraf başyazarının yurtdışından kendilerine gönderdiği “tavsiye” mektubuna Akademya Dergisinin Ocak 1996 tarihli 1. sayısında rastladık. Bugün ADIMLAR Platformunun bağlı olduğu geleneğin hangi prensipler etrafında ve hangi gayeye kilitlenip bugünlere kadar sapasağlam geldiğinin en güzel örneklerinden birisi olarak bu mektubu keyifle yayınlıyoruz. Okuyanlar 20 küsur sene önce yazıldığını bir an bile akıllarından çıkarmasın ve bazı “isimler” değişse de, meselenin özünün daha bugün yazılmış gibi tazeliğini koruduğunu değerlendirsin. Mesela “Özalcı sürtükleşme” kavramıyla kastedilen anlayışlar bugün kimin adı etrafında sergilenmeye devam ediyor? Köktenbatıcı Kürt Milliyetçiliği ile kastedilen hareket, “Marksist çevreler” etrafında yürüttüğü propagandanın ne kadarında başarılı oldu? Bu ve benzeri onlarca soruyu kendimize sorduğumuz zaman, dün’ü bugünümüze şahit kılıcı bir noktada durmanın mutluluğu ile bu yazıyı herkese tavsiye edebiliriz. ADIMLAR